İŞTE GERÇEKLER !

ZAYIFLIK MUTLULUK MUDUR? 97'den 55 kiloya 42 Kilo GELİŞEREK DEĞİŞİM.

ZAYIFLIK MUTLULUK MUDUR?

??Bedeninin kölesi olan hiç kimse özgür değildir.??   SENECA

Sonunda 55 kilo... Hem de kilobekçimin bugüne kadar gördüğü en dirençli üye olan ben, sisteme ilk hedef kilomu korka korka 62 yazarken 70 e bile razı olabilecek duygularla başlayan ben, başardıkça da gerçekten arzu ettiğim kendimi mutlu hissedeceğim kiloyu isteyen ben, artık 55 kiloyum.

Doktoruma göre troid hormonum alındığı için zayıflaması mümkün olmayan ben 97kg?ı kabul edip bari daha fazla kilo almamak için mücadele etmeliydim. İtiraf etmeliyim ki ben 55 i daha önce hiç görmemiştim, elbette hayatımın bir anında 55 ten geçtim ama lise yıllarımda bile 58 lerde olduğumu çok iyi anımsıyorum.

Yani 35yıl geriye sarmış biri olarak, bu demek oluyor ki; yeni bir hayat, yeni bir başlangıç, yeni umutlar, yeni heyecanlar, yeni hedefler, yeni alışkanlıklar, yeni bir düşünce biçimi?. 35 yıl boyunca yanlış yaptığım her şeyin yerine yeni bir başlangıç.

Evet başardım, ben zayıfladım ve evet çok mutluyum.

MUTLUYUM? Çünkü zayıf değilsen güzel değilsindir, kendine asla güvenemezsin hatta ve hatta dostlarını kucaklayamazsın, onlara sarılamazsın bile, yaz aylarında ve hatta çoğu zamanda kışın o kadar çok terlersindir ki dostlarını arkadaşlarını terinle rahatsız etmek istemezsin. Kendine olan güvenin ayaklar altındadır. Alışveriş bir ızdıraptır bazen çok beğendiğin küçük beden bir şeyi yakından inceleyebilmek için ?senin burada ne işin var? dercesine bakan tezgahtara şu meşhur maskemizi takınarak gülümseyip, ?kızım için bir şeyler bakıyorum? diye yalan söylersin. ?Haa öylemi kaç beden giyiyordu kızınız? diye sorar o zaman tezgahtar. O an için rahatlar ve ancak o zaman rahat rahat gezersin mağazayı. Dizilerde filmlerde dalga geçilensindir. Annenin sana ?mohini gibi oldun? dediğini duyarsın ve sessiz sessiz ağlarsın. Annen bile bunu diyorsa başkalarının neler düşündüğünü düşünürsün ve bir adım daha geri çekilirsin toplumdan. Tohumun güvenli kılıfına sığınırsın. Oysa ki o güvenli sandığım tohumu yemek için dolanan o kadar çok karga vardır ki çevrede onlar içinde korkuluk niyetine çeşit çeşit maskeler oluşturursun, zırhını sağlamlaştırırsın. Böylece büyük oyun başlar?.

Seyredilmişliğini seyretmeye başlar acı çekersin. Artık kendini onların gözünden görüyorsundur yani. Kendini aşağılar, iradesiz olduğunu düşünüp kızar ve çılgın gibi düzenin sunduğu bütün yolları sırayla dener durursun. Ama her seferinde verdiğin kilolardan daha fazlasını alır çaresizliğini pekiştirirsin. Başaramayacağın düşüncesi her geçen gün hücrelerinin derinliklerine işler. İçinde yaşadığın toplumun çirkin ördek yavrususundur.? Ben böyle de mutluyum size ne diyerek savunma mekanizmaları adımına geçersin ve kendi yarattığın dünyana daha fazla gömülürsün. Derinlerde bir yerde kendini sevmez, yetersiz ve çaresiz hissedersin. İnsanları ve şartları suçlarsın.

Peki böyle bir durumda mutlu olabilir mi insan? ASLA.  Zayıf biri için zayıflık mutluluk olmayabilir ama şişman biri için şişmanlık çok acı veren bir durumdur ve şişman biri için zayıflık kesinlikle mutluluktur.

Akapunktur Faruk Öncel, Ayurveda Ender Saraç, Muzaffer Kuşhan, Psikiyatrist Kerem Doksat ve Cem Mumcu, Aykut Oğut?tan bireysel seanslar, International slimming center, Herba life, en az 6 diyetisyen, 2 endokrinoloji uzmanı, the lifeco detoks, phancakarma, uykuda telkin cd si, liposuction ve mide balonu?.

Bazı şartlanmalarla kısmen Kilo verdim vermesine de, mutlu olmaya fırsat bile kalmadan daha fazlasını aldım her seferinde.

İdeale yaklaşmak kalıcılık için yeterli olamıyordu. Neydi işin sırrı?

Her seferinde büyük büyük konuşup ?bir vereyim bir daha alır mıyım hiç, asla!? diyordum ama daha fazlasını alıyordum. 65-66 kilolarda iken başladığım zayıflama yolculuğunda 97 kiloya gelmiştim ve artık ümitsizdim. Versem de çok daha fazlasını alıyordum o zaman o kadar çaba niye, sorguluyordum. Çok ama çok mutsuzdum?

Sonra "bir gün DEĞİŞECEKSİN, BAŞKA YOLU YOK" diyen bir sistem daha doğrusu dediğim dedik bir patron çıktı karşıma. Ama ben değişmenin ne demek olduğunu bile bilmiyordum ki. Sadece kilo vermekti tek amacım. "KİLO BÜYÜK DEĞİŞİMİN YANINDA DEVEDE KULAK" diyordu patron ama ben anlamıyordum ve anlayamadıkça da çıldırıyordum. ?TESLİMİYET? diyordu o zaman patron ama öyle kenarından köşesinden bir teslimiyet değil tam teslimiyet ?NE DERSEM O?.  ?DÜŞÜNME? diyordu ?çünkü sorunları yaratan zihninle çözüme ulaşman imkansız.? Bocalıyordum. Daha önceleri gittiğim her yer midemle uğraşmıştı ama burada midem kimsenin umurunda bile değildi. ?Sadece zayıflama süreci diye bir süreç olamaz zaten? diyordu. Ama ben ısrarla düşüncelerimi değişmeyen bir şey zannediyordum. Gözümün rengi, saçım, burnum gibi?.

Bu kadar kilonun altında başka bir dünya vardı ve bu kendini sürekli çoğalan kilolarla ifade ediyordu. Bu gerçeği fark ettikten sonra, kendi yazdığım ilk kiloma kısa bir sürede erişmeme rağmen ayrılmadım sistemden. Oysa ki bu gerçeği fark edene kadar kezlerce kaçmış, kaçamadığımda savaşmış, kendime ait aynada yansıyanları kabullenmek istemediğimde de hırçınlaşmıştım.

Ve acı çekmeyi kronik bir şekilde yaşadığım bu dönemde beni, kendimle tanıştırmayı başardı patron?. Anladım ki kilolu olduğum için mutsuz değildim, mutsuz olduğum için kiloluydum.

Sistemde 365 gün?.

Bu 365 gün boyunca  çalıştık, çalıştık, çalıştık? Bilgi kişiye özel olmalıdır, her insan tektir ve özeldir. Herkesin ihtiyacı farklı olabilir. İşte burada kişiye özel bir bilgi akışı, ihtiyaca yönelik bir ilgi ve düşünce sistemine göre kişiye gerekli uyaranlarla yol alınıyordu. Önce içimdeki incinmiş çocuğu bulduk beraberce, sonra tüm çirkinliklerden bağımsız bir yerlerde kaybolmuş ruhumu keşfettik. Sonra bir gün patronun ısrarla söylediği ama benim direndiğim şey, düşüncelerin de değişebileceği gerçeğini aniden fark ediverdim.

?Direnme, nefes al ve dünyanı değiştir, aynı metrekare içersinde farklı alanlara geçiş yapabilirsin. Gözünü kapa ve hisset?

Aynı olayları farklı biçimlerde yorumlayınca bambaşka tepkiler, bambaşka dünyalar çıkıyordu ortaya. Bu farkındalıkla heyecanlandım. Bir araba gibiydim, direksiyonum vardı, gaz, fren ve yakıt sistemim vardı. İstersem direksiyonu kırabilme, hızlanabilme ya da yavaşlayabilme seçeneklerim mevcuttu. Ayrıca doğru yakıtla bedenimi de olması gereken ideal ve sağlıklı formunda tutabilirdim.

Başka türlü düşünebilmenin temelinde beyinde yeni nöron yolları açmak varmış. Bunun içinde yepyeni, daha önce hiç yapmadığımız şeyleri yapmak gerekirmiş. Yeni bir şeyler yaptıkça o alanda oluşan otobanlar bizi yeni düşünce biçimlerine götürürmüş. O zaman düşüncelerimiz zorluk çıkardığında onu değiştirebilme refleksini kazanmış oluyormuşuz.

Dışarıda bedenim için severek koşarken sistemde de düşünce mekanizmam için beyin jimnastiği yapıyorduk. Hacker?ı da, programlayıcı da kendimin olduğu bir bilgisayar programcısı gibi olduğumu keşfettirdi bana patron. Hedef ve amaca uygun müthiş bir programda yükleyebilirdim, kendi kendini çökerten hacker?da olabilirdim.  Sonucunda da adım adım korkularımı yenmeyi, kendim olmak için mücadele edebilmeyi, ancak özgür bir zihin ile gelebilecek özgür bedeni öğreniyordum ben. Zayıflamanın çaba ve iradeyle olamayacağını sadece ve sadece önümde ki engelleri kaldırdığımda bununda kendiliğinden olacağını öğreniyordum. ???Yeni düşünceler, hayatıma kattığım yeni şeyler, olaylara farklı tarafından da bakabilen yeni bakış açıları, süzgeçten geçirilmiş hep kötüyü bulup çıkaran zihnimin formatıyla birlikte yüzeye çıkabilen güzel yeni hatıralar.???

Kiloların sözü bile geçmiyordu ama ben 55 kiloydum ;)

Şimdi 55 kiloyum çok mutluyum çünkü gitgide genişleyen, gelişen, sonsuz kapasitede ki beynimi keşfediyoruz yine patronla beraber? Anladım ki kendini sevince dışarıdan beslenmeye, doyumu dışarıda aramaya gerek kalmıyormuş. Denge, neşe ve tutkunun hâkim olmaya başladığı ruhumun, insan tarafımla birleşip yeni seçimlerimin bu birleşmeden geldiği, zihnimin özgür kaldığı, hayatımın bu ikinci dönemine yeniden doğuş diyebilirim. Bedenim yerine ruhumu ve aklımı beslemeyi öğretti bana? Bunu öğrendikten sonraki besin dışı enerji kaynaklarım beni bile hayrete düşürdü. Zihnim bedenimi yönlendirir olmuştu. Yemeğe yüklediğim anlam tamamen değişmişti ve artık enerjim besinlerden gelmiyordu. Beni yaşatan şey gıda maddeleri değildi. Yaşam enerjisi bu kadar basit değildi.

En ama en önemlisi de geleceğin aslında bugün olduğunu öğretti bana. Bugünü öyle yaşamalıydım ki gelecekten arkama dönüp baktığımda geçmişim sadece huzur vermeliydi.

Doğum bir başlangıçtır ve ?ayakta durabilmek için önce tay tay durmak, her düştüğünde kalkmak, adım atmak, yürümek ve koşmaktır? ardından gelecek olan. Elbette yine düşeceğim belki panikleyeceğim ama bunun doğal olduğunu, her seferinde anımsayıp yeniden yeniden diyeceğim. Gerektiği her noktada kalkmama yardımcı olan o eli direnmeden tutacağım. Çünkü mükemmel olmam gerekmiyor. Sadece olduğum gibi olacağım.

55 olmak gerçekten yeniden başlamak oldu benim için. 13 yaşıma döndüm ve yeniden merhaba dedim. Şimdi sadece süzgeçten geçirdiğim güzel anılarımla yürümek istiyorum.  Haa 49 yaşındasın ne geleceği demeyin sakın. 100 e daha çok zaman var. 20 sinde herkes başlıyor. 49 unda başlamakta fark yaratmaktır....

Soruyorum şimdi; geriye sahip olduklarımın tadını çıkarmaktan ve mutlu olmaktan başka bir seçenek kalıyor mu?

 

B. Deniz.

HK Performans  Gelişerek Değişim siteminin 9 ay 10 günde Rejuvensyon üyesi olan B. Deniz?e bu özel duygularını yansıttığı ve benzer yolalrdan geçen herkese Model  olduğu için teşekkür ederiz.

Kazanmak için,  kaybetmeyi göze aldığınız bir savaşa çıkamadığınız sürece gerçek başarı gelmeyecektir. Teslimiyet kaybetmek değil KAZANMAKTIR.

Büyük değimleri yaşamak ev kendi özünüzde BEDENİNİZİ YÖNETEBİLEN olmak için, kendinize yatırım yapmaya ve geleceğinizi değiştirmeye davet ediyoruz.

HK performans Eğitim danışmanlık ve üstün Performans Hizmetleri.

İletişim için lütfen TIKLAYINIZ.

Not:  üye isimlerini kısaltıyoruz.  Çünkü; size büyük değişimi yaşatacak kişiler başarmış modeller ve onların vereceği 3-5 cümlelik ANLATILMAZ YAŞANIR aforizmalar değil! sistemin kendisidir. Üyelerimizi arayıp bulmanız sizi belki psikolojik rahatlatabilir ama,  doğru kapıyı bulunca şüphe duymadan içeri girmek için ısrarcı olmanız ilk adımdır... Düşünün ki;  siz başarsanız ve bu başarı için sizi günde 1000 kişi arasa, siz ne tepki verirdiniz? Üyelerimiz gün gelip YETER artık bile diyebilir. Ama biz hep yanınızdayız. Onun için isimleri kısaltıyoruz. Aslonan Gelişerek Değişim SİSTEMİDİR.

 

Aynı Üyemize ait 37.6 Kilo zayıflama sürecinde yazdığı başarı mektubunu ve resimli sunumunu görmek için TIKLAYINIZ


 

37.6 Kilo ZAYIFLAMA - Üç bin tane kitap okumuş, üç tane yazmış

 

« Geri