İŞTE GERÇEKLER !

HK' Üyesi Bir DOKTOR Tam 14.6 Kilo ZAYIFLADI!



47 yaş Boy 1.55 hedefi 55 kg. olmaktı. HK' Önce kendine yakışan kiloyu hayal etmeyi ve başarmayı öğretti. Şimdi 48.9 TAM OLMASI GEREKEN GİBİ..

 

"Kilobekçiliği bir öğretidir, bir hayat tarzıdır, bir paylaşımdır, hayallere ulaşmaktır, ekip olmaktır, yıkılmadım, ayaktayım diyebilmektir, omuz vermek, destek olmaktır. Kilobekçiliği; yaşamı sevmek, mutlu olmaktır. Kısacası bunu yaşayan için kilobekçiliği ''ÇOK ŞEY"dir.

"

Sıra

Tarih

Süre

Kilo

Bel

Basen

Göğüs

-

..../.....2015

(Başlangıç)

63.5 kg

95 cm

99 cm

101 cm

1

.../......2015

1 . gün

63.4 kg

94 cm

99 cm

98 cm

             
             
 

01.11.2015

.... gün

49.1 kg

77 cm

84 cm

83.5 cm

 

06.11.2015

.... gün

-

-

-

-

 

11.11.2015

.... gün

48.9 kg

76 cm

83.5 cm

83.5 cm

66

16.11.2015

Son 1 gün

-

-

-

-

 

 

 

 

 

İlk-Son Kilo ve cm Farkları

14,6 kg

19 cm

15,5 cm

17,5 cm

Toplam Başarı Oranı (V.A. %' si)

22.99

20.00

15.66

17.33

GENEL DEĞERLENDİRME

Günlük Kilo Kaybı

 

 

 

Aylık Ortalama Kilo Kaybı

 

Aylık V.A. %' si

 

Hedef Kilo

55 kg

Hedef Kilonuza Ulaşmanız İçin 6,1 kg Almalısınız.

 

*Hedef Kilo : Üyenin ilk gün dosyasında yazdığı kilodur.

** Kaç gün olduğu yazılmamıştır. İnsanlar kaç gün olduğundan ziyade BÜYÜK ZİHİNSEL VE RUHSAL değişimi görmek yerine, günlere takılıp hayallerine ihanet edebiliyor. Burada önemli olan "HK' sizi her şartta hayalinize kavuşturur" düşüncesidir. Bunu bilmeniz ve görmeniz için süre belirtilmemiştir. Belki 1 ay, belki 3 ay, belki 9 ay, ne fark eder ? kesin başaracağını bilmek ve sonuçtan şüphe duymamak daha esas değil mi? Not: ilk 2 ayda hedefine çoktan kavuşmuş ve 3 ay da mevcut kiloda olmasına rağmen, ideal kiloda iken bile süreci devam etmektedir. ''HK'' sadece zayıflamak için değil, tüm geleceğinizi kalıcı değiştirmek için vardır. Dolayısı ile günlere takılmayınız.
 


Ruhen ve Bedenen Zayıflama! GELİŞEREK DEĞİŞİM!

Sizler ve kilobekçimin yardımlarıyla ruhen ve bedenen olumlu değişiklikleri beraberinde getiren bir süreç yaşadığım için OMDER Ailesine ve GELİŞEREK DEĞİŞİM uzmanım Kilobekçime çok teşekkür ederim. HK Performans'a katılma kararım sanırım şimdiye kadar vermiş olduğum en doğru kararlardan biriydi. Bu süreç yıllardır bir türlü inmeyi başaramadığım kiloya inmemi sağlamış olmakla kalmayıp, ruhen de kendimi iyi hissetmemi sağladı. Bu konu ile ilgili detayları aşağıda zaten anlattığımdan burada çok detaya girmeyeceğim. Ancak şunu söyleyebilirim ki kilobekçim ile geçirdiğim toplam 5 ay her yönden daha olumlu, daha pozitif, daha mutlu ve huzurlu hayatı hissetmeme ve manevi olarak rahatlamama yardımcı oldu. İdeal kilomun da altına inmiş olmakla birlikte, bu sürecin getirdiği ruhen ve zihnen yenilenme olayını tamamlama ve Kilobekçimin verdiği manevi desteği devam ettirebilme adına sürecimi uzatmaya karar verdiğimi belirtmek istiyorum. Bu süreçte mutluyum ve şimdilik bunun bu şekilde devam etmesini istiyorum. Son olarak yukarıda ifade etmiş olmakla birlikte bundan sonraki dönemde de kilobekçim ile devam etmek istediğimi özellikle belirtmek isterim. Zira kendisiyle son zamanlarda özellikle çok iyi bir diyalog geliştirmiş ve uyum sağlamayı başarabilmiş olduğumuz için kendisinin olumlu manevi desteğinin devamını dilemekteyim.

 

Kilobekçiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kilobekçim için ne desem, söze nasıl başlasam bilemedim ki şimdi...

Hiç tanımadığı ve görmediği birine insan nasıl bu kadar güvenebilir, inanabilir, alışabilir bilemiyorum. Kilobekçim; sırtımı yaslayabileceğim koca bir ÇINAR, sığınabileceğim kuytu bir liman,düşerken sarılabileceğim DOST bir el, içimi dökebileceğim çağlayan bir nehir, kanatlarıyla beni hayallerime taşıyan bir savaşçı...

Onu anlamak ve hissetmek zor. Ben de çözemedim başlangıçta. Çok savaştım, çok direndim onu anlamamak, kendimi değiştirmemek adına... Kavgalar ettim, küstüm, isyan ettim, gün oldu çektim gittim, gün oldu ona kafa tuttum. Bazen sinir oldum her şeyine ,beni anlamadığını, beni yeterli çözemediğini düşündüm. Çekip gidesim çok geldi,onunla yürümez dedim.

Ama nedense hep geri döndüm, her dönüşler onu biraz daha anlamamı sağladı.

O hep oradaydı, hep aynı noktadaydı, bir adım geri adım atmadı. Kendinden emin, kişiliğinden ödün vermeden gün be gün beni sardı, sarmaladı. Hayallarimize giden yolu bulmamı sağladı. Kendi tabiri ile "benden ya kaçıyorlar ya da çok seviyorlar, ikisinin ortasını bulamıyorum" tespiti onu anlamak,onu benimsemek adına ne doğru bir tespit. Benim için de başlangıçta kaçıp gitmek tek yol gibi göründüyse de bir türlü çekip gidemedim, ondan vazgeçemedim. Fark etmeden ben de onu sevenler kervanına katılmışı , nedenini sonra idrak edebildim.

Başta dediğim gibi zor onu anlamak. En azından benim için öyle oldu denebilir ama onu anlayabildiğinde uçsuz bucaksız denizlere yelken açmış gibi içinde keşfedilmeyi bekleyen bir sürü cevher, bilgi, sevgi, inanç, hoşgörü olduğunu görüyorsun. Sert ve soğuk gbi görünen mizacının altında sımsıcak sevgi dolu yüreği hissedebiliyorsun. Daha önce hiç böyle bir yoldaşlık yaşamamış biri olarak onu anlamam,onu kabullenmem ve ona güvenmem oldukça vakit aldı. Ben şimdi o günleri
kendim için ziyan olmuş günler olarak görüyorum. Benim gibi insanlara zor güvenen, şüpheci,kendinden başkasının fikirlerine çok itibar etmeyen birini nasıl bu aşamaya getirdi hala çözemiyorum. Sanki sihirli bir değnek değmişcesine hayatımı neredeyse tümden değiştirdi. Kimi zaman sırdaşım, kimi zaman psikoloğum, kimi zaman spor hocam ,kimi zaman dert ortağım,yol gösterenim oldu.İşini en iyi şekilde yapma isteğinin verdiği disiplin ile bıkmadan usanmadan benimle uğraştı, başarıya ulaşmamı sağladı.

Kendimi çok şey bilir sanırdım,onun yanında hiçbir şey bilmediğimi anladım. O kadar donanımlı,o kadar verecek cevabı vardı ki her konuda ,bazen kendimi onun yanında küçük bir çocuk gibi hissettiğim çok oldu. O denli hayatıma girmeyi başardı ki ,olmayan kardeşim dedim bazan ona,o denli yakın hissettim.

Beraberliğimizin son demlerine geldiğimiz şu günlerde hayatımda kilobekçimle farkettiğim öyle güzellikler varmış ki ,onları algılamayı başarabildim. Şimdi artık daha dingin,daha huzurlu,daha mutlu ve tabii ki daha hafifim ve tüm bunları ben kilobekçim sayesinde başarabildim. Belki verdiğim 15 kilo kaybı başkaları ile kıyaslandığında çok değil ama benim omuzlarımdan, ruhumdan tonlarca ağırlık gitti. Şimdi çevremle daha barışık bir insanım, daha sabırla hastalarıma yaklaşabiliyorum. eksiklikler varsa "Aman o da olmayıversin, ne olacak." diyebiliyorum. Gelecek beni artık çok korkutmuyor, yaşamayı daha çok seviyorum. Velhasıl; tüm bu güzellikleri fark etmemi sağlayan, daha iyi bir insan olma yolunda yanımda bana rehberlik eden KİLOBEKÇİMİ BEN ÇOK SEVİYORUM. Böylesine zor bir süreçte; yoktan var etmek ya da enkazı kaldırmak oldukça zor bir iş olmasına rağmen, sabırla bana inandı, beni destekledi ve başarabileceğim duygusunu bana hep hissettirdi. Böylesine profesyonel, işine çok bağlı, "anlatılmaz yaşanır" diye nitelendirilebilecek kapasitede biriyle tanışmama, KB'cim olarak çalışmama vesile olduğu için, yaptıkları seçimden dolayı da HK PERFORMANS'A ayrıca teşekkür ederim.






Programa başlamadan önceki düşünceleriniz nasıldı? 

Ben kilobekçiliği kavramını ilk olarak yaklaşık 1.5 yıl önce bir hekim arkadaşımdan duydum. Oldukça kilolu bir bayandı, uzun bir süredir onu görmemiştim ve karşımda incecik, ışıl ışıl hali ile mutluluktan uçuyor gibiydi. Bunu nasıl yapabildiğini sorduğumda bana kilobekçiliğinden bahsetti. Eve döndüğümde internetten biraz araştırdım ama o vakit çok ilgimi çekmedi, "para kazanmak için yapılan öylesine rejim programlarından biridir herhalde" diyerek geçiştirdim. Ondan bir yıl sonra birkaç tanıdığımdan da duyunca "ya neymiş bu kilobekçiliği" diyerek biraz daha ciddiye aldım, katılanlarla görüştüm. Konuştuğum kişiler bunun sadece kilo verme programı olmakla kalmayıp, insanın iç dünyasında da derin değişiklikler yaratmasına yardımcı olan "üst düzey bir yaşam koçluğu, bir hayat öğretisi" olduğundan söz ettiler. Esasen tam aklıma yatmamakla birlikte, bunu nasıl başardıklarını da merak etmedim değil. O vakitler ben işin sadece kilo verme kısmıyla ilgileniyordum ve son yıllarda tüm dikkatlerime rağmen gittikçe kilo almaya başlamış, kendimce yaptığım diyet ve aktivasyonlarla kiloda veremez olmuştum. Çok inanmamakla beraber, sadece kilo verme ümidi ile programa başlamaya karar verdim.

Kilobekçiliği kavramı size göre nedir, nasıl yorumluyorsunuz?


Bundan bir yıl önce; biri bana hiç tanımadığım, konuşmadığım ve hatta yüzünü bile görmeden, sesini duymadığım biriyle her gün online görüşüp, ona en özel sorunlarımı anlatacağımı, onun benim için uygun her istediğini teslimiyet içinde uygulamaya çalışacağımı ve kilo vereceğimi ve hatta bunu yaparken ruhen de kendimi iyi hissedeceğimi söyleseydi, güler geçerdim sanırım. Evet, ilk etapta kulağa biraz garip geliyor tüm bunlar ama böyle yapardım...

Onun için Kilobekçiliği ,'' ANLATILMAZ YAŞANIR'' diyebilirim ancak...

Kilobekçiliği bir öğretidir, bir hayat tarzıdır, bir paylaşımdır, hayallere ulaşmaktır, ekip olmaktır, yıkılmadım ayaktayım diyebilmektir, omuz vermek, destek olmaktır. Kilobekçiliği yaşamı sevmek, mutlu olmaktır, kısacası bunu yaşayan için kilobekçiliği ''ÇOK ŞEY"dir.

Nasıl beceriyorlar bilmiyorum ama seni senden iyi tanıyıp, tüm kaçış yollarını önceden tahmin edip, sana çok seçenek bırakmadan doğru yolu görmeni bir şekilde sağlamayı başarıyorlar. Ben sanırım kilobekçim için zor bir öğrenciydim. ama o sabırla bir hamuru yoğurur gibi beni yumuşatmayı bildi ve hayatıma farklı bir bakış açısı katmayı bir şekilde başardı. Var daha aşacak yollar, dağlar önümde, bununda farkındayım ama bu aşamaya gelebilmek bile bana çok şey kattı diye düşünüyorum.
Yirmili yaşlardan beri hiç görmediğim kilolara inmenin verdiği hazzın. yanı sıra kendime özgüvenim arttı, beslenme alışkanlıklarım değişti, hayat sevincim arttı ve olaylara yaklaşımım pozitif yönde gelişti. ( tam 28 yıl geriye sarmak)

Başlangıçta hiç tanımadığım biriyle her gün "ne konuşacağım ki" derken, gün oldu saatler, günler yetmedi yapılan sohbetlere. Bu sürece başlamadan zor günler yaşamaktaydım, kilo alma eğilimim artmış, içine kapanık, mutsuz, huzursuz, depresif bir ruh hali içindeydim. "Denemekle ne kaybederim, herhalde bundan daha kötüsü olamaz" diyerek başladığım bu süreç kısa sürede bende çok olumlu değişiklikler yapmaya başladı. 

Kilobekçiliği sürecine başladıktan sonra olayın sadece kilo verme olmadığını, aslolan şeyin düşünce tarzımızı değiştirmekle alakalı bir şey olduğunu daha iyi anladım. ama bunu anlamak ya da kabul etmek diyelim haftalar, aylar aldı. Hekim olmanın verdiği çok bilmişlik, bana söylenen her şeye karşı çıkma dürtüsü ile kilobekçimle zaman zaman uyuşamadık. Doğru bildiğim çoğu şeyin yanlış olduğunun söylenmesini kabullenemedim, arkama bakmadan kaçıp gitme isteği çok oldu.

Tüm bunlara karşın kilobekçim hep oradaydı; koca bir çınar gibi kendinden emin, hiç taviz vermez edasıyla "nasılsa dönüp dolaşacağı yer yine burasıdır" deyip, sabırla doğruyu görmemi sağladı, bunun için elinden geleni yaptığına inanıyorum. 5 ayın sonunda diyebilirim ki; kilobekçiliği benim hayatımın dönüm noktalarından biridir. Hayata daha sıkı sarılmama, yaşamı daha çok sevip zevk almama, ANI yaşamaya, her şeyi dert etmemeye, olaylara pozitif yaklaşıp, iyi yönlerini görmeye çalışmama vesile olmuştur. Tüm bu güzellikleri yaşarken de ayrıca üstümdeki yıllardır taşıyıp kurtulamadığım 1415 kilodan ve ruhumdaki tonlarca ağırlıktan kurtulmama yardımcı olmuştur. Bu yolda bana yoldaşlık, rehberlik eden kilobekçime sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim. Bu süreç doğru beslenme alışkanlıkları edinmeme vesile olmakla kalmayıp, keyifle yapılan sporun yaşantıma iyice yerleşmesine de yardımcı olmuştur. Eskiden de spor yapıyor olsam da, bu daha çok mecburiyet hissederek yaptığım bir şeydi. Şimdi ise spordan zevk alıyor, hatta sürekli yapma isteği duyuyorum. Her boş vaktimi hareketli sosyal aktiviteler ve sportif bir eylemle geçirmek istiyor, sıkıntılı anlarımda yeme isteği yerine, uzun yürüyüşler yapma ihtiyacı daha ağır basıyor. Bu bile benim için büyük bir kazanç diyebilirim. Bu sürecin bana ve aileme kattığı en büyük yararlardan biri de, doğru ve doğal beslenme alışkanlıkları edinebilmemize sebep olmasıdır. Bu da hayatımıza giren artılardan biri olmuştur.


Bu sürecin bize verdiği en büyük katkılardan biri de, bana yoldaşlık amaçlı benimle yürümeye, koşmaya başlayan eşimin de 14 kilo vermesine yardımcı olmasıdır. Yoğun iş hayatımızın getirdiği stresden, artık kurtulmak için ilk başvurduğumuz yol yürümek, koşmak oluyor. Beraber bunu paylaşabilmek bile ilişkimize olumlu bir hava getirdi.

Esasen başlangıçta kilo vermek amaçlı katıldığım bu program; o dönem ancak hayal edebildiğim hedef kilomun bile 5 kilo altına inmemi sağlamakla kalmamış, benim sanki yeniden doğmama yardımcı olmuştur. Bu dönemde hissettiğim maneviyat, mutluluk hali o denli yoğun oldu ki, burada kilo verme amaçlı bulunduğumu bile çok kez arka plana itip, unutarak; "ruhen yenilendiğim bir arınma programı" gibi hissetmemi sağladı. Özellikle son bir aydır; neredeyse hiç kilo verdim, kilo aldım gibi detaylara bile bakmaksızın, kendimi daha dingin, huzurlu, mutlu ve sevgi dolu hissetmem, ruhumdaki farkındalıklar sayesinde olabilmiştir. Tüm bunları hissetmeme yardımcı oldukları için başta kilobekçim olmak üzere tüm HK Performans ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim.


M.Ö.

 

 

 
Açıklama:

HK Performans GELİŞEREK ZAYIFLAMA üyemiz sayın M.Ö.'ye, samimi düşüncelerini paylaştığı yürekten teşekkürler ediyoruz. Ayrıca Kilobekcisinin özverili ve kendine yakışan şekilde üyeyi her şartta değiştirme çabasını takdir ile karşılıyor ve Kilobekcisinede çok teşekkür ediyoruz.

Bu üyemize referans olan başka bir DR. Üyemiz Sayın S. Cengiz ve çok geçmişte HK'üyesi olan değerli hocamız Öğretim görevlisi sayın P. Tunç'a da, yol gösterdikleri için ayrıca teşekkür ediyoruz.



ÜYE SİSTEM ANKETLERİ ;

1. Kilobekçiliği programından memnuniyet dereceniz nedir? Yüzdelik bir rakam verseniz % kaç vermek isterdiniz? Neden?

Kilobekçiliği programından çok memnunum . % 200 memnunum diyebilirim.
Benim hayatımı tümden değiştirdiği için, uzun yıllardır taşıdığım kilolardan kurtulmamı sağladığı  için, doğru bildiğim yanlışlarımı gösterdiği için, yaşama ve olaylara yeni bir bakış açısı kazanmama yardım ettiği için ,daha mutlu ve huzurlu olmamı sağladığı için...

2. Kilobekçinizden memnun musunuz? Yeterli desteği alabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Kilobekçimden memnunum tabi ki. Hem de ÇOK... Yani ben bile memnunum diyebiliyorsam demek ki kilobekçim bu işte o denli başarılı... Tabi bunu neden böyle söylediğimi anlamanız biraz zor çünkü yaşadığımız süreci ancak ben ve kilobekçim biliyoruz ama şunu söyleyebilirim ki benim ne kadar defans gösterip her şeye karşı çıkıp, isyan ettiğim zamanlar olduysa da kilobekçim hep oradaydı, her zamanki kendinden emin, taviz vermez tavrı ve engin bilgisiyle benim bu aşamaya gelebilmemde çok çaba sarfetti. Kendisine çok müteşekkirim. Zor bir öğrenciydim ve onu da çok yorduğumu düşünüyorum ama sabırla bana katlandı, bana inandı, beni destekledi, başarabileceğimiz düşüncesini, inancını hiç kaybetmedi. Gün geldi tartıştık, gün oldu ona küstüm, kızdım hoşuma gitmeyen yanlarımı gösterdiği için... Zayıflıklarım çoktu, düzeltmem gereken alışkanlıklarım vardı. Bunları bırakmak, değiştirmek istemedim, bir süre kabullenemedim.  Beni hiç anlamıyor, beni hiç dinlemiyor, tanımıyor bile deyip kendimi kandırırken, o tüm bunların benim kafamda yarattığım düşünceler olduğunu gösterdi, zor anlarımda dost elini uzattı tekrar tekrar... Çok şey var denebilecek onunla ilgili... Alabileceğim desteğin maksimumunu aldığımı söyleyebilirim hatta bu konuda abartılı bir destek aldığımı bile söyleyebilirim.

3. Kilobekçinizi hangi özellikleri ile tanımlarsınız?

Kilobekçim için can yoldaşım, sırdaşım, yol arkadaşım diyebilirim. Ben ona böyle diyorum. İşine çok hakim, sabırlı, beni benden iyi anlayabilen, insan psikolojisinden çok iyi anlayan, kendi değerlerinden taviz vermeden doğru yolu bulmada yardımcı, seviyeli ama espiritüel, düşünceli, bazen huysuz ama çok sevimli, bağımlılık yaratan bir insan. İlk başlarda onu anlamakta zorluk çeksemde şimdi ise mutlak bir dost, öğretmen, yol gösterici, psikolog, antrenör, dert ortağım, sırdaşım diyebilirim. Kısacası benim için artık ÇOK ŞEY... 

4. Takip kontrol sistemi yeterli mi? Daha iyi olması için ne tavsiye edersiniz?

Takip- kontrol sistemi oldukça yeterli. Gerekli her durumu detaylandıracak seçenek mevcut,
buna ekleyebileceğim başka bir yenilik yok.

5. Web sayfamızın tasarımı, uygulamaları ve genel işleyişi nasıl buldunuz? Siteyi geliştirme anlamında daha farklı bir öneriniz var mı?

Web sayfasının tasarımı bence iyi.  Başlangıçta eski yazdıklarımızı göremiyordum ama sonradan geliştirildi ve son 50 sayfayı tekrar okuyabilme imkanı oldu. Buna sevindim diyebilirim ama bir katkı olarak şunu eklemek istiyorum. Bence sistemde baştan beri olan tüm yazışmaları son ana dek okuyabilmek daha verimli olurdu.

6. Kilobekçiliği programı ile diğer yöntemleri kıyaslayabilir misiniz?

Kilobekçiliği dışında başka bir program ile daha önce hiç çalışmadım. Kıyas yapmam ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum ama gördüğüm kadarıyla haftada bir yüzyüze ya da online olarak yapılan başka programlar da mevcut bulunuyor ama bu sistemin diğerlerine göre üye açısından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum çünkü günün her saati kilobekçin ile görüşebilmek, programa uyum ve motivasyon açısından oldukça etkili oluyor diye düşünüyorum.  Bazı anlar gerçekten direncin kırılabiliyor ve o bir tık uzakta... Hemen seni toparlayıp kötü düşünceleri zihninden uzaklaştırıyor ama diğer programda ise 1 haftanın dolmasını beklerken belki de danışan her şeyi bırakıp eski hayatına bile dönmüş olabilir. Zaman zaman böyle düşünceler akla gelmiyor değil ama kilobekçiliği buna asla izin vermiyor. Ben bu yönden bu sistemi başarılı buluyorum.

7. Kilobekçiliği sistemine katılmaya nasıl karar verdiniz? Neden Kilobekçiliği programını seçtiniz?

Kilobekçiliğini birkaç tanıdığımdan duydum. İlk öğrenişim 1 yıl öncesine rastlar. Bir doktor arkadaşımdaki inanılmaz zayıflamayı görünce çok şaşırdım ve bunu nasıl başardığını sordum. O da bana kilobekçiliğinden bahsetti. Web sitenize girdim, biraz inceledim, o sıra çok ilgimi çekmedi ama arkadaşımdaki müthiş pozitiflik hissi ve mutluluk hali de beni bayağı ilgilendirdi. Bundan 6 ay önce takip ettiğim bir hafta geldi ve onu da çok zayıflamış görünce merak ettim, sordum çünkü son zamanlarda kilo almıştım ve ne yaptıysam da veremiyordum. O da bana kilobekçiliğine katıldığını ve bunun sayesinde kilo verdiğinden bahsetti. Hatta eşinin ve doktor olan kız kardeşinin de bu sisteme katıldıklarını söyledi. Benim de tanıdığım biri olan doktor kardeşini aradım, onunla da konuştum ve o akşam 1 yıl önce bana bu sistemden bahseden diğer arkadaşımı da aradım. Telefonu kapadığımda sisteme girmeye karar vermiştim ve ertesi gün arayıp kayıt ile ilgili işlemleri başlatmış oldum. Karar vermemdeki en büyük etken hepsinin, bunun bir rejim programı olmadığını, daha çok hayata bakış açısını değiştiren, insanı daha pozitif yaparken bir yandan da daha bilinçli tüketime yönlendiren bir program olduğunu vurgulamaları oldu  çünkü yıllardır rejim yapmaktan bıkmış usanmıştım, artık daha özgür olmak, kendimi kısıtlamak istemiyordum.  O sırada kendimi kapana kısılmış hissediyor ve bir çıkış yolu arıyordum. Bu program da bana o anlık doğru bir seçenek gibi geldi ve katıldım.

8. Programa başlamadan önceki kilonuz ve ölçüleriniz ile bugün geldiğiniz noktadaki kilo ve ölçüleriniz arasındaki fark ne kadardır? Bu değişimi ne kadar zamanda yaşadınız?n

Başlangıçta 64 kilo idim. Şimdi 48.9 kilo civarındayım. Yaklaşık 15 kilo kaybım oldu. Bel ölçümüm 95 cm ile başladım. Son ölçümüm 76 cm. Yani belden 19 cm inceldim.  Basen. 99 cm ile başladım, şimdi 83.5 cm. Yani 15.5 cm incelme oldu.  Göğüs 101 cm ile başladım şimdi 83.5 cm. 17.5 cm azaldı. 14.6 kilo kaybına yaklaşık 3 ayda ulaştım. Son 1 aydır da 49 kilo  civarında kilom sabitlendi . Esasında ideal kilom olarak 55 hedeflemiştim, bu kiloya indikten sonra daha fazlası imkansız gibi düşünmüştüm ancak kilo vermem devam etti. Kilobekçim 55' e düştüğümde benim ideal kilomun 49-50 gibi olduğunu söylediği zaman mümkün değil,  o kiloya inmem demiştim ama birkaç haftada bu kiloları görünce inanamadım.

9. Kilobekçiliği programını yakınlarınıza ve çevrenize önerir misiniz?

Elbette, ediyorum da zaten.  Herkes bendeki değişikliği gördüğünde soranlara sistemi anlatıyorum. Hatta çok yakın bir arkadaşım beni gördü inanamadı, bir kahve içelim konuşalım dedi. Aynı gün buluşup konuştuk ve ertesi gün sisteme katılmak için HK Performans'ı aradı. Halen 3 aydır o da HK Performans üyesi.  Bunun dışında tavsiye ettiğim başkaları da oldu ama katılıp katılmadıklarını bilmiyorum.

10. Kilobekçiliği sistemimizden ileride yeniden yararlanmak isterseniz veya silkelenme kürüne geldiğinizde aynı Kilo bekçiniz ile mi devam etmek istersiniz?

KESİNLİKLE... Kendisinin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Bu süreçte güven çok önemli ve ben ona çok güveniyorum. Yeni birine adapte olmak ve alışmak benim için biraz zaman alıyor ve bunları tekrardan yaşamak istemiyorum.

11. Üstün Performans Uzmanı ve Kilobekçiliği sistemi kurucusu Halil KARGULU hakkında düşünceleriniz nelerdir? Çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle böyle bir sistem kurduğu ve kilo veremeyen insanlara yol göstericilik yapma gayretinden dolayı kendisine çok teşekkür etmek isterim. Hiç tanışamamış olsak da çalışmalarını inceliyorum, takdir ediyorum. Büyük bir özveri göstererek bu konuda daha neler yapabileceğinin arayışı içinde olup, her gün daha çok kitlelere ulaşıp yardımcı olma isteği ile böyle bir sistem kurması çok anlamlı. Onun sayesinde hem kilo verip hem de yeniden doğuş diye adlandırılan süreci yaşama ayrıcalığına kavuştum. Bu konuda bir katkı olarak eklemek istediğim bir husus var. Ben hiç Halil bey'le tanışma şansına sahip olamadım. Kamplara katılma imkanım da olmadı. Bilmiyorum belki de vardı da ben bu detayı fark etmedim.  Böyle bir ihtimal olabildiği seçeneği sunulmadı ya da, bilemiyorum. Nacizane önerim, bu süreci yaşayan tüm üyelerin kendisiyle en azından bir kere görüşme şansı olabilmesi..Bu telefonla da olabilir, online da olabilir ya da direk görüşme olabilir. Hangisi uygun olursa... Onu daha yakından tanımak isterdim ve tüm bunlar için teşekkürlerimi kendisine sunmak bana mutluluk verirdi.

* Not:  Halil Kargulu ile görüşmek her zaman mümkündür. KB'si çok başarılı ve deneyimli olduğu için ihtiyaç hissedilmemiş olabilir. Bu mektup sonrası kendisi teşekkür için aranmıştır.


12.Verilen kiloların kalıcılığı, takip kontrolün sağlanması ve sonuçların daha da pekişmesi için her 6 ayda bir destek olarak silkelenme kürü (1 ay) almak ister misiniz? Böyle bir desteğe en azından birkaç kür olacak şekilde ihtiyaç var mı?


Evet alabilirim diye düşünüyorum şu an ama zaman ne getirir onu da bilemiyorum. İhtiyaç duyar mıyım ya da duymaz mıyım, yaşayarak anlayacağız ama prensipte olabileceği inancına sahibim. Böyle bir desteğin, verilen kiloların geri alınmaması açısından yararlı olabileceği kanaatindeyim. Bence böyle birkaç kür destek yararlı olabilir.


13. Kilobekçiliğinin online olması sizce faydalı mı? Haftada yarım saat konuşmak mı yoksa günde ihtiyaç halinde saatlerce iletişim kurmak mı avantajlı? Bu bağlamda online sistemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Kilobekçiliği sisteminin online olması bence faydalı. Haftada yarım saat konuşarak yapılan takipler bu denli verimli ve üye açısından yararlı çok olmaz çünkü kilo verme süreci yaşayan kişilerin psikolojisi anlık değişebiliyor ve haftalık görüşmeler, sorunları anında çözme adına başarılı olamayabilir. Burada kilobekçin bir tık uzağında ve kafana takılan bir konuyu hemen görüşüp çözüme ulaştırabiliyorsun. Ya da motivasyon düşüklüğü yaşadığın anda hemen bunu onunla paylaşıp yeniden güç alabiliyorsun. Ben bunun yararını çok gördüm ama bir katkı olması adına belli aralıklarla telefon ile görüşmelerin de eklenmesinin faydalı olabileceğini düşünüyorum. Bu biraz şu an kilobekçisinin insiyatifi ile olagelen bir şey zannımca.  Benim kilobekçim bunun herkesin kendi yöntemi olduğunundan bahsetmişti. O, bu seçeneği çok değerlendirmemeyi tercih ediyor ama bazen böyle bir desteğin de bizler açısından anlamlı ve yararlı olabileceği kanaatindeyim.

Not: Üyemiz MİKROVIP üyesidir. Telefon desteği vardır ama KB takdiri ile farklı bir yol izlenmiştir. Bu üyelikte hem yıllardır tecrübeli Kilobekcileri hem de telefon desteği gibi ayrıcalıklar zaten mevcuttur.


14. Kilobekçiliği ücretlerini; hizmet yoğunluğu, kalitesi ve anlayışını göz önünde bulundurarak pahalı mı, yoksa hayatı yeniden yaşamak yada yeniden doğuş için bir şans olarak değerlendirip verilen hizmet bedeli için çok uygun diyebilir miyiz? Sizce maddi karşılığını ve üyelik ücretlerini neye göre kıyas yapmalıyız?

Kilobekçiliği sisteminin ücretlerini pahalı bulmadım. Verilen hizmet sadece kilo vermeye yönelik diyet uygulaması değil ve işin bir de psikolojik destek bölümü  var ki ayrıca psikolog ile görüşme ücretlerini de düşünürsek ucuz bile denebilir. Bunun ötesinde haftanın 4 günü günün sekiz saati başvurabilme şansının olması büyük bir avantajı ve bunlar göz önünde bulundurulduğunda uygun bile denebilir. Bu sistem sayesinde hayatımıza katılan güzelliklerin maddi bir karşılığı olamaz. Kim mutluluğu satın alabilir ki?

Bu bağlamda üyelik ücretlerini değerlendirirken diyetisyen ücreti + psikolojik destek ücreti + spor antrenörlüğü ücreti gibi destekleri göz önünde bulundurup bununla kıyas yapıldığında az bile bulunacağını düşünüyorum.


PROGRAM ÖNCESİ VE SONRASI ALGI DEĞİŞİMİ


1. Lütfen yemek çeşitliliğindeki değişimi program öncesi ve bugün geldiğimiz noktada karşılaştırarak değerlendiriniz.

Program öncesinde besinleri daha çok kalori içeriğine göre tüketme eğilimim vardı. Kalorisi yüksek gıdalardan uzak durmaya çalışırdım. Sebze ağırlıklı beslenmekle birlikte süt ürünleri, özellikle light ürünler çok yer alırdı ve bunların hepsi de pastörize doğal olmayan ürünlerdi .Her gün en az bir öğünümde et yer alırdı. Bunun dışında diyet krakerler vazgeçilmezlerim arasındaydı. Sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri olmazsa olmaz diyeceğim vazgeçilmezlerimdi. Program sonrası bu düşüncelerim oldukça değişti artık kaloriden ziyade ürünün doğal olup olmadığına daha çok önem veriyorum. Kalori hesabı  yapmaz oldum. Sebze artık her vakit hayatımda ve bunları daha çok çiğ ya da buharda pişmiş olarak tüketiyorum. Light ürünlerden tamamen vazgeçtim. Ekmek neredeyse hayatımdan çıktı, oldukça azaldı. Paketlenmiş ürünler almıyorum. Fast food hiç yemek istemiyorum. Bu süreçte ben sağlıklı beslenme denen kavramla tanıştım. Eskiden de öyle beslendiğimi düşünürdüm ama doğru bildiğim yanlışlarım meğer ne çokmuş...

2. Lütfen tüketimde değişen miktar algınızı program öncesi ve sonrası şeklinde değerlendiriniz.

Önceleri yediğim gıdalarda kalorisinin düşük olmasına özen gösterir,  miktarına çok dikkat etmezdim yani düşük kalorili bir ürünü tıka basa yiyebilirim inancım vardı. Bu süreçle birlikte miktarın da önemli olduğunu anlamış oldum. Yani yediklerimiz doğal olmakla birlikte miktarının da belli bir algıda olması gerekiyor. Şimdi artık buna da dikkat ediyorum.

3. Sıcak ve soğuk içeceklerdeki şekere bakış açısı ve miktar algısını program öncesi ve bugün şeklinde değerlendiriniz.

Yaklaşık 30 yıldır çay gibi sıcak ürünleri zaten şekersiz tüketmekteyim ancak sütlü kahveyi çok severdim ve onda tatlandırıcı kullanmayı tercih ederdim. Soğuk içeceklerde de light olanları tüketirdim. Çok sık olmamakla beraber kola ya da meşrubat tercih edeceksem bunların light olanlarını alırdım. Meyveli soda en çok tükettiğim meşrubattı diyebilirim. Süreç sonrası ise kola, meşrubat, meyveli soda gibi soğuk, KATKILI yapay tatları olan içecekleri hayatımdan çıkardım. Artık light içecek de tercih etmiyorum. Favori içeceğim sütlü kahveyi bile çok nadir ve az sütlü, tatlandırıcısız olarak tüketiyorum. Daha çok su, bitki çayı, doğal maden suyu, ayran, kefir tüketmeye başladım. Sıcak yaz günlerinde ise buz gibi Turbomend süper gidiyor.

4. Normal zamanlarda tatlı yeme isteğinizi program öncesi ve şimdi şeklinde değerlendiriniz.

Tatlıyı yıllardır çok zorda kalmadıkça tüketmezdim ama bazen canım çok isterdi ve o zamanlar tercih ederdim. Bu süreç sonrası artık canım çok tatlı istemiyor. Günlerce aklıma bile gelmiyor diyebilirim. Bu yöndeki tercihlerim de değişti, tatlısız da hayat devam edebiliyor.

5. Stresli, sıkıntılı, negatif duygu ve düşünceli olduğunuz zamanlardaki tatlı yeme isteğinizi program öncesi ve şimdi olacak şekilde yazınız.

Stresli zamanlarda tatlı yeme ya da yemeye karşı bir eğilim bende de vardı. Epey mücadele etmekle birlikte gidip tatlı alıp yediğim çok olmuştur. Böyle durumlarda nedense ilk akla gelen tatlı oluyordu artık aklıma ilk önce tatlı gelmiyor, daha doğrusu hiç gelmiyor. Bunun yerine dışarı çıkıp yürüyorum ya da koşuyorum. Bu şekilde rahatlıyorum ve yürüyüş öncesi var olan stres ya da negatif düşüncenin yok olduğunu fark etmek beni mutlu ediyor.

6. Açlık kavramı, duygusal ve ruhsal açlığın tanımı ve bu anlamda yaşadığınız duygular ve tercihleri program öncesi ile kıyaslayınız?

Program öncesi az az, sık sık tüketime göre yemeye çalışırdım. Genelde sabah ve akşam yemek yerdim ama son yıllarda kan şekerimin düştüğünü düşünerek kendimi kötü hissetmeler başlayınca öğlen öğünü de menüme eklemiştim. Açlık hissi geldiği vakit kendimi kötü hisseder elim ayağım titrer ve hemen bir şeyler atıştırma ihtiyacı duyardım. Programa başladıktan sonra ilk öğrendiğim şey fiziksel ve duygusal açlığı ayırt etmeye yönelik oldu. Artık canım sıkkın, üzüntülü olduğumda yaşadığım açlık hissinin duygusal açlık olduğunu biliyorum. Fiziksel açlık hissi yavaş yavaş gelir, son yemenin üstünden birkaç saat geçmiştir, mide guruldar, açlık hissi aşamalı olarak gelir,  insan bu açlığa sabır gösterebilir, yiyeceklere seçicilik yoktur, illaki tatlı pasta olsun ayrımı yapmaz, alternatiflere açıktır. Yediklerimizde seçicilik olabilir, miktar ve içerik algısına dikkat edilebilen bir açlıktır. Yemede bir ölçü vardır. Abartılmaya kaçılmaz. Yemek yendikten sonra bunun doğal bir olay olduğu düşünülerek pişmanlık hissi olmaz. Duygusal açlık ise  ;  bunların tam tersi olarak gelişir. Son yemenin üstünden çok kısa bir düre geçmiş olmasına rağmen ani, birdenbire açlık hissi gelir. Genelde belli bir besini aşırı tüketme isteği şeklinde kendini gösterir. Çoğunlukla da bunlar şekerli ürünlere yönelik isteklerdir. Aşırı bir istek hissi duyulur, aciliyet söz konusudur, sabredilemez.  Genelde ruh hali değişikliklerine bağlı gelişir. Stres, sıkıntı, üzüntü ile birden bire belli bir gıdaya karşı aşırı açlık hissi duyulur. Duygusal açlık hissedenler miktar algısına dikkat etmezler, ölçüsüz bir şekilde tıka basa yiyebilirler. Ölçü kavramı pek yoktur. Yedikten sonra pişmanlık hissi çok olur, bundan dolayı suçluluk hissi duyarlar.

7. Lütfen egzersize bakış açınız, sürekliği ve günlük hareketlilik faaliyetlerimiz de program öncesi ve sonrası şeklinde ki düşüncelerinizi yazınız.

Egzersiz önceleri de yapardım özellikle yürüyüşü çok tercih ederdim ama bunu daha çok kilo verme isteği ile ve bu psikolojide bir görev bilincinde yaptığımı düşünüyorum. Devamlılık arz etmezdi. Birkaç hafta yürür sonra sıkılırdım, bir gün yorgunum derdim, bir gün hava soğuk derdim, bazen de yalnız sıkılıyorum bahaneleriyle bırakırdım. Süreç ile birlikte gün oldu, günde 2 saat yürüdüm, yüzdüm ya da egzersiz yaptım. Yaptıkça da kendimi daha iyi hissettiğimi fark ettim. Hatta Ramazanda bacak ağrılarım oldu, kilobekçim bir süre yürüme ya da koşmamı istemedi . O dönemlerde yürümemek bana zor geldi artık spor yapmayı seviyorum bunu görev bilincinden ziyede yapmak istediğim için yapıyorum. Bu süreçte ben Yogayla tanıştım  ve sevdim. Şimdi her gün 1 saat yürümeden yapamıyorum. Son günlerde buna Yogayı da ekledim. Nerdeyse 2 saati aşkın bir süre vaktim sporla geçiyor ve bundan da mutluyum.

8. Lütfen başarıya olan inancınız, zayıflamaya bakış açınız, ben başarabilirim-zayıflayabilirim düşünceniz ve bu konuda kendinize olan güveninizi program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

5 ay önce yani sürece başlamadan önce, ne yaparsam yapayım kilo veremediğimi fark ettiğimde artık buna inancım hiç kalmamıştı çünkü kendimce diyetler yaptığım ve yeterli spor yaptığımı düşünüyor ve bunların kilo vermeye yeteceğini düşünüyordum. Bunun böyle olmadığını gördükçe umutsuzluğa kapılıyordum artık hep şişman kalamaya mahkum olduğum hissi oluşmuştu. Asla zayıf olmayacaktım... Sürece başladıktan sonra ise kilolarımın yavaş yavaş gittiğini görmek, bunu başarabileceğim duygusunu kuvvetlendirdi. Şimdi kilo vermek kolay bir şey gibi hissediyorum. Doğru bir bakış açısı, uygun bir beslenme ve egzersiz programı ile kısa zamanda halledilecek bir mesele gibi geliyor. Aslında yanlış ifade ettim. Doğru beslenme düzeni ve hareketli bir yaşam tarzı ile kilo vermeye gerek olacak kilolara ulaşma imkanının olmadığına inanıyorum. Artık kendime bu konuda daha güveniyorum.

9. Lütfen zayıflama konusunda Kilobekçiliği programı hakkındaki düşüncelerinizi ve programa olan güveninizi program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

Kilobekçiliği programını bir arkadaşımdan duydum. Onun bu program ile ciddi kilo verdiğini görünce ilgimi çekti ama üye olmaya karar vermem 1 yıl sürdü. Ne zamanki artık kilo alışıma dur diyemez oldum, ne yaparsam yapayım kilo veremez duruma geldim ve o vakit üye olmaya karar verdim. Başlangıçta önümde örnek olarak somut 3 tane ciddi boyutta kilo veren kişi olsa da biraz tereddütlerim vardı. Kilobekçiliği bir diyet programı vermiyordu, farklı bir yaklaşımı vardı. Girerken heyecanlı, ne olacağını merak eder bir havadaydım zaten zor güvenen bir kişiliğim vardı ve başlangıçta bu sisteme adaptasyonumu çok zorladı.  O güne değin doğru bildiğim her şeyin yanlış olduğu bana söylaniyordu ve bir hekim olduğum için bana verilen yeni bilgileri kabullenmekte çok zorlandım. Bu konuda kilobekçimle çok çatıştım. Başlangıçta programa güvenim yoktu, hedef kiloma bile ineceğimi çok düşünmemiştim ancak kilobekçimin yavaş yavaş söyledikleri ilgimi çekmeye başladı, kendim de bununla ilgili biraz araştırdım. Bu adam neler diyor ?diyerek bir süre kabullenmesem de zaman içinde ondan farklı düşünmediğimi fark ettim.  Beni öyle ince ince işlemişti ki  ben bile bu aşamaya nasıl geldiğimi anlayamadım. Şimdi kilobekçime güvenim tam, bu sistemin benim için doğru bir sistem olduğunu çok net biliyorum. Kilobekçiliği benim beslenme ve tüketim alışkanlıklarımı tümden değiştirdi, yıllardır veremediğim kilolardan kurtulmamı sağladı ama bunun ötesinde hayatıma çok farklı bir bakış açısı kattı. Programa başlamadan önce mutsuz, karamsar, depresif bir noktada iken şimdi hayata daha pozitifim, olaylara karşı tepkilerim daha iyi ve daha mutlu hissediyorum. Eski melankolik günlerim azaldı. Sanki üstümdeki kilolarla beraber omuzlarımda taşıdığım sorunlar da biraz azaldı.

10. Giyim tarzınız ve giysilerinize bakış açınızı, program öncesi ve sonrası giyim algınız ve düşünceleriniz nasıl?

Önceleri fazlalıklarımı göstermemesi adına bol tunik tarzı giysileri çok tercih ederdim. Üstüme tam oturan, dar giysiler almazdım. Son yıllarda özellikle pantolon bile giymez olmuştum ama şimdi kilolar gittikçe giysi tercihlerimde değişti. Artık dar pantolon ve giysiler rahatlıkla giyiyorum. Tüm tunikler atıldı artık kısa ,dar giysiler favorim. Giysi tarzım tamamen değişti.

11. Lütfen Fast Food kültürüne bakış açınızı ve yaklaşımınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yapınız.

Fast food ürünlerini geçmişte de çok tercih etmezdim  ama seyahatlerimde ulaşmanın kolay olması ve bildik bir tat olması dolayısıyla ilk tercihlerim arasında olurdu.  Artık fast food hiç yemek istemiyorum ve tercih etmiyorum. Hatta onları,  kalorisi yüksek diye değil, işlenmiş gıda olması ve çok katkılı ürün içermesi nedeniyle en büyük düşmanımmış gibi görüyorum diyebilirim.  Bundan sonra da gündelik yaşantımda asla yer almayacaklar.  Beynimi katkı maddelerinin kontrolüne bırakmayacağım. Yapay hislerle yaşamayacağım.

12. Lütfen Kilolu, Obez ve Morbid Obez kişilere karşı yaklaşımlarınızı ve bakış açılarınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

Geçmişte ciddi kilo problemim olması ve zor bir diyet süreci geçirerek kilo vermiş olmamdan dolayı çok aşırı kilo almaktan hep çok korktum ve yıllarca diyet yaptım. Şişman olmak, toplumda maalesef kötü karşılanıyor,insanların alaylarına maruz kalınıyor ve şişman insanlar toplumda dışlanıyorlar. Kendim için o aşamaya gelmemeye çok dikkat etmekle beraber çevremdeki şişman kişilere de her fırsatta kilo vermek adına çaba sarfetmelerini, bunun getireceği sağlık problemlerini anlatmaya çalışırdım. Bir hekim olduğum için bu konuda uyarıda bulunmam da çok yadırganmazdı, Morbid Obez denen guruptaki kişilere ise acırdım diyebilirim. ''Su içsem bile kilo alıyorum'' diyen hastalarıma böyle bir şey olamayacağını oturup uzun uzun anlatırdım. Şimdi ise şişmanlığın bir kader olmadığını daha iyi anlıyorum. Doğru bir yaklaşım ve yönetimle ve tabi ki egzersiz planı ile bu sorunu çözmek nispeten kolay geliyor. Sadece ne yapacağımızı bilmiyoruz, yanlış besleniyoruz, teknoloji yaşantımızda çok yer aldığı için neredeyse yerimizden bile kımıldamıyoruz. Şimdi gördüğüm kilolu insanlara  bunları daha detaylı anlatıyorum ve benim yaşadığım süreci merak edip ilgilenenlere tek adres olarak HK Performans'ı gösteriyorum. Yakın çevremde olup da kilo problemi olan arkadaşlarımı da elimden geldiğince bilinçlenme, beslenme anlayışı ve spor konusunda destekliyor onları motive ediyorum. Benden etkilenip benim uyguladığım şekilde beslenme düzenini değiştirip 8-9 kilo veren arkadaşlarım oldu. En başta da benimle birlikte spora başlayıp, tüketimini doğal ürünlere değiştirerek eşim de 14 kilo verdi. Bunlar mutluluk verici gelişmeler oluyor. Toplumda bununla ilgili 1 kişiyi bile bilinçlendirebilsek o da kazancımızdır diye düşünüyorum.

13. İnsanların kilolu insanlara tepki vermelerine, tepki verme! Program öncesi ve sonrası düşünceleriniz nelerdir?

İnsanlar kilolu insanlara her zaman önyargılı olarak yaklaşırlar. Onlara göre şişman insanlar tembeldir, düşük zeka seviyelidir, yemekten başka bir şey bilmezler, hayattan bir beklenti ve istekleri, zevkleri yoktur, içlerindeki istekleri, arzuları, beklentileri anlamaya bile çalışmazlar. Buna bağlı olarak kilolulara hoşgörü göstermezler, onları küçümserler hatta toplum dışına itip görmemezliğe gelirler. Onları anlamaya çalışıp, isteklerini dikkate alsalar, topluma daha yararlı projelerde yer alma yönünde destekleseler belki de mevcut kilo sorunlarının çözümünde de yararlı olabileceklerini görecekler diye düşünüyorum. Çevremizdeki kişilere şişmanlığın bir hastalık ve toplum sorunu olduğunu daha iyi anlatmaya çalışmalıyız diye düşünüyorum.  Bir kişiyi kilolu olduğu için küçümsemek ona yapılabilecek en büyük kötülük ve ben bu tarz insanları elimden geldiğince uyarmaya çalışıyorum.

14. Çevrenizdeki zayıf insanlara karşı bakış açılarınızı ve zayıflıklarını muhafaza etmek için gösterdikleri yada çevrelerine bunu yansıtmadan kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar, kopan fırtınalar ve zorluklar hakkındaki düşüncelerinizi program öncesi ve sonrası şeklinde değerlendiriniz.

Ben öteden beri zayıf  kişilere hep gıpta ile baktım. Hele hele tıka basa yiyip de hiç kilo almayan insanlara sinir olurdum. Ben böylesine dikkat etmek zorundayken onlardaki bu rahatlık sinirime dokunuyordu. Bunun dışında da zayıflıklarını muhafaza atmek için yediğine dikkat eden ve sporu bir yaşam tarzı olarak hayatına sokan kişilerde benim için hep örnek insanlar olmuşlardır. Onlara bunu nasıl başardıkları konusunda sorular sorar, anlamaya çalışırdım. Bir yandan da hiç kilo sorunu yokken böylesine dikkat ederek beslenmenin ya da bu denli yoğun spor yapmanın ne gereği var diye de düşünmeden edemezdim.

15. İdeal kilosunda olan kişilerin kilolu insanlar hakkında ki düşüncelerini program öncesi ve sonrası şeklinde görebildiğiniz kadarı ile yorumlayınız.

İdeal kilosunda olan kişiler, kiloluların neler hissettiğini ya da neler yaşadığını bence çok anlayamaz. Zayıflar, şişman olan kimselere hep zavallı insanlar gözüyle bakmayı tercih ederler. Bu fikrim önce de böyleydi maalesef şimdi de yine böyle... Dilediği gibi beslenebilmenin, dilediği şekilde giyinebilmenin, istediği aktivasyonu rahatlıkla yapabilmenin verdiği mutluluğun ya da ayrıcalığın zayıf insanlar farkında bile değillerdir. Bu onlara çok doğal bir şeydir. Kilolu olup da toplum içine çıktığında kendisine yönelen eleştirel bakışlara hiç maruz kalmamışlardır ve bunun insanda yarattığı üzüntüyü anlayamazlar.

16. Lütfen Diyet - Rejim gibi kavramlara bakış açınızı program öncesi ve sonrası şeklinde yazınız.

20'li yaşlardan bu yana diyet yaparak yaşadım. Yediğim her lokmanın kalorisine bakar ona göre tüketirdim. 1 kilo aldığımı fark etsem günlerce aç kalır, hemen rejime girer, spor yapma gayretine girerdim. Kilo alma , kilolu olma kabusum gibi bir şeydi. Program sonrası tüketim alışkanlıklarım çok değişti. Yediğim gıdanın kalorisinden ziyede doğallığına bakarak tüketim yapmaya çalışıyorum. Eskiden tatlı benim yemeyi çok sevdiğim ama bana tabu olması gereken bir üründü. O gözle bakardım ama şimdi  tatlıyı yeme isteğim yok. Çok istersem bir lokma alabileceğim hissinin verdiği rahatlık var içimde ve artık rejim yapmıyorum sağlıklı besleniyorum.

17. Mutluluk arayışınız, yalnızlık ve anlaşılamamak gibi hislerde genel olarak ilk tercihleriniz nasıldı? Program öncesi ve sonrası düşünceleriniz lütfen.

Eskiden mutsuzken kendi içime kapanırdım, en büyük sığınağım kendimi mutsuz, depresif hissettiğim zamanlarda yatıp uyumak olurdu. İşten eve geldiğimde genelde yorgun, halsiz ve canı sıkkın olurdum. Tüm bu hislerimin uyumayla gececeğini düşünürdüm. Aslında canım tatlı ürünler de tüketmek isterdi ama onlardan kendimi korumak, sakınmak için yatıp uyuma gibi kaçar yolum olmuştu. Şimdi düşününce bunun böyle olduğunu daha iyi anlıyorum. Yalnızlık hissi çok oluyordu, dünyada sanki kimse beni anlamıyordu. Derdimi anlatabileceğim, sorunlarımı paylaşabileceğim kimse yok gibi geliyordu. Sanki tüm dünya bana karşıydı, her işim ters gidiyordu, insanlar beni çıldırtıyordu. Eşim bile beni anlamıyor gibiydi... Hep huysuz, ajite ve sinirli biri olup çıktığımı söylüyor, tartışıyorduk ama bu süreç sonrası   artık eskisi kadar gergin olmadığımı fark ettim. Kendimi yalnız hissetmiyordum, kilobekçim oradaydı. Canım sıkkın olduğunda yatıp uyumak yerine yürüyüşe gitmek en iyi ilaçtı. Saatlerce yürümek, koşma isteği çok arttı. Spor beni negatif duygulardan uzaklaştırdı artık yalnızlık hissi eskisi kadar kalmadı, bunu hissettiğimde yürümeye gidiyorum. İnsanların beni anlamasını istemekle birlikte onlarında ne anlatmak istediklerini anlamaya da çalışır oldum. Üzgün anlarımın yegane yoldaşı yeme isteği gitti, yerine spor yapma isteği geldi.
 





TURBOMEND HAKKINDA ;

1. Turbomend hakkındaki genel değerlendirmeniz nedir? Turbomend kullanımı sürecinde açlık, tokluk ve enerji anlamında ne gibi farklılıklar yaşadınız?

Turbomend çok güzel bir ürün ve tadı harika! Turbomend kullandığım sürece kendimi çok enerjik hissettim. Oldukça da yoğun vitamin içerdiğini düşünüyorum. Genelde B12 vitamini seviyem tetkiklerde hep düşük çıkardı. Programa başladıktan 2-3 ay sonra yaptırdığım testte bunun tavan düzeyde olduğunu görünce çok şaşırdım hatta bunu kilobekçimle de paylaştım çünkü bu denli yoğun bir takviye olduğunu başlangıçta düşünmemiştim. Onu içtikten sonra açlık hissi azalıyor, daha enerjik hissediyorsun. Arınma süreçlerinde bile halsizlik ya da çok açlık hissi yaşanmıyor. Sporda performansı oldukça arttırıyor. Koştukça koşasın geliyor. Hatta biraz hafızayı bile güçlendirici etkisi var diyebilirim, bende öyle oldu... Kısacası Turbomend hep yanında ise hayattan korkma diyeceğim.

2. Turbomend ürününü kimlere önerirsiniz?

Turbomend'i başta kilo kontrolü sorunu yaşayan kişiler olmak üzere herkese önerebilirim. Sadece besin tüketim kontrolü sağlamakla kalmayıp vitaminsel destek yaptığını da düşünüyorum.

3. Turbomend tabanlı tam arınma kürü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Tam arınma dönemleri nedense benim çok sevmediğim zamanlar oldu. Bununla ilgili başlarda kilobekçimle yapmama adına çok çatıştım  ama bunu yapma mantığını idrak ettiğimde, bedensel arınmak için gerekli olduğunu  anladığımda benim için farklı bir bakış açısı oldu ve bu dönemleri Turbomend ile geçirmek süreci kolaylaştırdı. Açlık hissi yaşanmadı,  halsizlik,yorgunluk, performans düşüklüğü, baş ağrısı gibi açlığa bağlı hissettiğimizi düşündüğümüz tüm şikayetlerin olmadığını gördüm. Bence Tam arınmalar Turbomend'siz düşünülemez.

4. Turbomend destekli eğitim programda zorlandığınız zamanlar oldu mu? Varsa bu anları biraz detaylandırır mısınız?

Başlangıçta zihnim, yemeye karşı farklı bir açıyla baktığı için işin mantığını fark edinceye kadar zorluk yaşadım diyebilirim. Belli başlı olmazsa olmazlarım vardı, kilobekçim ise onlarsız da olunabilir dedikçe karşı çıktım, onlarsız olamayacağımı ispatlamaya çalıştım. Mesela sabah kahvaltısız yapamam dedim, o yaparsın dedi. Akşam öğünsüz geçemem dedim, o yapacaksın dedi. Benim yemeye karşı belli saplantılarım vardı. Çok yemediğimi düşünüyor, belli öğünlerimi asla atlamamam gerektiğine inanıyordum. Bu beni adaptasyon sürecimde biraz zorladı ama kilobekçim oldukça sabırlı bir şekilde beni gerçek fiziksel ? bedensel yaşama ihtiyacını doğru VİTAMİN MİNERAL ve aminoasit ve enzimleri mikro düzeyde alıyorsan, bildik sofra kültüründeki dayatmaları bu özel süreçte bazen yememe keyfi ile "artık yemesem de olur, akşamı da geçiştirivereyim, ne olacak" mantığına getirdiğimi görünce şaşırıyorum. Mesela bir gün bana sabah ve öğle yemeği önerdi. Akşam ise Turbomend alacaktım. Ben her zamanki düzenimi bozmak istemediğimde ona öğlen öğünümü akşama kaydırabilirmiyim diye sormuştum. O da bana ''yemeye karşı bu yaklaşımını değiştirmelisin, başkası olsa evet derdim ama sana hayır diyorum '' diyerek net tavrını ortaya koydu ve belki de benim bu sürece uyum sağlamamda ana hamlelerden birini yapmış oldu. Şimdi artık açlık hissi oluncaya değin yemesem de olur diyorum, illaki sabah olmuş kahvaltı yapayım, ya da öğlen yemeği vakti kaçıyor aman şekerim düşecek, başım ağrıyacak diye düşüncelerim yok. Bazen, sabah yerim diyerek yanıma alıp ile götürdüğüm bir gıdayı öğlene kadar yeme isteği duymayabiliyorum ve bunu da çok doğal karşılıyorum.

*Not: Tüm bu değişimler için GELİŞEREK DEĞİŞİM EĞİTİMLERİ ŞART.


5. Turbomend kullanımı sırasında herhangi bir olumsuz fiziksel belirti veya yan etki ile karşılaştınız mı?

Hayır herhangi bir sorunum olmadı.

6. Üstün Performans destek ürünü ile Gelişerek Değişim Eğitimi Model Programını, bir arada almanız size nasıl bir ayrıcalık kattı?

Bu programa katılmak beni tekrar hayata bağladı diyebilirim. 20' li yaşlardan bu yana ulaşamadığım kiloya inmek özgüvenimi arttırdı, kendimi iyi hissetmemi sağladı.  İnce olup, dilediğin her şeyi giyebilmek müthiş bir duyguymuş. Allah herkese nasip etsin inşallah!
 Zayıflamanın ötesinde ben ruhen de değiştiğimi hissediyorum. Hayata karşı,  mutsuz, küskün, endişeli iken şimdi daha rahatım, mutluyum, pozitifim, gelecek kaygılarım azaldı, anı yaşamayı daha önemser oldum. Her şeyin dört dörtlük olması benim için çok önemli iken şimdi boşver o da eksik kalıversin diyebiliyorum.  Bu program, hayatın karmaşa ve yoğunluğu içinde göremediğim ŞİMDİ yi daha iyi fark etmemi sağladı. Aile, doğa, hayattan zevk almaya çalışma, her şeyi kendine dert etmeme, küçük şeylerle de mutlu olabilme, farklı şeylere ilgi duyma konularında bana farkındalık getirdiğine inanıyorum. Yani değişen sadece vücudum değil ben değişiyorum, YENİLENİYORUM ya da YENİDEN DOĞUYORUM Buna katkı sağlayan herkese çok TEŞEKKÜR EDERİM...

7. Mikro Beslenme destekli zayıflama süreci; öncesi ve sonrasında tartı ve ölçümlerdeki değişim nedir?

Başlangıçta 64 kilo idim. Şimdi 48.9 kilo civarındayım. Yaklaşık 15 kilo kaybım oldu.
Bel ölçümüm, 95 cm ile başladım. Son ölçümüm 76 cm. Yani belden 19 cm inceldim.
Basen, 99 cm ile başladım Şimdi 83.5 cm. Yani 15.5 cm incelme oldu.
Göğüs, 101 cm ile başladım şimdi 83.5 cm. 17.5 cm azaldı.
14.6 kilo kaybını yaklaşık 3 ayda ulaştım. son bir aydır da 49 kilo civarında kilom sabitlendi.

 


M.Ö


Not : Değerli HK Performans Üyesine Paylaşımları İçin Teşekkür Eder, Başarılarının Devamını Dileriz.


Açıklama :

 
HK Performans, kalıcı zayıflama ve potansiyelinizdeki hızda kilo vermek için üyesiyle, referansları ile alternatifsiz tek yoldur. Bunu erken anlarsanız geleceğiniz daha hızlı şekillenir. Geç anlarsanız sadece kayıp yıllar olur...

Lütfen HK Performans'ı ve başardıklarını gerek başarı mektuplarından gerek video anlatımlarından iyi araştırınız. Araştıran herkesin göreceği tek gerçek ; HK SİZİ GELİŞTİRİR, DEĞİŞTİRİR VE ZAYIFLATIR!
 

Bizi Facebook Adresimizden de takip edebilirsiniz: www.facebook.com/HK.Performans


                     İdeal Kiloda Özgürce Yaşamak Herkesin Hakkıdır!


Etiket :

zayiflama, kalici ve hizli zayiflama, saglikli ve kalici kilo verme,online zayiflama, hizli kilo vermek, hizli zayiflamak, diyet, kilobekcisi,kilobekciligi, yatili zayiflama kampi, zayiflama kamplari,online zayiflama programlari


 



 

« Geri