İŞTE GERÇEKLER !

Kilobekçiliği RUHA dokunmaktır...

                                                                                             

    Kilobekçiliği ruha dokunmaktır...

 

İnternette umutsuzca dolaşırken rastladım sitenize. Önce inanamadım okuduklarıma; bunlar gerçek miydi, yoksa yine birileri boş umutlar vaat edip para tuzakları mı hazırlamışlardı?  Doldurdum üyelik formunu çok da düşünmeden. O günün akşamında Sedef hanım aradı. Sesindeki enerji telefondan fışkırıyordu. Kitabı edinmeye ikna oldum sadece. Çünkü beni engelleyen bir sürü başarısız ve olumsuz deneyim yaşanmıştı geçmişte. Hem sadece bir kitap kocaman bir kitaplıkta çok da yer işgal etmeyecekti, eğer cazip gelmezse. Kitabı çoğu kitapçıyı gezdiğim, sipariş de ettiğim halde bulamayıp bir gün bir markette gezinirken  buldum aldım. Rejim yapmak, zayıflamaya çalışmak ne kadar olumsuz bir yer edinmiş ki bilinçaltımda  kitabı okumama bile engel oluyordu. Ara ara okumaya başladım, yavaştan okudukça nasıl bir kısır döngünün içinde olduğumu fark ettim. Başarısız olduğum için bugüne kadar hep kendimi suçlamıştım, iradesizliğimi sabırsızlığımı... Ama şimdi beni bu hale getiren herkesi, her şeyi suçlar olmuştum. Benim yaşadıklarıma benzer şeyler yaşanmış, aslında  tek ben değilmişim sabahları kadın programlarında boy gösterip kendini dr zanneden akapunkturculara inanan. Kulak akapunkturu olmadı, vücut akapunkturu; o olmadı mamalar, o da olmadı hipnoz, o da olmadı "eee yapacak bir şey yok, sen iradesizsen onlar ne yapsın! Sen en iyi psikologa git!" yaklaşımıyla kendine olan güvenini, neşesini kaybetmiş  hasta bir ruh ve katlanarak alınmış kilolar... Aslında yalnız olmadığını anlamak moral de olmuştu az da olsa; tek ben değilmişim, bunu bilmek?


Bu kitapta benim yaşadıklarım anlatılıyor ve biliniyorsa çözüm de vardır deyip sisteme üye olmaya karar verdim. Üyelik için maddi sıkıntıyı hallettik. Çünkü biliyorum ki; bir insan bir şeyi isterse yapar. Ben üye olmayı istedim ve bir yolunu buldum ama zayıflamayı istediğime halâ emin değilimdim. Üyeliğin başlamasıyla birlikte sınırlanma başlayacak, beni bu dünyada mutlu eden tek şey olduğunu düşündüğüm yemek yeme özgürlüğüm elimden gidecekti. Sinirlenince ya da sıkılınca yapabilecek bir şeyim olmadığı için önce çok mutsuz olacak, sonrasında da bulunduğum duruma isyan edip bilindik düşünce kaosunun içinde buluverecektim kendimi; ama olması gereken buydu. Zayıflamam gerekiyordu, isteyerek ya da yasaklarla, zorla bir şekilde olmalıydı. Hem belki kilobekçim beni ikna edebilirdi. Sonuçta onlar bir sürü insana yardımcı olmuşlardı. Bu işi biliyorlardı. Onlara güveniyordum. İçimdeki bunca çatışmayla, belki farkında değildim, bir depresyonun tam ortasında başladı üyeliğim.

 

Ciddi bir formata ihtiyaç var, bu kesin ama nasıl olacak? Karnım acıktığı için ya da ihtiyacım olduğu için yemek yemedim ben hiçbir zaman; ya canım sıkıldığı için,  çok stresli ya da sinirli olduğum zamanlarda, kendimi kaybettiğim için yemek yedim. Peki hayatımdaki bu kocaman boşluğu nasıl dolduracaktım...

Benimle ilgilenecek kişinin işi zordu. Bana göre karşısındaki insan zayıflamayı istediğine bile emin değildi. Bugüne kadar sağlığı için hiç bir çaba sarf etmemiş, az biraz estetik kaygıdan ve mükemmeliyetçi kişiliğinden zayıflamayı istiyor olabilirdi. Hepsi bu; bir hedefi yoktu en başta. Sürekli mutsuz, umutsuz, karamsar ve iş kolik biri (bu iş koliklik yapacak hiçbir şeyim olmamasından kaynaklanıyordu, ne özel  ne de sosyal hayatım var çünkü), zihninde kendi oluşturduğu aşamadığı çözemediği kör düğümler, kara delikler olan biri?

 

Ruhuma ilk dokunuş, ilk öğretiler ilk Kilobekçimden  gelmeye başlamıştı; canım benim her sabah aynı nezaketle beni selamlayıp, her gün yaklaşık aynı sorulara, aynı mutsuz ve umutsuzluğa çare olmaya çalışıyordu. Onun umutsuz olmadığı çok netti ama ben de azcık kendime güvensem ve ruhumu özgür bıraksam, işini kolaylaştırsam olmuyordu sanki...

 
İlk programla birlikte kilo vermeye başladım. Tamam ama bunun da diğerlerinden farkı yoktu benim için; yasakçı ve kuralcı bir zihniyetle kilo vermeye öyle alışmışım ki  yeni bir tarzı kabul etmiyordu sanki zihnim. 2 aylık üyeliğim bitmek üzere yaklaşık bir 15 kilo verildi. Ama hala formata yaklaşılamamıştı, önce üyeliğimi 1 ay daha uzatıp bir mola istedim. Bu mola tabi  ki özgürce yemek yiyebilmek içindi. Öyle yaptım. Yaklaşık 2 ay sonra üyeliğe tekrar başladık kaldığımız yerden. Ah Kilobekçim bir gün bile onun mızmızlandığına şahit olmadım. Annem bile aynı şeyi iki defa duymaktan hoşlanmazken Kilobekçim benden her gün aynı şeyleri duyuyordu.  Gün içinde yaşadığım hayata dair her şeyi konuşabiliyorduk. Ama her gün ikindi gibi  benim karnım aç, benim canım sıkıldı,  ben simit yemek istiyorum, ekmek yemek istiyorum,  ben neden zayıflayamıyorum gibi konuları konuşmadan da günü bitirmiyorduk. Sadece yemek ve yemek yiyememeye kilitlenmiştim. Spor yapmamak için de  bin bir bahane tabi ki ama o bunca olumsuzluğuma rağmen her seferinde yeni çözümler söylemeye, yeni şeyler öğretmeye devam etti. Bu bir aylık sürede ben 5 kilo daha vermiştim. Toplamda 20 kilo olmasına rağmen ama halâ formatın kenarından geçememiştik. Çünkü bunca yıl o kadar çok yanlış yönlendirilmişim ki farklılığı bir türlü kabul edemiyordum.  Üyeliğimi 2 ay daha uzattım, yine bir mola. Mola sırasında tıpkı öncekiler gibi yeme canavarına dönüşmüştüm. Sanki hiçbir şey öğrenmemiş gibiydim. Biliyordum ki bu sistem tamdı. Onlara güvenim tamdı. Şimdi bir değişiklik yoktu düşünce yapımda belki ama bir gün mutlaka olacaktı. Bu emek, Kilobekçimin dokunuşları boşa gitmeyecekti. Toplamda 20 kilo vermiştim. Bu bir başarıydı ama olumsuzluğa o kadar kilitlenmişim ki buna sevinmekten çok 'nasıl 15 kilo daha veririm' derdindeydim.

 

Moladan sonra kilobekçim değişti, bu isabetli bir karardı mutlaka ama, ilk Kilobekçim?den ayrılış üzücüydü.

İkinci dokunuşlar Kilobekçim'den gelmeye başladı. O da bir eğitimci edasıyla ve nezaketiyle içinden bulunduğum durumdan çıkarmaya çalışıyordu beni? Ama işin zor kısmı kalmıştı 20 kilodan sonrası baya zordu. Hiç olmadığım kilolara inmeye çalışıyorduk ve ben halâ zayıflamak isteyip istemediğime karar vermediğim için sürekli kendime sabotajlar yapıyordum. Bu da kilo vermemi yavaşlatıyordu, hız düştüğü için de sabrım zorlanıyordu. Ben sürekli bir olumsuzlukla Kilobekçim'e giderken, o da sürekli yeni bir çözüm, yeni bir örnek, yeni bir hikâye ile bana dönüyordu. Bunlar zihnimde yer ediniyordu mutlaka ama ben fark etmiyordum belki de?


Son dokunuşlar akşamları Elif?ten gelmeye başlamıştı. Ben ne kadar olumsuz, karamsarsam, ekrandan yansıyan bir pozitiflikle karşımdaydı ve güzel bir yer göstermeye çalışıyordu bana. Elif?te kendimi bulmuştum galiba. Ara ara dedikodu bile edebiliyorduk, çok yakınım oluvermişti. Onun dokunuşları iyi geliyordu ruhuma, kendime güvenimi geri getiriyordu. Elif?e bir gün dedim ki:  ?Sanki bir labirentteyim, her yerimde kendi koyduğum engeller var. Sürekli onlara çarpıyorum. Sen tutmuşsun elimden, Kilobekçim tutmuş ama ben ısrarla çıkmak istemiyorum sanki? demiştim. O da bana ?Mutlaka çıkacaksın, çıkmaman için kendi koyduğun engellerden başka bir sebep var mı?? demişti. Ve öyle de oldu. Bir gün program dışı yapılmış bir kahvaltıdan sonra, kendi kendime bir karar verdim. Artık abartılı ve fazla  yemeyecektim. Karar o kadar net iletilmişti ki beyne, her şey netleşmeye başlamıştı. Evet artık zayıflamak istiyordum. Üyeliğim bitmesine 2 haftadan az kalmıştı ama ilk defa kendimi umutlu ve mutlu hissediyordum. Artık zayıflamak istiyordum ve bu zamana kadar öğretilenler, gün yüzüne çıkmaya başlamıştı. Bu karar ve hedefle hızla kilo verdim. Bir mucize gibiydi, bahsedilen format bu olmalıydı. Nasılsın sorusuna artık ben de Kilobekçim  gibi 'SÜPERİM' diyebiliyordum ve böyle hissediyordum. Biraz tersten olmuştu, geç olmuştu ama temiz olmuştu. Artık üyeliğimin bitmesinden korkmuyordum, kendi ayaklarımın üzerinde durabilecek duruma gelmiştim, kendim bile inanamıyordum bu değişime ama onlar inanıyorlardı. En başta inandıkları gibi, yılmadan bunu bana aylarca söylemişlerdi.

Evet toplamda 26 kilo verdim( hedefe sadece 9 kilo kaldı ). Bu başarının tek sebebi ben kendime güvenmesem de bu sistemdeki herkese güvenip ısrar etmemdi, ben yıldığımda yılmayan bir kadroyla birlikte olmamdı,  Kilobekçimin nezaketi ve öğreticiliğiyle,  Elif?in motivasyonuyla, Hakan?ın fırçalarıyla ve en baştan sona kadar her başım sıkıştığında, bazen sırf konuşmak için konuştuğum, ahizeden fışkıran enerjisiyle Sedef Hanım?ın ruhuma dokunuşlarıydı. Benimki bir zayıflama programından çok ruh iyileştirme programı olmuştu. Ruhunuz sağlıklıysa mutluysanız, hayata umutla ve hedefle bakabiliyorsanız, her şey yoluna girerdi ve bu yolda kilolar sizinle birlikte yol almazlar, bir yerlerde sizden uzaklaşırlardı...

 
Teşekkür az kalacak mutlaka ama teşekkürler HK PERFORMANS ailesi, teşekkürler  Elif, Hakan, Kilobekçim ismini sayamadığım tüm nöbetçi ve yardımcı kilobekçileri, teşekkürler Sedef hanım ve Halil bey .
Şimdilik hoşçakalın.

 

        

Y. Ş.


Not: Üyelerimiz gün içinde bilgi alma amaçlı sık sık aranabildiği için iş yapamaz hale geldiklerini belirtmişlerdir. Bundan dolayı isimlerini kısaltıyoruz. Detaylı bilgi almak için BİZİ ARAYINIZ.

HK Performans Eğitim ve Danışmanlık 

Artık sağlıklı ve kalıcı zayıflamak isteyenlerin güvenilir bir kalıcı zayıflama adresi var. Artık sağlıklı ve kalıcı zayıflamak hayal değil; gerçeğe dönüşümü çarpıcı örneklerle kanıtlanmış eğitici ve eğlenceli bir yolculuk. Bu sisteme giren herkes sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın, gelişerek değişimin ayrıcalığına varıyor. Bu ayrıcalıklardan siz de yararlanın.
 

ETİKET: Kilobekçiliği, online kilobekçiliği, online zayıflama,kilobekçiliği üyelik, online kilobekçiliği üyelik,online kilobekçiliği başvuru, online kilobekçiliği üye yorumları, online kilobekçiliği zayıflama başarıları, kilobekçiliği sistemi, sağlıklı zayıflama, kalıcı zayıflama, en başarılı zayıflama yöntemi, en çok zayıflatan yöntem, en çok tercih edilen zayıflama yöntemi, en güvenilir zayıflama yöntemi, sağlıklı ve kalıcı zayıflama, zayıflama yorumları, zayıflama tavsiyeleri, kilobekçiliği tavsiyeleri, kilobekçiliği başvuru

« Geri