İŞTE GERÇEKLER !

33 Kilo Zayıflama, 3 Bölge Toplam 105 cm İncelme Başarısı

33 Kilo Zayıflama, 3 Bölge Toplam 105 cm İncelme Başarısı

HAYAL ET-mek!

"Güneşin doğduğu her ufukta, umuda bir yol bulunur."(H. Bulut)

         Bir gün karşına bir mucize çıkacak ve her şey tersine dönecek deselerdi inanmak zor olurdu.

   

         Benim yıllarca süren şişman, obez, morbit yolculuğumda sayısını bile unuttuğum, onlarca doktorlar,  bir o kadar diyetisyenler, sağlık merkezleri, akupunkturlar, karboksipunktur,  hipnozlar, liposuction,  mide kelepçesi,  ilaçlar, bitkiler, çaylar, ot, çer- çöp ne varsa denemiş ama yine de başaramamış olan ben, suçu hep kendimde aradım.  İradesiz olan bendim! Oysa her şeyi harfiyen uyguluyordum.  Yine de olmuyordu, verdiğim 3-5 kiloyu, tadına varamadan tekrar geri alıyordum.

Ben kilolarımla barışığım diyen mutlaka yalan söyler. Hiç kimse kiloları ile mutlu olamaz!

         Üstüme almaya bir şey bulamadığımdan giyim tarzım olamıyordu. Bu güne kadar hiç olamadı. Sadece örtünmekti benim yaptığım.

         İdeal kilosunda olan insanların bakışlarından anlıyorsun ki; sen zavallı birisin. Ölümcül hastalıklı biri gibi bakıyorlar sana. Sen ruhen daha da küçülüyorsun. Kilolu isen hiç bir şeyi hak etmiyorsun diye düşünüyorlar. Daha mağazanın kapısından girmeden, size göre beden yok diyorlar. Yanlarında ağız tadıyla bir şey yiyemezsin, zaten yeterince yemişsin serzenişi... Uçağa binmek ayrı bir dert, dolmuşa binmek ayrı. Siz araca binmeyin, iki kişilik yer kaplıyorsunuz diyen bir şoför... Tanıdık tanımadık herkes acıyan gözlerle bakar. En yakın zannettiğin arkadaşların sadece kilolusun diye seninle görüşmeyi keser.

Kısacası sen zayıf insanlar için YOKSUNdur!

         Bu hayatta ne çektiysem diyet-rejim kavramlarından çektim. Koskocaman bir fiyasko, aldatmaca, kandırmaca! Yıllarca ve yıllarca harcadığım her türlü emeğime yazık! Diyet deyip sürekli yediren bir sistem! Diyetteyim deyip marketlerden torbalar dolusu yemek alış verişi yapmak, akşam bu yenecek, öğlen bu yenecek şeklinde reçeteler... Uğraş-didin- kendi payına düşen her şeyi yap. Sonuç kocaman bir HİÇ!

         Diyete-Rejime başladım ama gözüm aç, ruhum aç, beynim aç. Ben kendimi ne kadar tutarsam tutayım dayanamadığım ortada! Bunda bir yanlışlık olmalı? Evet yanlıştı. Çünkü ruhumu doyurmadan, beynimi doyurmadan, aç gözümü doyurmadan bunu başarmayacağımı Gelişerek Değişim Sistemi ile birlikte anlamış oldum. Oysa rejim-diyet sözlerini ortadan kaldırıp Gelişerek Değişmek, Ruhen ve bedenen kendini tanımak ve bir de kilobekçin oldu mu bu iş umulandan daha kolay.

" Yenilmesi gereken ilk düşman öfke ve umutsuzluktur."

         'Açken cinayet işleyebilirim!', 'Bu kadar acıkmasam bu kadar çok yemezdim', Adam sen de! bu dünyada yemeyeceksem ne zaman yiyeceğim!', 'Benim ne lüksüm var ki yemek yemekten başka!', 'Ben en iyi yemekleri hak ediyorum', 'Yerken mutluyum, tek mutluluk kaynağım yemek, bunu da yapmazsam bu hayatın ne anlamı var...' O kadar çok mazeretim vardı ki yemek yemek için. Ne karnımı doyurabildim ne de ruhumu. Hep açtım...

            Tohum misali doğru toprağı bulduğunda filizlenip ağaca dönüşmek mi,  yoksa eskiden yaptığım gibi kurda kuşa yem olmak mı?  Karar vermem gerekiyordu.  Bu bir tercih meselesiydi.  Ve ben filizlenip ağaç olmayı seçtim.

         Çektiğim onca ıstırabın,  denediğim onlarca yöntemin,  harcanan paraların,  kaybolan yıllarımın,  çalınan umutlarımın,  yok olan hayallerimin ağırlığı altında ezilmiş,  bitmiş, tükenmişken işte o mucize karşıma çıktı ve her şey tam da istediğim gibi tersine döndü.

         Yıllarca başaramamışlığın ezikliği ile sormuştum beni karşılayan HALİL KARGULU'ya "Peki, ben de başarabilecek miyim?" diye.   "Mümkün." dedi!  Söylediği gibi de oldu!

İşte böyle başladı benim yolcuğum da...

"Kocaman bir kutu gibidir hayat; içi sürprizlerle dolu.

Tahmin etme yanılırsın." dedi kilobekçim; 

"HAYAL et..."

         Ve bana öğrettiği ilklerden biri de " çok bildiğini sanmanın yanlışlığıydı." Bunu öyle sert yapmıştı ki bildiğim her şeyi kısa sürede unuttum. Ve gerçekleri her geçen gün yeni baştan öğrendim.

         Ama öğrenmek o kadar kolay olmuyordu.  Kilobekçimin defalarca kafama vurması gerekiyordu.

         Bana; Teslimiyetin kaybetmek değil KAZANMAK olduğunu,  yaşamın anlamını,  kendime yakışanı yaşamamı,  başka türlü düşünebilmenin temelinin de beyni temizlemek olduğunu,   ruhundan verilen kiloların gerçek mutluluk sebebi olduğunu öğretti.

         Biraz ZEYTİN... dedi.   AZ olmanın aslında ÇOK olduğunu öğretti.

         Önce insanın gözü doysun! 'Her tabak ve miktar çok olmalı.' Böyle alıştırıldık biz. Ya doymazsan ya da arkandan ağlar masalları... Kilobekçim sayesinde, gerçek fiziksel ihtiyacı, miktar algısını ve süreç bilinci içinde zehrin miktarda olduğunu öğrendim.

            GELİŞEREK DEĞİŞİM modelinde bütünü görerek ANI yaşamayı öğretti kilobekçim bana; GELİŞEREK DEĞİŞİMİ 'bilinçle,  keyifle,  ısrarla,  inatla,  azimle ve inançla' anlattı.  Benim sürecimdeki en önemli olgu;  ruhsal ve duygusal iyileşmem ve GELİŞEREK DEĞİŞMEM oldu.

            BU ÖYLE BİR SİSTEM Kİ, SÜREKLİLİK İÇİNDE BU SİSTEMDE BAŞARAMAMAK KAYITLI DEĞİL;  BU SİSTEMDE MASKEYE GEREK YOK! BU SİSTEMİN MAĞLUBU YOK!

          "Gözünü hedeften ayırma,  çünkü kalktığın çıkış noktası geride kaldı.  Ve sen o noktayı yaşayıp mutsuzluğunu gördün ve sen'lik olmadığı için harekete geçtin.  Bu yolda düşebilirsin, kafayı gözü yarabilirsin,  bacağını eline alıp koşmak! (bazen zihinde) durumunda kalabilirsin ama tek bir gerçek var ki; o da eninde sonunda hedefe varabileceğin gerçeğidir"  dedi kilobekçim. İşte bu yolda defalarca düştüm. Her düştüğümde ben fark etmeden beni o ayağa kaldırdı.

         Ben 80'li rakamları en son 20'li yaşlarımda görmüştüm.  Bu gün tartıda 80'li rakamı görünce şaşkınlığım müthişti! Aslında ağlamalıydım ama sevincim öyle büyüktü ki ağlayamadım bile.  O halde bu şişmanlık yolunda yürüyen herkesin bir kez buradan, HK Performans'tan yolunun geçmesi gerekiyor. Evet, benim yolum buradan geçti ve Gelişerek Değişimi yaşadım. Ve hala gelişmeye ve değişmeye, kendime yakışanı  bulmaya, yaşamaya devam ediyorum.

         Kilobekçime, Halil Beye ve bu çatı altındaki herkese ama herkese sonsuz teşekkürler.

"Bedenin kölesi olan hiçbir ruh, özgür değildir"

Bu bir veda değil ;  ÖZGÜRLEŞMEK!

RUHUMUN TUTSAKLIĞI BİTTİ!

Her başarının temelinde bir DÜŞ vardır.  Benim düşlerimi gerçek kılan Kilobekçime sadece teşekkür etmek yetersiz kalır. Yine de teşekkürler sevgili kilobekçim, Beynimin hükümdarı!

Teşekkürler HK Performans...

 Saadet Güner

AÇIKLAMA:

HK Performans olarak üyemize, bu içten yorumu için teşekkürlerimizi iletiyoruz.

"BU SİSTEMDE MASKEYE GEREK YOK,

BU SİSTEMİN MAĞLUBU YOK!"

Bu bizim iddiamız değil, bunu üyelerimiz söylüyor.

HK Performans, hayal ettiğiniz tüm güzellikleri gerçeğe dönüştürüyor. Bu sistemde başaramama-zayıfLayamama ve bilindik yöntemler gibi tekrardan kilo alma korkusu yok' bu sistemde, kendine birazcık yatırım yapan (masraf değil!) herkes için derinlik var. Süreç bilinci var. umut var, güven var, gelişerek değişim var.

KALICI ZAYIFLAMANIN ALTERNATİFSİZ TEK ADRESİ!

HK Performans; 9 ay 10 günde rejuvenasyon programı ile tek kalıcı zayıflama sistemi olma ayrıcalığını elinde tutar. Bu sistemde 3 verip 5 almayacak, hızlı ve kalıcı zayıflamanın, günümüzde çok değersiz bir konu gibi görünen zayıflama kavramının ötesinde, çok daha değerli olanı yaşama heyecanının farkına varacaksınız.

 "BU SİSTEMDE SÜREKLİLİK İÇİNDE BAŞARAMAMAK KAYITLI DEĞİL!  BU SİSTEMDE MASKEYE GEREK YOK, BU SİSTEMİN MAĞLUBU YOK!"

ÖNCE HAYAL ET VE HK PERFORMANS İLE HAYALLERİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜR!

ŞİMDİ GELİŞEREK DEĞİŞİM ZAMANIDIR!

GELİŞEREK DEĞİŞİM, SAĞLIKLI VE KALICI ZAYIFLAMAK İÇİN ALTERNATİFSİZ TEK KALICI ZAYIFLAMA PROGRAMIDIR!

HK PERFORMANS

hk.com.tr

« Geri