İŞTE GERÇEKLER !

XXXI-) 1.5 Ayda 15 Kilo :) Kilobekçiliği de işte böyle bir şey...

 

AÇIKLAMALAR

Aşağıdaki 10 farklı üyeye ve eski yıllara ait BAŞARI MEKTUPLARI, Ayrı-ayrı sayfalarda yayınlanmak yerine,  bu şekilde tek sayfada 10  Mektup birden yayınlanarak SİZ okurlara kolaylık sağlanmıştır. 

Bu orijinal hikayelerin hepsi, ciddi emek, çaba ve fedakârlıklar sonucu oluştuğu için, her biri çok kıymetlidir.

Lütfen sizde; Gerçeği görmek ve Dünya?da başka kalıcı ve Sağlıklı hiçbir farklı çözüm  olmadığını keşfetmek için sindire-sindire bu değişimleri ve gerçekleri okuyunuz. 

 *** Başarı Mektupları Orijinal hali ile eklendiği için imla ve yazım hataları olabilir.

*** Bazı Üyelerin ?Memuriyetleri? özel durumları ve kariyerleri gereği, gizlilik sözleşmesine uygun şekilde, İsimleri değiştirilmiş veya kısaltılmıştır.


*Bu içerik şifrelidir.  10 farklı sayfada bulunan başarı hikayesinde 30 Şifreyi bul gönder, Bedava üyelik için; ya Çekilişe katıl, yada direk  %10 İndirim Kazan.


 

XXXVI-) 1.5 Ayda 15 Kilo :)  Kilobekçiliği de işte böyle bir şey...

 

Görmediğiniz, gözlerinin içine bakıp konuşmadığınız, nasıl bir yaşam sürdüğünü ve nasıl bir aileye sahip olduğu hakkında hiçbir fikriniz olmadan tamamen karşılıksız ve içten bir ilişkinin varlığına inandım ben! Bir laf vardır, bazı şeyleri parayla satın alamazsınız diye. Kilobekçiliği de işte böyle bir şey. Bu hizmetin karşılığını rakamlarla ifade etmek mümkün değil.

 

Hayal kurmayı unuttuysanız ya da bir hayal nasıl kurulur bunu bilmiyorsanız öğrenmenin vakti geldi.

Ben uzun zamandan beri hayal kurmuyordum. Kilolarım yüzünden gençliğimin ilk yıllarında bırakmıştım hayal kurmayı. Sanki kilolarım hayatımın, hayallerimin önünde aşılamaz bir engeldi. Gözlerinizi aşağıya doğru indirdiğinizde ayak uçlarınızı görememenin nasıl bir duygu olduğunu belki bilmiyorsunuz. :)  Artık hayal kurabiliyorum. Geleceğe dair güzel düşlerim var. Her şeye artık ??KENDİMLE?? başlıyorum. Ben artık ?BENİ? seviyorum? İdeallerimden vazgeçmek eski ?Ben?de kaldı. Beni bu kadar değiştiren, hayata bu kadar pozitif bakmamı sağlayan süreç Oya hanımın beni ??Memnun oldum efendim, OMDER ailesine hoş geldiniz. Hayallerinin gerçek olmasını isteyen bir insanla daha tanışmanın mutluluğu ve gururu içerisindeyim.?? demesiyle başladı.

Ben de çoğu insan gibi arama motorunda zayıflamak için yeni çareler aramaktaydım. Tesadüfen rastladığım Vücudun Şifresi öncelikle içerik açısından iddialı bir site olması bakımından beni etkiledi. Başarı hikayeleri ve Halil beyin müthiş rekoru. Etkilenmemek elde değildi. Defalarca sitede dolaştım. Halil beyin fotoğraflarına tekrar tekrar baktım. Bu hızla bu kadar kilonun verilebileceğini aklım bir türlü almıyordu. Çünkü ben değil kilo vermek, yediklerime dikkat ettiğimi düşünsem bile bir beden daha genişliyordum. Artık vardığım nokta çok vahimdi. En çok da sağlığımdan endişelenmeye başlamıştım. 27 yaşımda 101.3 kiloya ulaşmıştım. Size okuması zor mu geldi. :) Şifre: VŞ 888  Aynalara bakamıyor kendimden kaçıyordum. Bunun bir kader olduğununa inanmaya başlamıştım. 46 beden kıyafetlerin içine bile sığamıyorsanız ne düşünebilirsiniz ki başka? Kostüm tasarımıyla uğraştığım için sinema ve dizi setlerinde yoğun çalışma koşullarından ötürü dengesiz öğün saatleri artık olağan bir durummuş gibi geliyordu. Bütün gün aç kalıp, bir o kadar da stresten sonra akşam masada ne varsa silip süpürmek ve doyduğum halde bitene kadar yemek günün en güzel anıydı benim için. Ama mutsuzluğum genişleyen bedenimle birlikte giderek büyüyordu (Kaybederken daha da fazla kaybeden oluyordum.) Kabullenmemeliydim bu halimi. Bir mucizeyi oturup beklersem o mucizenin hiç gelmeyeceğini nihayet anlamıştım. Bir mucize bulmuş muydum acaba? Klasik yöntemlerle mi karşılaşacaktım? Ya işe yaramazsa gibi soru işaretleriyle kilo bekçiliği sistemine katılmaya karar verdim. Kafamdaki soru işaretleri devam ettiğinden ilk karşılaştığım Dilek hanım?a panik bir halde sürekli sorular soruyordum, çünkü en başta kendine güveni olmayan bir insan, bir başkasına nasıl güvenebilirdi ki? Bu bir de internet ortamı olunca güvensizlik duygusu daha da artıyordu. Karşılıklı samimi diyaloglarla cesaretim daha da arttı ve işlemler tamamlandıktan sonra program günüm belirlendi. Ardından VÜCUDUN ŞİFRESİ geldi.

Hiçbir kelimesini atlamadan, özümseyerek, zamana yayarak okudum vücudun şifresi'ni. Okudukça ne kadar bilinçsizce beslendiğimin(-ki buna beslenmek denirse) farkına vardım. Kilolu olmanın ağır bedensel ve ruhsal yükü yetmezmiş gibi sektörleşmiş bir sistemin sömürüsüne şahit oldum okurken ve kendiminde farkında olmadan defalarca bu sömürüye maruz kaldığımı anladım. Unuttuğumuz, görmezden geldiğimiz ya da önemsemediğimiz bir beslenme alışkanlığının nelere sebep olduğunu daha iyi anlama fırsatını buldum bu kitapla. VÜCUDUN ŞİFRESİ? yle tamamen hazırdım artık geç kalınmış bir başlangıca.

Ve sonunda geldi çattı günlerdir beklediğim an! Kilobekçimle tanıştım. Kilobekçisi deyip geçmeyin. 2 ay sonunda hayatınızın bir parçası haline dönüşüveriyor :) Sevgili kilobekçim, sözcüklerim yetecek mi bakalım seni anlatmaya. İlk zamanlar ?Öğretmenim? diyordum sana. Şaka değil gerçekten hep öğrenciydim sağlıklı yaşam okulunda. Tüm geçmişimi, doğru bildiğim yanlışlarımı silip attım seninle? Önce duruşum değişti. Daha sağlam durmayı öğrendim senden, kararsızlıklarım gün geçtikçe kayboldu. ?Başaracaksın?,?Sana Güveniyorum? dediğinde hep güç verdin. Tanıştığımız gün kararlı olduğumu söylediğimde ?Ben de yüreğimi koyuyorum bu yola öyleyse? dedin ve sözünde durdun sonuna kadar. Başta sert olduğunu düşündüren tavırlarının ardındaki şefkati farketmekte geç kalmadım. İyi ki yapıcı eleştirilerde bulundun, doğruyu bulmama yardım ettin. Yoksa bugün Başarmış olarak yazamıyor olacaktım. Kendime örnek aldığım bir kilobekçim var benim. Ben böyle deyince hiç dayanamaz, çok mütevazidir kendileri. İltifatlara başlayınca ??Tamam tamam yeter bu kadar? diyerek son noktayı yine o koyar. Ona patron diye hitap ettiğimde ??Bu işin patronu da sensin işçisi de, unutma?? diyerek hayatımın sorumluluğunun bende olduğunu hatırlattığın için sana minnettarım. Ben aslında günlük yönlendirmeler ve programlar dışında özel paylaşımlar yaşayacağımızı hiç düşünmemiştim.

Sevgili Kilobekcim yazdıklarımdan çıkarttığın karakter analizinin beni  hayrete düşürdüğünü söylemem lazım. Bu durum sanki beni önceden de tanıyormmuşsun da uzun zamandan sonra tekrar görüşüyormuşuz hissi uyandırıyordu. Hayatıma dair yaptığım hataları fark ettirdin bana canım. Kilobekçiliğinin salt kilo verdirmekten ibaret olmadığını, bunun yanında hayata bakış açını ve bedenine saygıyı öğreten bir okul olduğunu öğrettin. Senin bana kattıkların hep olumlu oldu, olumsuz cümleler de yazardım eğer aksi olsaydı. O kadar absürt ve o kadar çok sorularım oldu ki hepsine sabırla cevap verdin. Her şeyi sorduğum için de bazılarına ?Ona da sen karar ver? diyerek beni kendi kararlarımı alabilmem için yönlendirdin.

Artık bedenimin neye ihtiyacı olduğunu biliyorum. Eski alışkanlıklarım bitti. Kendimi sevdirdin bana. Şimdiki masa dostlarımla çok daha eğlenceli öğünler yaşıyoruz sayende. Yeni bir damak zevkim oldu. Artık hareketi seviyorum, dans etmeyi seviyorum, bedenimi seviyorum. Bunu başka nasıl başarabilirdim ki. Bu kesinlikle bir HK Performans mucizesi. 1,5 ayda 15 kilo verdim. Artık imkansız olmadığını biliyorum ve kilo vermeye devam :) Yolum zor ve uzun, hedefim ise büyüktü. Kişisel olarak hazırlanan yaklaşımlar ve her geçen gün giden kiloları tartıda görmek, insanların hayret dolu bakışlarıyla nasıl başardın cümlelerini duymak, pantolonlarının üzerinde bollaşarak emanet duruşunu tebessümle izlemek ve onları keyifle giyerek dışarı çıkmak, hedefe ulaştığımda alışveriş çılgınlığı yapacağımı düşünerek alacaklarımın listesini hazırlamak :) Bu duyguları yaşamak çok ama çok güzel. Kilobekçim ve ben hedefe doğru kararlı adımlarla yolumuza devam ediyoruz.

Zehir miktarı hayatınızın felesefesi olarak benimsemişseniz, emin olun ki ihtiyacınızdan fazlasını tükettiğinizde zaten lokmalarınız zehir gibi geliyor :) Hemen midenizde fazlalık duygusuyla rahatsız oluyorsunuz. Şimdi düşünüyorum da, doyduğunu bildiğin halde yemeye devam etmek ne acı bir durummuş! Kendime ne kadar zarar vermişim anlık mutluluklar yaşamak uğruna. Şimdi hep huzurluyum, rahatım ve dinginim. Mutsuz olmak için bir sebebim yok, melankolik kimliğimden sıyrıldım ve güne gülümseyerek başlıyorum kilobekçim sayesinde. Görmediğiniz, gözlerinin içine bakıp konuşmadığınız, nasıl bir yaşam sürdüğünü ve nasıl bir aileye sahip olduğu hakkında hiçbir fikriniz olmadan tamamen karşılıksız ve içten bir ilişkinin varlığına inandım ben! Bir laf vardır, bazı şeyleri parayla satın alamazsınız diye. Kilobekçiliği de işte böyle bir şey. Bu hizmetin karşılığını rakamlarla ifade etmek mümkün değil.

Programımın bitmesine az bir süre kaldı. Aslında çoktan bitmiş olması gerekiyordu ama HK PERFORMANS?ın sürprizleri hiç bitmiyor :) Yaklaşık 1 aya yakın bir süre hediye ettiler bana. Sevgili öğretmenim Gelişerek değişim uzmanım, ben iyi bir öğrenciyim galiba :) Zaman azaldıkça, birlikteliğin sonu yaklaştıkça bir burukluk çöküyor üzerime. Kilobekcimin bana kattıklarının terazide bir karşılığı yok! Her eleştirin, her tavsiyen paha biçilmez değerde benim için. Hepsini sağlam ayaklar üzerinde gelecek güzel ve sağlıklı günlere taşıyacağım. Böylece dostluğumuz hiç bitmeyecek.

Sevgili kilobekçim, Halil Kargulu ve onun harika ekibi, nam-ı diğer sevgili ailem, bana verdiğiniz değer ve emekleriniz için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Zayıflamanın imkansız olmadığını bana yaşattığınız için çok mutluyum. Kilo sorunu olan insanlar bir an önce sizlerle tanışmalı.  Bu ailenin sadece kendi coğrafyamızla sınırlı kalmamasını diliyorum.

Sevgi ve saygılarımla

S. O.

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz. Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 

 

 

 


 


XXXII-) Yüksek Hemşire bir Üye  1 ayda  94'den 84 kiloya düşerken Değişimin  yansıması ve tecrübeleri...

 

 

?Ben aldığım eğitim dolayısı ile psikiyatri, her yaş grubu insan psikolojisi, hasta psikolojisi, insan ilişkileri, iletişim, kişiler arası iletişim, iletişim türleri, ekip anlayışı ve ilişkisi, empati, motivasyon, yönetim, kriz-kriz çözme, problem çözme vb. konuları zorlu dersler sayesinde öğrendim ve farklı gruplardan gelen, çok yüksek yüzdelerle kilolu olmak gibi aynı/benzer sorunları geçmişlerinde yaşayan insanlar yani bekçilerim çok büyük özveriyle yukarıda yazdıklarımı uygulamaya döküyorlar. Bunu takdir etmemek imkansız.

Yüksek Hemşire olan bir üyemizin "1 ay sonra KİLOBEKCİLİĞİ size bu güne kadar ne anlam ifade etti?" Sorusuna cevabı şu şekildedir;

Tanımınızda şöyle diyorsunuz; kişinin her daim yanında samimi bir dost, arkadaş, sırdaş ve en yakını olarak görebileceği ciddi bir destek hizmetidir. Gerek kişinin durumuna göre programların oluşturulması, gerekse bu programların devamı ve sürekliliğinin sağlanması için beyne format atmanıza destek olan/sağlayan, bunun ve her şey için yardımcı olan arkadaş diyebilirsiniz. evet yaklaşık tanım bu ve gerçekten böyleler. ama bu kadarla sınırlı kalabilir mi kilobekçiliği?

Bu tanım ilk bakıldığında çok iyi görünüyor ama içerik eksik değil mi? bence eksik. bence kilobekçiliği önce insan demek, bireyleri koşulsuz/şartsız sevmek, üstün performansla anlayış, önsezi, özveri ve emek demek çok derin empati ve hatta sempati demek. bu olguya sadece iş olarak bakılamaz. zaten sadece iş olarak görülüp de yapılamaz. Eğer böyle düşünülerek yapılsaydı insanlar üzerinde bu kadar başarılı olunamazdı bence. Duyarlılık ve yardım etmeyi gönülden sevip istemek gerek. örneğin anlık ve ivedi çözün üretmek, motivasyon sağlamak bile ciddi bir gelişim ve emek ister. Bütüncül yaklaşım ister.   Şifre: VŞ 836

Dediğiniz gibi kilo verme hususunda her konuda yardım var ve olmalı da zaten. çünkü hayatın bir yerindeki aksaklık değişen oranlarla bütünü etkiler.

Ben aldığım eğitim dolayısı ile psikiyatri, her yaş grubu insan psikolojisi, hasta psikolojisi, insan ilişkileri, iletişim, kişiler arası iletişim, iletişim türleri, ekip anlayışı ve ilişkisi, empati, motivasyon, yönetim, kriz-kriz çözme, problem çözme vb. konuları zorlu dersler sayesinde öğrendim ve farklı gruplardan gelen, çok yüksek yüzdelerle kilolu olmak gibi aynı/benzer sorunları geçmişlerinde yaşayan insanlar yani bekçilerim çok büyük özveriyle yukarıda yazdıklarımı uygulamaya döküyorlar. Bunu takdir etmemek imkansız.

Bu ve daha arttırılabilecek örneklerle yaptığınız tanım gerçekler yanında az bile kalır bence. Hoş gerçek tanımı biraz da bireyin kendisinin bulması, bu konuda düşünce gücünü kullanması iyidir aslında. Şuan yaptığım gibi...

Ama yapılan kilobekçiliği işi para verdim hizmet aldım mantığıyla ölçülebilecek kadar yüzeysel değildir. olamaz da. Böyle düşünen gerçekleri ya bilmiyor/bilmek istemiyordur ya da çok yüzeysel düşünüyordur bence. Beni ele almak gerekirse dışarıya karşı ciddi duvarları olan, genellikle sorunlarını paylaşmayan ve kendisi çözen biriyim. Programa başlamadan önce "e ben paylaşmam ki bir şeyimi, boşuna mı kayıt yaptırdım acaba" diye düşünmüştüm. Benim duvarlarımı sadece güven yıkar. Şuan kilobekçilerimle hemen hemen tüm sorunlarımı paylaşabiliyorum. Hem de başlamamdan kısa bir süre sonrasından beri. Güven intiba etmek gibi, zor olanı bu kadar kısa sürede başardıkları için ayrıca tebrik ederim. Bu güne kadar duvarlarımı çok az kişi yıkabilmiştir.

Kısaca bekçilerimden de bahsedip bitirmek istiyorum. Konu kendim, kendimi/ sorunumu ifade etmek olduğunda ilk iletişimi başlatmakta çekinirim (özellikle ilk günlerde, yeni tanışmanın verdiği bişey sanırım. bazen hala yaşarım).

Sevgili Denizcim her zaman hala bile bir sorun varsa gelecektir mantığında değildir. (bu diğerleri bu mantıkta demek değildir yanlış anlaşılmasın). Görür görmez hemen başlatır iletişimi ve derin bir gülümseme yaratır bende. onunla yaptığımız kilo verme işini sevmemek mümkün değil. çok içten, duyarlı, sevgi doludur. Sabır ve yumuşaklıkla hep ve tam destek, koruyucudur. Gerçekten çok büyük özveri gösteriyor.

Ahmet, hedef ve hedefe gidecek olan yoldur. bu yolda aksaklık yaratacak neden/bahane yoktur. Kızar bazen bana :) Tabi ki uyum-uyumsuzluk konularında. bakın kızmak tabirini özellikle kullandım; çünkü bunu yapmak/yapabilmek çok zordur bence. Hedefimiz olan konularda ciddi dille uyarmak hatta bazen kızmak için karşıdaki kişiyi çok önemsemek, hatta bazen kendimizmiş gibi sahiplenmek ve zarar görmesinden korkmamız gerek. Karşıdaki bireyin iyiliğini hatta bazen bireyin kendisinden bile çok istemek gerek. Ancak böyle düşünüp hisseden bazı kişiler karşılarındakine bunu anlatabilmek için gerçekler bazen acı gelse bile bu iletişim dilini kullanırlar. Bu bence gerçekten böyledir ve zordur ve Ahmet' te farkındamı bilmem işte böyle bir bekçi :). O kızdıkça beni ne kadar önemsediğini hissediyor/biliyorum.

Aylin, mantık ve profesyonellik işi ve bu işi daha iyi nasıl yapabilirim demek bence. Gerçekten profesyonel, girişimci, gerçekçi, geliştirici. kilobekçilerimle kendimi çok şanslı hissediyorum. Tam bir sinerji oluşturduğumuzu düşünüyorum. Onlarla gelişerek öğreniyorum.

Bu konuda Halil bey sizi atlayamam. Yanlış anlaşılmasın niyetim ne pohpohlamak ne de çok bilmişlik etmek. Ancak kilobekçiliği işi bir halkalar zinciri. Başarı bu halkalar bütününe bağlı bence. ortadaki iş, bu işi yapanlar (bekçilerim), iş veren/ işi oluşturanlar(siz), bu işi alanlar(bizler) halkalardır bence. İşte bu halkada sizi atlayamam. Bilirim ki her daim pozitif olmak, öyle kalmak ve karşıdaki bireye bunu yansıtmak zorlu bir iştir.

Bekçilerim böyleyse siz de böylesiniz demektir bence. İlki, çalışanlarınıza, onların psikolojisine ve ihtiyaçlarına gerçeklikle duyarlısınız demektir. Bunu yazıyorum çünkü bu ilk ayın ortalarında "ablama bu nasıl iştir sürekli pozitifler, her daim bu pozitif enerjiyi hissediyorum. hangi kurum, hangi iş veren bu kadarını başarabilmiştir ki? ilk kez görüyorum böyle bişey" diyerek bu konudaki mutlu şaşkınlığımı dile getirmiştim. Ben özel sektörde ve orda çalışma psikolojisinden çok çektim, zor çalıştımve hep korkuyla bakarım. Ama görüyorum ki kilo bekçilerim öyle değiller, Demek ki sizde bildiklerimden değilsiniz. Daha iyisi olabilir miydi diye düşündüm. Belki gece Kilobekçileri olabilir dedim kendi kendime. Ama 24 st. ulaşılabilecek bir telefon numarası var zaten kullanmak isteyene. Zaten düzenli hayatı bozmak gereksiz bence ( kendi adıma düzensiz hayattan ne çektiğimi bir ben bilirim :() daha iyisi olması için bir şey eklemeyeceğim yani. Bence çok iyi zaten. Bu konuda her şey için başta size ve ayrı ayrı kilo bekçilerime ve Hk Performans ekibine teşekkür ederim. iyi ki varsınız...

G. K.
 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 

 



XXXIII-) Azmin Sonu Zaferdir.  Ben ?BEN? i seviyorum artık  :)

Tabi ki programıma başlamadan, forumlarda Kilobekçiliğini araştırdım. Kimi makul buluyordu bu programı, kimi ise saçma. Saçma bulanların görüşü ise parayla kilo vermek kavramı idi. ?Bana da para verseler ben de bekçilik yaparım.? diyordu kimileri. Eee öyle olsaydı, kendilerine ve çevrelerinde bulunan ?şişmanlık hastalığını? yaşayan insanlara niye el atamamış bu insanlar, bu kadar basitti de? Bunu çok merak ediyorum doğrusu.. ?Doğru söz söyleyeni dokuz köyden kovarlar.? demişler ya, bu durum da böyle işte. Ortada iyi bir iş var ve kötü niyetli insanlar taş atmaya çalışıyorlar. Ama her ne kadar kötü niyetli insanlar olsa da, eminim ki bu sistemi tanıyıp, hakkını vererek bizzat tecrübe eden herkes sadece gülüp geçecek bu olumsuz eleştirilere. Şişmanlık hastası olan tüm insanlara diyeceğim tek şey, ?kilobekçiliği anlatılmaz, yaşanır.? demek olur ancak. :)

Ben ?BEN? i seviyorum artık... :)   Şifre: VŞ 848

Her şey bir tesadüf ile başladı. Umutlarımın tam da tükenme noktasında buldum onları ve hiç beklemediğim bir anda aileden oluverdim ben de. Aile diyorum; çünkü gerçekten sıcak, samimi bir yuva bu kurum. Sizi siz kadar tanıyan, sizi çok iyi anlayan insanlar kilo bekçileri... Onlar da ?şişmanlık hastalığını? bilen, bizzat tecrübe edip, çözümü ?vücudun şifresi?ni çözmekle bulmuş kişiler.. Beni en cezbeden yönleri de bu oldu zaten. Onlar da benim hissettiklerimi hissettiler zamanında, onlar da acı çektiler bu hastalık yüzünden.. Siz de sizi siz kadar tanıyan, anlayan birilerinin olmasını istemez miydiniz? İsterdiniz tabi ki.. İşte, ben bunu buldum Omder ailesinde.

14 gün önce 1.65cm ve 83 kilo iken şimdi 76 kiloyum. Bana benden fazla olan inançları ve destekleri daha yolun başında iken tam 7 kilo vermemi sağladı. Sadece 14 günde kurtuldum bu 7 kilodan ve her giden kilo bana tonlarca mutluluk ile döndü. Tartıya sabırsızlıkla çıkıyorum artık; tartıyı bu kadar çok seveceğim aklıma bile gelmezdi :) Ama oldu işte Kilobekçiliği sayesinde. Hem de gayet sağlıklı, bir o kadar da keyifli bir halde. O kadar çok şey öğrendim ki şu kısacık zamanda, bir öğretmen olarak bu konuda bu kadar eksik olduğumu bilmiyordum. En basitinden, hislerimin kontrolünde yaşamıyorum ama artık, ?hislerim benim kontrolümde?. Yemek için yaşamıyorum, yaşamak için yiyorum ve beynimde ?kilo? kavramına dair yanlış ya da eksik ne kadar bilgi kirliliği varsa, silip attık kilo bekçim Aylin?le.. Bunların hepsi, bana benden fazla olan inançları ve her zaman yanımda olduklarını hissettirmeleri ile gerçekleşti. Daha birlikte geçireceğimiz 36 gün var önümüzde ve o kadar eminim ki; 36 gün sonra, ?işte başardık biz? diyeceğiz Aylin?le... Bundan daha güzel bir mutluluk olamaz herhalde.

Tabi ki programıma başlamadan, forumlarda Kilobekçiliğini araştırdım. Kimi makul buluyordu bu programı, kimi ise saçma. Saçma bulanların görüşü ise parayla kilo verme kavramı idi. ?Bana da para verseler ben de bekçilik yaparım.? diyordu kimileri. Ee öyle olsaydı, kendilerine ve çevrelerinde bulunan ?şişmanlık hastalığını? yaşayan insanlara niye el atamamış bu insanlar bu kadar basitti de? Bunu çok merak ediyorum doğrusu.. ?Doğru söz söyleyeni dokuz köyden kovarlar.? demişler ya, bu durum da böyle işte. Ortada iyi bir iş var ve kötü niyetli insanlar taş atmaya çalışıyorlar. Ama her ne kadar kötü niyetli insanlar olsa da, eminim ki bu sistemi tanıyıp, hakkını vererek bizzat tecrübe eden herkes sadece gülüp geçecek bu olumsuz eleştirilere. Şişmanlık hastası olan tüm insanlara diyeceğim tek şey, ?kilobekçiliği anlatılmaz, yaşanır.? demek olur ancak. :)

Başta Aylin, Oya ve Buket Hanım olmak üzere, bana öğretilen her şey için sonsuz teşekkürler sunuyorum. Omder Ailesine sağlıklı, kalıcı bir yaşam biçimi isteyen herkesi davet ediyorum.. Kesinlikle pişman olmayacaksınız, tek pişmanlığınız onları geç tanımış olmak olacak sadece..

Sevgi ve saygılarımla,

G. B.


Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 


 


XXXIV-) 1 Ayda 13 kilo OMDER ailesi ile tanışmadan önce bu kadar kısa sürede asla veremezdim.

...Bazı sitelerde de yöntem hakkında iyi şeyler okumuyordum ama yine de kararlıydım. Onlar kitapta hiç bir şeyin yazmadığını, sadece ticari amaçla yazıldığını düşünmüşler. Mucize diyet listesi aramışlar. Oysa piyasada binlercesi var..  Halbu ki kitap bizi sisteme hazırlıyordu. Kararlı olmayı, ümitlenmeyi, başarının Kaf Dağı'nın ardında olmadığını, Mucizenin kendi içimizde olduğunu anlatıyordu?

KİLOBEKCİSİ, BEN VE HAYALLERİM

Söze nerden ve nasıl başlayacağımı bilemiyorum? Siz bana umutlarımı geri verdiniz, hayallerimi gerçekleştirmeyi öğrettiniz. Yaşama sevincimi geri getirdiniz.  Kaybettiğim
güven duygusunu verdiniz. Daha da önemlisi sağlıklı yaşamayı öğrettiniz.

Vücuduma yüklediğim kilolarımı ömrümün sonuna kadar taşıyacağım endişesiyle internette dolaşırken tesadüfen rastladım Halil beyin sitesine.  Defalarca okudum. Sistemi daha iyi anlamak için kitabı aldım. Bir yandan da internette araştırıyordum. Bazı sitelerde de yöntem hakkında iyi şeyler okumuyordum ama yine de kararlıydım.  Onlar kitapta hiç bir şeyin yazmadığını, sadece ticari amaçla yazıldığını düşünmüşler. Mucize diyet listesi aramışlar, oysa piyasada binlercesi var..  Halbuki kitap bizi sisteme hazırlıyordu. Kararlı olmayı, ümitlenmeyi, başarının Kaf dağının ardında olmadığını, Mucizenin kendimizde olduğunu anlatıyordu.

Benim için yepyeni bir başlangıç diye düşünmeye başladım.  Arkadaşlarıma anlattım, onlara pek inandırıcı gelmedi, hem İnternetten, hem de bu kadar kısa sürede kilo vermek sakıncalı diye. A.ma ben yine de kararlıydım katılmaya. Eşimin bile haberi yoktu bilsin istemiyordum. Daha önceki diyetlerimin sonu hep hüsranla bitmiştir.  Diyete başlamak düşüncesi bile strese sokuyordu beni..  Diyetim en fazla bir iki hafta sürerdi.  İkinci doğumdan sonra daha da kilo almıştım.  Bir türlü gitmek bilmiyorlardı. Kilolu olmak sosyal yaşantımı da çok etkiliyordu. Hafta sonları ailece bir yerlere gitmek istemiyordum. Eşime sen çocukları al gezdir benim evde işim var deyip geçiştiriyordum?  Bu penguene benzeyen halimle dışarı çıkmak istemiyordum. İyi ki de arkadaşlarımın sözünü dinlememişim, şimdi ise imrenerek bakıyorlar. Bir ay ne kadar çabuk geçti anlamadım. Her günü ayrı bir heyecandı benim için.

Kilobekçim Aylin Hanımı sanki çok uzun süredir tanıyormuşum gibi sıcak, ilgili, tatlı dilli, esprili...  En büyük destekçim gerçekten. Yorulduğumda, karamsar olduğum zamanlarda onun sözleri bana güç verdi. İlk başladığımda sanki okula gidiyormuşum gibi hissettim gelişerek öğrenerek zayıflıyordum .  Bir ayda 13 kilo OMDER ailesi ile tanışmadan önce bu kadar kısa sürede asla veremezdim.  Sanki rüyadayım 13 kilo gitmiş.  Daha durmak yok kendimi mutlu hissedeceğim kiloya kadar.  Yolda bir arkadaşıma rastladım hayretle beni uzun uzun inceledi gözlerine inanmadı nasıl oldu bu diye. Ben de kilobekçimle yaptık dedim. Görenlerin şaşırmaları beni hem sevindiriyor hem de gayretlendiriyor. Artık sıkılmadan dışarıya çıkabiliyorum.   
Şifre: VŞ 855

Eşimin yanında daha da rahatım. Allah (cc) sizden razı olsun. Siz var yaaa harikasınız?

A. O.

 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 


 


XXXV-) Kitap yorumu olarak yazılmış ancak bizce bu bir BAŞARI hikayesi Tabiki anlayana...

 
Bu kitap bana vücudumu tanıttı. Sanki dedi ki ?Bak Elif işte bu vücudun, sen onun her istediğini yaptın yıllardır, o ne isterse verdin, ama aslında şımarık bir çocuğun her istediğini yapan anne gibi hiç de iyi bir şey yapmadın? Şimdi seni üzdükçe üzüyor ve değiştirmek için son şanslarını kullanıyorsun, dikkat et... Bu sefer de beceremezsen galiba hiç beceremeyeceksin, bu onu tanıman için en iyi yol?. Herkesin vücudunun şifresi başka, zaten şifre de insanın kendinde, kendini çözmek, anlamak istemesinde. Benim şifrem şu ki: O son yediğim, beni mutlu ettiğini sandığım yiyecekler aslında beni öldürüyor, hem ruhen hem bedenen? Mutluluk verdiğini sandığım şeylerin asıl yaptıklarını hem vücudumu tanıyarak hem de etkilerini bir daha bir daha düşünerek çözdüm. Takıntılarımın çoğundan kurtuldum, kalanlarla cebelleşiyorum, tıpkı eskiden olduğu gibi? Ama tek bir farkla, bu sefer bu işi kökünden çözeceğimi biliyorum? Çünkü bu sefer değişen yemekler ve uygulamalar değil, benim.

  

Benim Şifrem

 
Kendimi bildim bileli kilolarla, daha doğrusu yemeklerle cebelleşiyorum. Çok küçük yaştan kilo almaya, tombullaşmaya meyilliydim. Ergenlik yıllarımdan önce de tombul bir kız olunca, bari ergenliğe zayıf gireyim ve kilo sorunu hayatımdan çıksın diye Kuşhan kliniğine gittim. Orda verdiğim 3-4 kilo, daha sonra kendimin verdiği 5 kilodan sonra 1 sene içinde 40 kilo alarak hayatımı kararttım diyebilirim. Gerisi sadece kiloyla ve yemeklerle savaş? Amerika gibi insan haklarının aranabildiği, arandığında da bulunabildiği bir yerde yaşasaydım Muzaffer Kuşhan?ı çoktan mahkemeye vermiştim aslında. Kilo almak, yemekle benim aramdaki bir mesele olabilir ama bunda hiçbir tahlil yapmadan 60 yaşındaki insanla aynı uygulamayı yapan doktorun etkisi yadsınamaz.

 
Uzun lafın kısası o seneden sonra denemediğim zayıflama metodu kalmadı. Kilolu olmanın sosyal, fiziksel, duygusal her türlü aşamasını geçirdim. Nispeten çoğunu kolay atlattım ama gençliğimi de çöpe attım. Kiloyla ve zayıflama yöntemleriyle o kadar cebelleştim ki artık bu konuda konuşmak bile beni sıkar olmuştu. Ayrıca anladığım bir şey daha vardı ki ne metot uygularsam uygulayayım yine kendimle baş başa idim. Akupunktur örneğin, e ben acıkmıyordum ki zaten sadece yemeyi seviyordum, onun için böyle sıkı bir liste uygularken yapılan 2-3 iğnenin bana bir katkısı olmuyordu. Diyetisyen diyelim; evet nispeten daha çok yemek seçeneğim vardı ama haftadan haftaya diyetisyenle görüştükten sonra yine kendimle ve açgözlülüğümle kalıyordum. Sonra düşündüm, bu durumda kendimi değiştirmem gerekiyordu. Psikolog ve psikiyatra yöneldim önce. Ancak tek söylenen kendimi değiştirmem gerektiği, yemekle ilişkimin derinliklerine inmem gerektiğiydi. İyi ama nasıl? Kendi bilgilerimi kullanarak ve kendimi değiştirerek 20 kilo vermiştim ama tıkanmıştım artık, tek başıma cebelleşecek gücüm kalmamıştı. Hipnozu bile denedim ve sonuç tam bir fiyaskoydu.

 
Tam ilaç kullanmaya başlamayı düşünürken, bunu düşünüp bir yandan da kendime inanamazken ve de gerçekten artık hayatımı, kilomu değiştirecek bir mucize için beklerken Halil Kargulu ve kitabıyla tanıştım. Hem de öyle bir tanışma ki bu kitabı okuyup, hatmedip, sindirip, ona inanıp bir de uygulatacaktım. Halil Bey'in eşi Sedef Hanım'la ilk karşılaştığımızda Diyet ve sporla kilo verilmez? demişti bana. Açıkçası ne demek istediğini o an pek anlayamamıştım. Üstüne üstlük ortada 1 günde 7 kilo gibi bir rekor olunca kitaba ve uygulamaya karşı bir önyargı oluşmadı desem yalan olur. E dedim o zaman bu yöntem nedir?

 
Ve kitabı bitirdim? Ve evet, su içerek, spor yaparak, diyet yaparak kilo verilmez? Kilo kendine inanarak, kilo kıyafetini taşımayı hak etmediğini bilerek, hayatın acısını mutluluğunu yemekten çıkarmayarak verilir. Hedefe uyarak, kaybederken kazanarak, ruh ve bedene format atarak, yemek zevkinden mahrum kalmayıp zehir miktar tüketerek, suyu lıkır lıkır içerek değil çiğneyerek verilir, bunları yaparken hayal ederek, inanarak verilir? Kilo aslında vücudumuzu çöplük gibi kullanmayarak verilir. Kitap birçok diyetisyen ve doktor gibi bunları ağzına pelesenk etmek yerine ince ince açıklıyor. Yemeğe karşı o kadar iradesi ve gücü olsa zaten kilolu olmayacak insanlara ?hadi buyur, yol bu? demiyor, elinden alıp götürüyor. Anlatımı içten, arkasından şişko diye bağırılınca yastığa kapanıp ağlayan çocuktan, bedenleri büyürken dünyaları küçülen insanlara kadar kilolu olmanın bütün acı tarafları sakınılmadan yazılmış. Şişman ve mutlu diye bir şey yok. Ha her zayıf olan mutlu mu, belki değil ama en azından olur ha bir gün hayattan KAYBETSELER bile estetikten, sağlıktan KAZANIYORLAR. Bunu yapamayanlar da beceriksizliklerinin acısını yemeklerden çıkarıp, daha çok acı çekip utanıp, bu artan acıyı daha fazla yemekten çıkarıyor. Olan da hem zavallı ruh halimize hem de bedenimize oluyor.

 
Bu kitap bana vücudumu tanıttı. Sanki dedi ki ?Bak Elif işte bu vücudun, sen onun her istediğini yaptın yıllardır, o ne isterse verdin, ama aslında şımarık bir çocuğun her istediğini yapan anne gibi hiç de iyi bir şey yapmadın? Şimdi seni üzdükçe üzüyor ve değiştirmek için son şanslarını kullanıyorsun, dikkat et... Bu sefer de beceremezsen galiba hiç beceremeyeceksin, bu onu tanıman için en iyi yol?. Herkesin vücudunun şifresi başka, zaten şifre de insanın kendinde, kendini çözmek, anlamak istemesinde. Benim şifrem şu ki: O son yediğim, beni mutlu ettiğini sandığım yiyecekler aslında beni öldürüyor, hem ruhen hem bedenen? Mutluluk verdiğini sandığım şeylerin asıl yaptıklarını hem vücudumu tanıyarak hem de etkilerini bir daha bir daha düşünerek çözdüm. Takıntılarımın çoğundan kurtuldum, kalanlarla cebelleşiyorum, tıpkı eskiden olduğu gibi? Ama tek bir farkla, bu sefer bu işi kökünden çözeceğimi biliyorum? Çünkü bu sefer değişen yemekler ve uygulamalar değil, benim.

 
Şişman insan mutsuz insan, o da daha iyi tüketiciyse, ben artık çok kötü bir tüketiciyim. Müdavimi olduğum marketler için bu kötü bir haber olabilir, Kuşhan?ın beni elleriyle gönderdiği diğer zayıflama yöntemleri de.  Elimde torbalar evde onları yiyeceğimi düşünürkenki mutluluğum aslında ne zavallıymış. O çöpe attığım günlerim için üzülüyorum ve biliyorum ki onlar bana hala yasak değil ama zehir miktar, malum her şeyin fazlası zarar, suyun bile.

 
Kilobekçisi kavramına gelince? Bence bu dâhiyane bir buluş. Tam da kilo vermek isteyen bir insanın ihtiyacı olan şey, ne ?aman bir dilimden bir şey olmaz? diyecek, ne de ?ayı gibi yedin, daha yeme? diyecek biri. O zorlu kilo verme yolunda, kilo verenle gülecek, kaçamaklarda bilgilendirecek, destek olacak ama asla kendine güvenini sarsmayacak biri. Kilo verenin tam da ihtiyacı olan inanç ve güveni aşılayacak, mümkünse kendi de o kilo denen illetle cebelleşmiş biri. Karşısındakinin aç karnını değil ama aç ruhunu doyuracak, onun metabolizmasına suç atmayıp, yaşam tarzını yargılamadan dinleyecek, dinleyip anlayacak ve bunların ışığında yol gösterecek biri, ama öyle bir yol göstermek ki elini bir gün kilo verenden çektiğinde artık ideal kilosundaki o insan o yoldan bir daha dönmeyecek. Bu da yolculuk boyunca kilobekçisinin gösterdiği başarıya bağlı. Karşısındakinin tek, en önemli, en değerli olduğunu hissettirecek biri. Hayatında böyle biri varken hala kilo veremeyen bir insan ya aptaldır ya da hayatı boyunca çekeceği bir algı problemi ve hayatının her alanına yansıyacak bir iradesizliği vardır.

 
Kitapla ilgili değil ama kitabın sunumuyla ilgili şöyle bir sorun olabilir ki; Su, spor, diyet, az az ye sık sık ye, kalori hesabı? Bunlarla kilo verilmez denip, üstünde de 10 günde 15 kilo yazınca insanlarda önyargı oluşturabiliyor. Ama aslında zahmet edip, alınıp okunduğunda bunların her biri detayıyla açıklanmış. Ancak malum, zihinleri bu zahmete girecek kadar açık olmayan, hiçbir şey yapmadan sadece eleştiren, kilo nedir bilmeden ahkâm kesen, literatür dışına çıkmak istemeyen insanları susturmak için, aslında kitabın zaten ?Su iç, az ye, kaloriyi hesaplayacaksan da şunlara dikkat et, diyet değil ama sağlıklı beslenme, spor şart? dediğini ama bunları bambaşka şekillerle ve yöntemlerle yap dediğini anlatmak gerekebilir. Sağlıklı ve hızlı zayıflamak diye bir şey vardır ve hızlı zayıflamanın sağladığı sağlığın ilk durağı da insan psikolojisidir.

 
Bir şey daha düşündüm ki; ruhen, bedenen yeni bir başlangıç, hedefe uyum, kaybederken kazanmak ve hisler gibi kavramlar kitabın sonuna doğru yer alıyor. Başında ise daha genel ve bilgilendirici konular var. Aslında insanlar kitabın ilk sayfalarında sarsılıp, yanlışlarını fark edip, kendilerini toparlamaları gerektiğinin önemini anlasalar, devamında gelen bilgilendirici ve çarpıcı gerçekleri kendilerine uygulayarak daha da sindirirler diye düşünüyorum. Çünkü insanların kendileri değiştirmediği sürece bilgiler, tarifler, gerçekler, algılarını maalesef açmıyor ve mucize etkisi yapmıyor.

 
Ama ne olursa olsun ben çok şanslıymışım ki bu kitabı okudum ve sadece kendim için bundan sonra herkes uyanıkken ben uyumuyorum, herkes sağlığı estetiği için dikkatli olurken, ben aptal değilim, kafamı yemeklere gömmüyorumJ

E. T.

 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 



 
  XXXVII-) ?Kilo Verme Harekatı?.   İlk adımda 34 günde 23,50 Kg verdim.

?Kilo vermek istiyor musunuz? İstemiyor musunuz? Sorusunu kendinize sormaya bağlı. Bu soruya vereceğiniz cevaplardan biri yarım yamalak bir tavırla söylenmişse henüz buna hazır olmadığınızı size söylemem gerekir ve ne kadar uğraşırsanız uğraşın kilo vermeniz imkansızdır. En azından daimi vermeniz mümkün değildir. Ama verdiğiniz cevap yürekten ve beyinden geliyorsa bilin ki siz kilo vermeye başlamışsınızdır.

                   Kilo Verme Harekatı.   KİLOBEKCİLİĞİ

OMDER Ailesi ile tanışmam tesadüf eseri internette gezinmem neticesinde oldu. Uzun zamandır spor yapmama rağmen, yemek yemedeki disiplin eksikliği bu kararı almama neden oldu. Bir şeylerim eksikti ama bu tam olarak neydi ve bunu nasıl gerçekleştirecektim.

Vücudun Şifresi kitabını edindim. Kitabı 2 kez okuyarak tamamladım. Nerede eksik olduğumu o kitabı okuyunca gayet açık şekilde anladım. Yalnız bunu bir de konuşarak, gün gün görüşerek devam ettireceğim en az 1 aylık bir programla pekiştirmek istedim.

Yalnız bu kararı vermeden önce beynimde yapmak istediğim şeyi oturttum. Ben kilo vermek istiyordum, ben tıpkı çocukluk yıllarımdaki gibi ince ve o yakışıklı, her giydiğim elbisenin üzerime yakıştığı günleri özlemiştim. O kadar çok özlemiştim ki dünyadaki her akılcı çözümü uygulamaktan geri kaçınmayacaktım. Yani önce beynimde bir düzenleme yaptım. Bu düzenlemenin adı ?Kilo Verme Harekatı?, ikinci adımı ise ?Verilen Kiloları Tekrar almayacak şekilde Hayatı Keyfiyle Yaşama? tarzını ortaya koymak idi.

İlk adımda 34 günde 23,50 Kg verdim. Bunu yaparken günde 1,5 saatten az olmamak üzere spor yaptım ve kilobekçim  tarafından verilen programlara sadık kaldım. Bazen programları kendime uyumlu hale soktum. Tek hedefim maksimum kilo vermek, bunu yaparken de sağlıklı kalmak ve bezginlik yaşamamak idi.

Kilo vermeyi herkes çok zor bir dönem olarak düşünüyor. Ben bu fikre tamamen karşıyım. Kilo vermenin kilo almaktan daha kolay olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim. Bundan büyük bir keyfin olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kilo verebilme sadece ve sadece kendi azim ve kararlılığımıza, hedefe olan uyumumuza bağlıdır.

Kilo vermek istiyor musunuz? İstemiyor musunuz? sorusunu kendinize sormaya bağlı. Bu soruya vereceğiniz cevaplardan biri yarım yamalak bir tavırla söylenmişse henüz buna hazır olmadığınızı size söylemem gerekir ve ne kadar uğraşırsanız uğraşın kilo vermeniz imkansızdır. En azından daimi vermeniz mümkün değildir. Ama verdiğiniz cevap yürekten ve beyinden geliyorsa bilin ki siz kilo vermeye başlamışsınızdır.

Vücudunuzu tanımak, besin aldığında etkilerini bilmek ve ölçmek, önce kişinin kendisinin haiz olması gereken bir bilgidir. Bu bilgi hayat boyu size yardımcı olacaktır. Çünkü her insanın dinamikleri farklıdır. Mucizevi çözümlerin olmadığı, kilo verme sürecinin beden-ruh bütünleşmesine bağlı olduğunun anlaşılması gerekmektedir.

Bu mısraları okuyorsanız ve özünü idrak etmişseniz, kararlıysanız, aklınızı kilo vermeye kitlemişseniz, birbirinden güzel giysileri giymek için can atıyorsanız, dolaşırken kendinizden emin, beğenildiğinizi düşünerek ve bilerek geziniyorsanız, yemek yediğinizde bir daha kilo almayacağınıza inanmışsanız, bedeninizi terbiye etmişseniz, bu uyumu sağlamışsanız sizden daha mutlu bir insan olmadığını da anlamanız gerekir. En mutlu ve en sağlıklı sizsiniz.

Omder Ailesine teşekkür ederim. Bu denli yararlı bir kurumun başarılarının devamını diler, çağımızın ve pek muhtemel gelecek yüzyılında en büyük sorunu olan git gide kilo alma (obezite, obez yaşam) sürecini yaşayan insanlara yardımlarının devamını beklerim.

Haydi gereksiz Kilolarınıza son verme zamanı, kendinize iyi davranma zamanı?

Saygı ve sevgilerimle,

Z. T.

 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 


 



 

 

XXXVIII-) Kilo bekciligi sisteminden cok memnunum. 

Anlatılmaz kesinlikle YAŞANIR...

 

...Bu vesileyle kilo bekcimi kilo bekcisi diye adlandirmaktan ziyade saglikli yasamayi öğreten bir öğretmen olarak adlandirmayi tercih ediyorum...

 

Benim için KİLOBEKCİLİĞİ 

Bugun itibariyle kilo bekciligi kavrami hakkindaki dusuncem tamamiyle degisti. Dogrusu Vucudun Şifresi kitabini okurken olsun, uyelik surecinde olsun kilobekciligini yanlis algilamisim, tamamen ismin verdigi manaya takilmisim. Ama kilobekçim ile aramizda gecen bugünkü konusmada kendisinin amacinin benim hizli, az, cok kilo vermis olmam degil benim saglikli yasamayi, dogru tercihleri yapabilmeyi ogrenmemi saglamak. Buna bagli olarak da verilen kilolar da işin ekstradan hediyesi olacak.

Esasinda kisinin dusuncelerinin kilolarini verip verememe gibi kaygilardan uzaklastirilip dogru yasam bicimini olusturmaya kaydirilmasi, gercekte asil istegi olan kilo vermeye de yardimci oluyor. Çünkü o kaygilar strese sebep olup kilo verme surecini zora sokabiliyor.

Bu vesileyle kilo bekcimi kilobekcisi diye adlandirmaktan ziyade saglikli yasamayi ogreten bir ogretmen olarak adlandirmayi tercih ediyorum. 

Diğer uyelerin sureclerini okudugumda kilobekçileriyle uzun zamanli diyaloglar gerceklestirdiklerini goruyorum. Belki de sismanligin yaninda ruhi bunalimlar da yasayan insanlar icin boylesi diyaloglar cok gereklidir. Bu manada manevi destege ihtiyac duyuyorlardir. Duyduklarim ve okdugum kadariyla kilobekcilerinin gunlerini yardima ihtiyac insanlari icin yasamalarini cok takdir ediyorum.  

Kilobekciligi sisteminden cok memnunum. Kilo vermeyi cok isityordum, icimde azim de vardi ama bir turlu basaramiyordum. Hep kendi kendime benim bir desteğe ihtiyacim var diyordum. O destegi yakinlarimdan bekledim fakat onlarin destekleri biraz az ye sözcükleriyle baslayinca destekten ziyade kösteğe bel bagladigimi fark edip hemen vazgeciyordum. Kilobekcilerinin  pozitif eğilimleri, dogru yönlendirmeleri icimde zaten var olan, sadece bir el bekleyen azmimi güclendiriyor. Kilobekcimle her gun görüşebilmek bu calismayi güncel tutmada bana yardimci oluyor.

Bu isin en enteresan yani da hic tanimadigin bir insanin, sana hayatindaki en buyuk problemi aşmanda, en onemli desteği vermesi. Kilobekcisini tanimamiş olmak benim icin bir avantaj çünkü tanıdıklarımla kilolarim hakkinda konusmaktan pek hoslanmiyorum.

Genel olarak ben beklentilerim ve bulduklarim itibariyle herseyden cok memnunum. Sabriniza ve emeginize cok tesekku ediyorum, ozellikle de Kilobekçim'e. 

H. G. 

 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz.

Bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 

 

 

XXXIX-) Kilobekciliğinin üye gözünde değerlendirilmesi... Yaşamadan Anlatılmayan bir kavram KİLOBEKCİLİĞİ

 

 

"Kilobekçiliği" için- kesinlikle "bekçi" kavramının çok dışında - kişinin sadece kilo verme değil, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmesi sürecinde kişiye yoldaşlık eden bir dost, bir yol gösterici, bir motivatörün eşliğinde yeni bir hayat görüşü kazanmasına, kendisini tanımasına, kendisinde saklı olan cevapları bulmasına yardımcı olan online sistem diyebilirim.

 

Başlangıçta benim için çeşitli handikapları olan hatta biraz havada kalan bir kavram olan bir sistem iken "vücudun şifresi " kitabını okuduktan sonra netleşen ve denemeye değer bulduğum bir uygulama oldu. "Kilobekçisi" kelime anlamı dahilinde, bende çok sıcak bir çağrışım yapmamış olsa da (ve hala bu ismin yerine başka, daha sıcak ve sempatik bir isim arayışı içinde olsam da) müşteri danışmanı Dilek hanımla ilk olarak msnde konuşmaya başladığımızda bu çağrışımın yarattığı endişenin ne kadar gerçekten uzak olduğunu farkettim. Online bir sistemin bu süreçte ne kadar, ne ölçüde yardımcı olabileceğini hala sorgularken karşılaştığım bu sıcak ilgi karşısında gerçekten iyi bir karar verdiğimi anladım. Sonrasındaki süreçte de sistemin ne kadar profesyonel bir yaklaşım içinde, kişinin bu sürece hazır olduğundan emin olmadan, maddi kaygılar içinde hareket etmediğini  gördüğümde kararım doğruluğundan daha da emin oldum.

 

Kilobekçim'le  tanışmadan önce ise aklımdaki tek soru işareti bu sürecin nasıl işlediğiydi. Kesinlikle işliyordu ama nasıl? Kitapta yazılı olan yorumların hepsi bu doğrultudaydı, internette yaptığım araştırmalar da okuduğum yorumlar da bunu doğrular nitelikteydi ama ihtiyaç duyduğum yardımı nasıl ve ne şekilde talep edecektim, ne konuşacaktım bilmiyordum. Ne zaman ki kilobekçim'le tanıştım, o zaman bu sürecin, bu işbirliğinin, desteğin tamamıyla ve her anlamda kişiye özel olduğunu anladım. Bu sadece benim de değil bizim sürecimizdi artık. Kurallarını bizim beraber belirlediğimiz bir oyun gibi... zorlukları olduğu kadar eğlencesi de olan, olası mızıkçılık hallerinde oyunu bırakmamam için bana oyunun ne kadar zevkli ve keyifli olduğunu üşenmeden, yorulmadan anlatacak bir oyun arkadaşı gibi...

 

Kilobekçim ile  ilgili olarak söyleyebileceğim çok şey var aslında... Hiç tanımadığınız biri ile tamamıyla kendinize özel ve çok hassas olduğunuz bir konuya dair  gerçek  ve verimli bir paylaşımda bulunmak için karşınızdaki kişiye kesinlikle güvenebilmeniz gerekiyor ki kilobekçim bu konuda bana hiç zorluk yaşatmadı. Uzun yıllar boyunca psikologlar ve psikiyatristlerle terapi deneyimim olduğu için karşımdaki kişinin yeterliliğini, işine verdiği önemi, iletişim yeteneğini -kendi çapımda bile olsa- değerlendirebildiğime inanıyorum; ve bu bağlamda da kilobekçimle çok tatmin edici bir süreci paylaştığımıza inanıyorum.

 

 

Son olarak da sistemde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.


E.Ü.

 

Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz. Detaylı bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 

 

 

XL-)  Hayatımda rejim yapma özürlü bir tombiş olarak, hürlüğü, özgürlüğü...

 

...Bir de bu sistemde sohbet ettiğim, kafama takılanları bana anlatan, sistemi bana asıl öğreten kişi yani geçmişte gıcık olduğum kilobekçimin etkin iletişimci olması çok önemli.

 

...Yani özet olarak, sistem insana mucizenin kendi elinde olduğunu ve kilobekçisiyle bu mucizeyi bulabilmesi için, iç yolculuk yapmasını sağlıyor... ve benim gibi haylaz, uslanmaz, şımarık kişileri bile iyi beslenebilmeye teşvik ediyor. Daha ne olsun...

 

Kilobekçiliği bana göre nedir?

 

Düşüncelerimize değer verip iç eleştiri yapmanız çok güzel... Kilobekçiliği bana göre nedir? Kişiye göre değişir, basit ama kompleks, kolay ama güç bir sistemde olduğumu düşündüm.  Aslında benim mantığımla kilobekçiliği mantığının aynı olduğunu kilobekçimle tanışınca anladım. Kitap çok bilimsel bir dille yazılmış. Okurken aklıma atp, metabolizma gibi kavramları diğer okuyucuların nasıl ve ne şekilde yorumlayacakları gelmedi değil.

 

Hadi ben bunları biliyordum, bilmeme rağmen ne çok eksiğim olduğunu anladım. Ama hiç bilmeyen adamlar bundan ne anlayacaklar diye sormadım değil kendime.  Ben ilk etapta yorumlardan sürekli benim peşimde dolaşacak, aman onu yeme, bunu yeme diyecek bir tip olacağını düşünmüştüm. Zaten erkek olduğunu duyunca şok yaşadım. Şimdi kilobekçime neyi nasıl anlatacağım diye düşünmeden geçemedim.

 

Herkese onun etkin bir iletişimci olduğunu belirtmişimdir, bunu anlamam ilk bir hafta sonra oldu. Baktım ki öyle peşimde dolanan bir tip yok. Konunun özetini şöyle bir cümleyle özetleyebilirim. bu da çok argo bir dil olabilir  ''buraya bir amaç için geldin, ben sana yön gösteririm, destek olurum ama karar senin, mucize sensin, sen istersen olacak, istemezsen, enayisin'' kilobekçim hiçbir zaman benim kadar kaba değil, böyle demez ama olayın özü budur.  İkinci hafta ben bunu fark ettim. O aralar kilobekçim'e ısınmamışım, öyle kardiş falan değiliz, ben gıcığım ya; sanıyorum ki o da gıcık oluyor. Diyorum ki içimden, ne kadar profesyonel, bana uyuz olsa da, grip olduğumda ne yapacağımı bile söylüyor, zavallı gıcık diyorum kendi kendime. Sonra baktım ki, benim hep iyiliğimi düşünüyor, bilemem artık onun hedefi de bu mudur, işle alakalı mı yapıyor, yok yok dedim kendime. İnsan bir şeyi sevmeden yapamaz. Sırf iş için, benim gibi, kilolar harici her şeyden konuşan her şeye dil uzatan bir öküzle uğraşılamaz. :) (öküzleri severim bu arada, çok tatlı oluyorlar) sistemde mükemmel bir doğruluk var, kayıtsız şartsız inanıyorum, çünkü biliyorum. Bazı besinler, bazı gıdalarla tüketilmeli, suyu zayıflayacağım diye, memleketi kıtlığa düşürecek kadar içmemeli, çok yersen acıkırsın, insülin lipolisisi yavaşlatır, insülini salgılatacak mamullerden uzak durmalı, hadi uzak durmadık diyelim, acıkınca, bunun insülin salınımından olduğunu bilecek ve geçici bir durum olduğunu düşünecek, her şeyden yiyebilir insan, yeter ki zararın içerikte değil, ne kadar da olduğunu bilsin. O yüzden hürsün, özgürsün, en azından kendinsin. Sizin sisteminizi takdir ediyorum.

 

Hayatımda rejim yapma özürlü bir tombiş olarak, hürlüğü, özgürlüğü, yiyeceklerimi benim seçimime bırakmanızı falan, sistem gerçekten kişilik gelişimi için bile etkili. Tabii kişi kendini bilirse, kişinin beklentileri önemli. Beklenti mucizeyse ve bu da başkalarında yada sistemde aranıyorsa, havasını alacaktır. Bir de bu sistemde sohbet ettiğim, kafama takılanları bana anlatan, sistemi bana asıl öğreten kişi yani geçmişte gıcık olduğum kilobekçimin etkin iletişimci olması çok önemli.  Kilobekçim mükemmel mi? Hayır... Diğer üyeleri olmasa çok daha iyi olurdu. Siz yine bunu değerlendirmeye almayın, çünkü ben çok bencil ve paylaşımcı olmayan biriyim bu konuda. İsterim ki, ben sadece onunla konuşuyorsam, o da sadece benimle konuşsun. Yani başka üyesi olmasın, sadece ben olayım. Bunu isterdim ne yalan söyleyeyim. Neyse, benim kilobekçimle olan diyalogum, iletişimim gayet güzeldi. Onu gerçekten çok başarılı buluyorum, adil, prensipli, zeki ve iyi niyetli. Beynim formatlandıysa, işte bu yüzden formatlanmıştır.

 

Neyse gelelim sistemle ve kilobekçiliği ile ilgili yapacağım geliştirici eleştirilere;


*Bence popüler reklamlardan uzak durmak gerekiyor, özellikle bu sistemde popüleritenin hiç işi yok, evet, Halil Bey siz kısa zamanda çok kilo vermiş olabilirsiniz, ama nete şöyle bir baktım da, insanlar bunu duyunca, hadi oradan olmuşlar. Yani belki başaracak bir sürü insan var, ama bu olayın abartı olduğunu düşünüp, başlamama sebebi de olabiliyor.


*Ayrıca bir şey vardır, insanların beklentileri ne kadar çoksa, o kadar mutsuz olurlar. İşte, insanların beklentileri netteki reklamlarda çok yükseliyor. İnsanlar mucize bekliyor o reklamları görüp. bu da insanlarda hedefe uyumda, ne hedefi, hedef koymada bile problem çıkarabilir. Olması gereken nedir peki? Daha az reklam mı? Tabiki hayır, ama mucize reklamlardan da değil.

 

* KİLOBEKCİSİ İsmi çok kötü, kilobekçisi nedir??? Valla isminizin kötü olduğunu ilk günden bugüne düşünüyorum.   Bir de olumlu eleştiriler var.


* Kişiler çok iyi seçilmiş, yani kilobekçimi bu işe nasıl seçtiniz, nasıl ettiniz bilmiyorum ama, tam bu işe yönelik, sabırlı, prensipli, disiplinli. bu konuda tebrikler.


*Bu işin artıları olduğu kadar riskleri ve sıkıntıları da var, tüm bunları göğüsleyebilmek ve müteşebbis olmakta takdire şayan.


*Sistemdeki takip ve disiplin de çok güzel.

 
*Web tasarım bence çok hoş.

 
Yani özet olarak, sistem insana mucizenin kendi elinde olduğunu ve kilobekçisiyle bu mucizeyi bulabilmesi için, iç yolculuk yapmasını sağlıyor...
Şifre: VŞ 898 ve benim gibi haylaz, uslanmaz, şımarık kişileri bile iyi beslenebilmeye teşvik ediyor. daha ne olsun...


Sizleri seviyorummm, en kısa zamanda görüşmek dileğiyle, beni unutmayın çünkü tekrar geleceğim. Araba almasam hiç gitmeyecektim gerçi ama:) Olsun İstanbul'da da görüşeceğiz nasıl olsa. kendinize çok iyi bakın...

 

Y. Ö.


 Not:
zayıflama başarı hikayeleri  28 Günde 13.8 kilo vermek  ve zayıflama başarıları ve çok daha fazlası   28 Günde 13.8 kilo vermek -zayıflama başarı öyküleri 29 Günde 11.6 kilo hızlı zayıflama ile   diyet başarı öyküleri ayrıca diyet başarı hikayeleri ve çok daha fazlasını  diğer resim arşivlerimizden ve yorumlu hikayelerden bulabilirsiniz. 

43 Günde 15 Kg kilo verme başarıları gibi daha pek çok gerçeği öğrenmek

42 Günde 17.5 kilo verme başarı hikayeleri ve  55 Günde 15.2 kilo verme başarı öyküleri hızlı sağlıklı kalıcı zayıflama ve kilo verme grafikleri için ayıca
50 Günde 16.1 Hızlı kilo vermeyi başaranlar ve 126 Günde 34.6 hızlı kilo vermeyi başaranların hikayeleri 'ni  GRAFİKLER/ANKETLER sayfamızı ayrıca incelemenizi tavsiye ederiz.

 

ETİKET: HK Performans, HK Performans çalışmaları, HK Performans kurumsal çalışmaları, HK Performans zayıflama hizmeti, HK Performans zayıflama sistemi, sağlıklı ve kalıcı zayıflama, gelişerek zayıflama modeli, online zayıflama sistemi, online kilobekçiliği, online kilobekçiliği üyelik, online kilobekçiliği yorumları, online kilobekçiliği ile zayıflayanlar, online kilobekçiliği üye yorumları

 

« Geri