Basında Vücudun Şifresi
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
| Vücudun Şifresi En Çok Satanlarda | |
| Canlı Yayın Programları |
| Tün Kanalların Ana Haberleri |
| ATV Esra Ceyhan |
| Kanal D Seda Sayan |
| Show Saba Tümer |
| ATV Savaş Ay |
| Kelebek Hülya Avşar |
| Kanal A Hayatın Rengi |
| Kanal A Güne Başlarken |

Halil KARGULU : Üstün Performans Danışmanı ve Dünyanın en hızlı ve farklı sürelerde en çok zayıflayan İnsanı; Dünyanın, en iyi zayıflama ve profesyonel takip kontrol sistemi olan 7/24 sınırsız destek felsefesinde kurulan "Online Kilobekciliği" sisteminin Kurucusu, "Omder" başkanı ve TSK Milli takımı Kondisyoner & Performans Danışmanı ayrıca "Vucudun Şifresi 1-2 " Kitap yazarı...
ÖZGEÇMİŞ VE ÖZGELECEK...
1976 Ankara doğumlu Halil Kargulu. Dünya zayıflama rekortmeni ve üstün Performans Danışmanı olarak, Gönlünü, yüreğini ve beynini işine adamış, vasat yöntemleri, küçük dükkancı düşünceleri değil, hep en iyi olmayı hedeflemiş ve bunun mücadelesini vermiştir. Düşlediği her şeyde başarıya ulaşabilmek için, günlük ve anlık çalışmalarında hedefe uyumlu olmaya gayret etmiş; genç, girişimci ve araştırmacı bir kişilik olarak, özel zayıflama programları gerçekleştirmiştir. Halil Kargulu, sağlığından ödün vermeden, dünyanın en hızlı ve farklı sürelerde en çok zayıflayabilen ünvanını hak edecek sonuçlarla, Guinness Rekorlar Kitabına 67121 başvuru ve 62787 üyelik numarası ile adaylık kaydını yaptırmış, idealist ve araştırmacı bir kişiliktir.
İmkansız; henüz keşfedilmemiş olandır ve asla imkansız değildir!!! H.K.
Bugüne kadar gerçekleştirdiğim bazı çalışmalarımın temelinde sabır, azim, cesaret, bilgi, kararlılık ve genelden farklı olarak değişik düşünebilme yeteneği mevcut olup, bu temel unsurlar bir araya geldiğinde, inanması güç ve imkansız gibi görülen bazı gerçekler ortaya çıkmaktadır. Tamamlanan başarılı sonuçların gerçek sebebi; benim, hormonel yapımın farklı özellikler taşıyor olması değil, kendime olan inancımla, kullandığım değişik metot, ürün ve yöntemlerle, düşündüklerimin gerçekleşmesi için sürekli çaba göstermiş olmamdır. Yoksa zayıflamak için farklı, özel bir metabolizmaya sahip değilim. Benim tek farkım çalışmalarım, araştırma ve gözlemlerimdir. Bir şeyi ancak ve ancak kendime ispat edebildiğimde, oldu kabul ederim. Kendime olan inancım, başka her şeye ve herkese olan inancımdan kuvvetlidir.
Kendi özgeçmişinde, tıp bilimi ile ilgili hiçbir eğitim almamış, uzman olmayan, hatta doktor bile olmayan birinin bunu nasıl başarmış olabileceğinin, çok tartışma götürür bir konu olduğunun farkındayım. Ama günümüzde, hayatı boyunca kilo problemi ile yaşamak zorunda kalmış insanların büyük bir çoğunluğu, emin olun bir uzman kadar zayıflama bilgisine sahiptir. Hatta hiç kilo problemi olmayanlar bile, gerek sevdiklerinin bu sorunu yaşıyor olmasından, gerekse medya kanalı ile bir dolu bilgi aktarabilecek düzeydedir. O halde konusunda uzman bu kadar insan varken, hatta kilolu ya da zayıf, herkes bu kadar bilgi sahibi olmuşken neden dünya hızla şişman bir toplum olmaya doğru gidiyor? İşte kilit soru da bu olmalı zaten. Demek ki bir şeyler yanlış biliniyor, yanlış aktarılıyor ve yanlış yönlendirilmekte. Ve tüm bu yanlışları, bizler de birbirimize aktarıyor ve çözümsüzlüğe birçok aday daha kazandırıyoruz.
Çocukluğumda, çok sevdiğim bir yakınımız, bana dev boyutlarda bir silgi armağan etmişti. Üzerinde "BÜYÜK HATALAR İÇİN" yazıyordu. Ve bana "Bunu sana derslerini yaparken oluşan yanlışlarını sil diye vermiyorum. Bunu sana, hayatında karşına çıkacak hataların her zaman çok küçük ve basit olamayacağını, tekrarlandıkça büyüyerek devleşeceğini unutma diye veriyorum. Ve gün gelecek, senin de üzerinde büyük hatalar için yazan, dev bir silgiye ihtiyacın olacak, işte o zaman hata ne kadar kocamansa, o kadar kocaman da bir silgi olabileceğini hatırlayacaksın" demişti. Bu çocukluğumda aldığım en güzel hediye ve derslerden biriydi. Yanlış ne kadar büyümüş olursa olsun, bir yerlerde büyük silgiler yaratanlar da mutlaka olacaktı. Ben de, her zaman o vizyon sahibi insanlardan biri olmak istedim.
Farklı düşünebilme, farklı algılayabilme, olaylara farklı gözlerle bakabilme özelliğimle, çalışmalarımda uygulanabilirlik yaratabilmeyi kendime ilke edindim. Ne yaparsam yapayım, ama her yaptığım işte en iyi olma azmi ile hayatıma yön verdim. Zayıflama çalışmalarımda da bunun için bu kadar kararlı ve başarılı oldum. Çünkü çoğu insanın göremediğini, sistem dışında biri olarak, sistemi çok daha derin ve çok daha farklı analiz edebilecek bir inançla değerlendirmekteyim.
Bu konuda gerekli eğitimleri almış, konusunda uzman olan insanların, çalışmalarımı değerlendirmeleri ve destek olmaları gerekirken "Biz 7 yıl boşuna mı okuduk?" diyerek çözüme ulaşmış insanları yok farz etmelerini şüphe ile karşılıyorum. Ve onlara asla mümkün olmayanı başarmış, yürekleriyle, inançlarıyla, bağımsızlıkları için mücadele ederek kazanmayı öğretebilmiş bir liderin sözleriyle cevap vermek istiyorum.
"Fikirler cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Bazı insanlar; değil 7 yıl, 70 yıl eğitim alsalar da, imkansızı başarmış bir halktan, bir ulustan geldiklerini unutacaklar gibi görünüyor. Turgut Özakman'ın yazdığı "Şu Çılgın Türkler" kitabını ilk okuduğumda bundan daha çok yakışan bir kitap ismi olamaz diye düşünmüştüm. Yüreğiyle, inancıyla, cesaretiyle, boyun eğmezliğiyle, hürriyete ulaşabilen; samimi, sıcak, biraz deli dolu, biraz başını her taşın altına koyan, biraz da, akıl almaz gözü kara cesareti olan bir halktık biz "Şu Çılgın Türk'ler" Ve ben de böyle bir ulusun evladı olmaktan bir kez daha gurur duymuştum okurken.
O halde beni eleştirecek, topa tutacak olan herkese zaten kendimi anlatmış oluyorum, kimliğimde Türkiye Cumhuriyeti yazarken.
Evet ben de imkansızı başarabilirim, evet ben de bir Çılgın Türk'üm işte.
Kaldı ki; bazı insanlar matematiğin gizemlerini, bilimin yalın gerçekliğini keşfedebilmek için yüksekokullara giderler, yıllarca eğitim alırlar. Ancak ve maalesef kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını, ne kadar etkin olabileceğini öğrenmekten ısrarla kaçarlar. Galileo dünya yuvarlaktır dediğinde bir cerrahtı ve bunun için işkenceye uğradı, Edison ampülü geliştirirken, yakınları tarafından toplumla ilgisi olmayan bir anti-sosyal olarak suçlandı. Yaratıcılık baltalanırken, genel olanın uyuşukluğu ve tüketiciliği ön plana çıkarıldı.
Bireyci ve yaratıcı olma konusunda, felsefesine hayranlık duyduğum Amerikalı yazar Ayn Rand 'in ülkemizde "Hayatın Kaynağı" ismiyle yayınlanan "The Fountainhead" adlı kitabından küçük bir alıntı yapmak istiyorum.
"Yaratıcı düşüncenin temel ihtiyacı, bağımsızlıktır. Mantık yürüten zihin, herhangi bir tür zorlama altında çalışamaz. Kısıtlanamaz, feda edilemez, başka amaç ve düşüncelere boyun eğemez. Gerek işlerlilikte, gerekse amaçta, tam bir bağımsızlık ister. Bir yaratıcı için, insanlarla olan ilişkilerinin tümü ikinci plandadır. İnsanlara en yüce sevabın, başarmak değil, vermek olduğu öğretilmiştir. Oysa insan keşfedilmemiş bir şeyi veremez. Yaratıcı düşüncenin ihtiyaçları, ilerde yararlanacak herkesin ihtiyacından önce gelmek zorundadır. Oysa bize, kendi üretmediği hediyeleri dağıtan adamı, o hediyeleri mümkün kılandan daha çok takdir etmek öğretilmiştir. Bir yardım, bir hayır olayını överiz. Bir başarı karşısında, omuz silkip geçeriz. Oysa yaratıcı, farklı görüşteki adamdır. İnsanlara akıntıyla birlikte yüzmenin iyi olduğu söylenir. Yaratıcı ise akıntıya karşı yüzen adamdır. İnsanlarla bir arada durmanın bir sevap olduğu öğretilir. Ama yaratıcı tek başına duran adamdır. Tarihin başlangıcından bu yana, iki hasım her zaman karşı karşıyadır. Biri yaratıcı, diğeri elden düşmecidir.
İlk yaratıcı tekerleği icat ettiği anda, ilk elden düşmeci buna tepki göstermiştir."
Ve yazar felsefesini açıklarken, benim de kesinlikle kalben inandığım bir önsözle yorum getiriliyor.
"Eğer insanlar kendi mahvoluşlarının kaynağını anlarlarsa, eğer insanlar kendilerini mücadelelerinden en büyüğüne, AKLIN MUTLAKLIĞI mücadelesine adarlarsa ve eğer insanlar "insan aklı üzerine olan her türlü zalimliğin ilelebet düşmanı" olmaya karar verirlerse; 21.yüzyıl bir kez daha büyük bir şansa sahip olacaktır. Eğer akılcı insanlar isyan etmezse, eski-yeni mistikler kazanacaktır."
Konumuza dönmek gerekirse, bugün bilimsel gerçekler adı altında bize dayatılan, işe yaramaz yöntemleri ve bu zayıflama-ma kısır döngüsünü savunanlar, yaratıcı farklılığını ortaya koymuş bireylere saldırırken, ellerindeki silah aşağı yukarı hep aynı olmuştur.
"Dengeli, sağlıklı ve bilimsel yolla zayıflama" gibi sözlerle başlayan her cümle, her zaman hedefi bulan etkin bir silahtır. Bu uzmanların, kendi aralarında bile benimsemedikleri teoriler, çoğu zaman taban tabana zıttır. Ama hepsi de, en dengeli, en sağlıklı ve en bilimselinin kendi teorileri olduğunu iddia ederler. O halde çok kullanılan bu toplumsal silahı biraz tersine çevirmek gerekiyor. Sayın İlgililer, dengeli ve sağlıklı olma söylemlerini lütfen bunları yaşayan bizlere, sıradan vatandaşa bırakın ve bilimsel olma yönünde araştırmalar yapın. Bilim adamı, bilimsel ifadelerle en iyi hitabeti yapan, söz söyleme sanatı uzmanları değil, araştıran, gözlemleyen, bulan, geliştiren ve çözüm üreten insanlar olmalıdır.
Halk arasında "Taş taşüstüne koymak" diye bir deyim vardır. O halde lütfen mevcut taşları övmeyi ya da yermeyi bir kenara bırakalım ve biraz da taş taş üstüne koyalım. Korkarım ki, sizler söz sanatında uzmanlaşırken, benim gibi pratik ve kesin çözüm üreten araştırmacıların sayısı ve farklılıkları her geçen gün daha da artacaktır.
Unutmayın ki bizler "Şu Çılgın Türk'leriz."
Benim kilo problemi ile tanışmam, birçoklarımız gibi estetik kaygılar ya da sağlık sorunları dolayısı ile yaşananlardan kaynaklanmadı. Geçmişte kilo ağırlığına dayalı müsabakaları olan bazı Uzakdoğu sporları ile ilgilendim. 1.70 boy, bir gram bile fazla yağı olmayan çok fit ve ideal kilomda, atletik biri olarak 64 kiloya sahipken, rakiplerime karşı avantaj sağlayabilmek için kısa sürelerde 10 kilo kadar zayıflayıp 54 kiloya kadar düşerek, iki sıklet alt müsabakalara katıldım. Bu süreçlerde, çok güçlü, kesinlikle halsiz, bitkin kalmadan, ayakta durabilecek ve müsabakalarda maksimum performans ile çok enerjik kalarak, üstelik açlık hissetmeden başarılı olacak bazı yöntemleri araştırdım.
Bu yöntemlerle 1996 yıllarında kendi branşımda ciddi sonuçlar almış bir araştırmacı olarak, hızlı ve sağlıklı zayıflama konusundaki ilk kesin deneyimlerimi o yıllarda yaşamış oldum. Sonraki süreçlerde planlama ve gözlemlerimi sürekli geliştirerek denemelerime devam ettim.
Araştırma ve çalışmalarımda, performans odaklı içeriklere yoğunlaşarak, kişinin zihinsel, sinirsel, fiziksel ve duygusal performansını maksimum seviyeye çıkartmak için gerekli analizlerle, hedefe uyumlu olmak için çaba gösterdim.
Bugün uygulanan zayıflama programlarında, geçen sürede yaşanan, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk gibi olumsuz etkileri pozitife dönüştürebilen içerik ve uygulamalarla; zayıflama sürecinin en rahat ve en uygun şekilde geçirilebilmesini hedefledim. Performans odaklı çalışmalarımda dikkat ettiğim en önemli hususlardan biri, her zaman sadece fiziksel performans ile ilgili değildi. Aynı zamanda bir bütünün tamamlayıcıları olan; sinirsel, zihinsel, duygusal ve fiziksel performansı maksimum seviyeye çıkarmak, fiziksel ihtiyaçların doğru ve sağlıklı tercihlerden giderilmesi, vücudu hep güçlü tutmak ve yıpratmadan ihtiyaçlarını karşılamak üzere, hislerimizi kontrol altına almak gerçek hedefim oldu.
Bütün bu araştırmalar esnasında, çevreme daha dikkatli gözlerle bakmaya başladım. Birçok insanla konuştum, birçok insanın kilo verme savaşını izledim. Arada kilo verenler de oldu. Tıpkı lotodan büyük ikramiye çıkmış gibi seviniyorlardı. Ve 10 kilo verip, 10- 15, hatta 20 kilo aldıktan sonra "Özür dileriz büyük ikramiye sizin bilete çıkmamış, faizi ile geri almak zorundayız" diyordu sistem sanki.
İnsanların ruhen ve bedenen çöktüklerini ve her çöküşte de daha büyük bir tuzağa doğru çekilmeye başladıklarını gördüm. İşte o zaman "Büyük Hatalar İçin" yazan silgimi çantamdan çıkardım, sistemin tam üzerine koydum ve şimdi silmek zamanı dedim. Henry Davit THOREAU' da ifade ettiği gibi; "İnsanlar başarmak için doğarlar, başarısızlık için değil." İşte bu söz benim gerçeğim, yaşam felsefem, hedefim ve inancım olmuştur.
Şunu herkes çok iyi bilmelidir ki; zayıflama ile ilgili farklı programlarımda ki amacım; sadece günü kurtarmak, birkaç kişiyi mutlu etmek değil, önce kendimden başlayarak; kendimi, insanların her yıl daha fazla şişmanlamasına neden olan sistemi ve beynimize kazınmış bazı ön yargıları, kemikleşmiş inanışları yıkarak, zihnimizi özgürleştirmektir. Bugün, bildik bütün diyetlerin yutturmaca olduğunu diyet kavramının, ve her türlü diyet listesi yazanların yaklaşık aynı standart ifadelerini ve benzer diyet kavramlarını; dayatmacı zihniyetin ürünü olarak, bu sistemin komple bir aldatmaca olduğunu düşünüyorum. Bu konu ile ilgili bazı bilgileri deşifre ederek, bu uğurda gerekirse kendimi bir başıma çıkar sektörünün önüne atmaya kararlıyım. Her ne kadar bazı dinozorlarla uğraşmak, önyargıları kırmak çok zor olsa da ve çok zaman istese de…
Bizleri bir kenara bırakırsak, okuduğunuzda dehşete düşeceğiniz mesajları yazan, 12-15 yaşında, hatta 10 yaşında gençlerimizin, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, yarınlarda mutlu, güçlü ve sağlıklı bireyler olmalarını engellemeye kimsenin hakkı yoktur. Ben kendi adıma üstüme düşen sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyım.
Günümüzde Amerika'da, her yıl 50 milyar dolarlık diyet ve zayıflama ürünü satan firmalar şişman insanları iradesiz, tembel, obur ve zayıf kişilikli insanlar olarak lanse etmektedirler. Bunu kullanarak da, özel zayıflatıcı besin ve ürünler vererek, ancak dışardan yapılan müdahalelerle sağlıklı kalabileceklerine inandırmaya çalışmaktadırlar. Asıl istenen ise; zamanımız, enerjimiz ve maddi olanaklarımızdır.
İşte ben de, bu düşünce ve görüşlere inançla karşı çıkarak, çok kapsamlı ve ciddi bir araştırma yapmaya karar verdim.
Çalışmalarımda hiçbir kimyasal madde kullanmadan, "yaklaşık % 100" doğal, gıda, ürün ve yöntemlerle insan potansiyelinin maksimum sınırlarını, kendi adıma belirlemek için noter huzurunda, şahitli ve resmi belgeli bir çalışma yaptım.
2002 yılında, ilk olarak 10 günde 15 kilo ve 17 cm belden incelme, devamında 1 ayda mevcut vücut ağırlığımın % 25'inden fazlası olan 24 kilo ve 27 cm, sonrasında 58 kiloya düştüğümde toplamda da 33 kilo ve 37 cm belden incelme gerçekleştirdim. Tezlerimi daha da sağlamlaştırmak için bunlar benim için yeterli değildi. 13 Ekim 2003 tarihinde, bir günde, yani 24 saatte de, vücut ağırlığımın %10'una tekabül eden, yaklaşık yedi (7) kilo zayıflamayı başararak, pek çok insanın aklında bile hayal edemeyeceği, doğru ifade ile imkansızı gerçekleştirdim.
Bu çalışmalarım, özel televizyon kanalların ana haber programlarında ve diğer farklı yapımlarda kameralarca yerinde ve zamanında tespit edildi, noter ve şahitler huzurunda tescil edildi. Üstelik son derece enerjik olarak ve sağlığımdan hiç bir öden vermeden. Ve böylece Guinness rekorlar kitabına başvurarak, bu şekilde aldığım sonuçlarla birinci bölüm çalışmalarımı başarı ile tamamlamış oldum.
Sağlığımdan hiçbir ödün vermeden bir günde yedi kilo zayıflamayı başarmak gibi ciddi sonuçlar varken, üstelik alınan sonuçlardan sonra aradan geçen 5 yılda, gelecek yıllarda sıkıntı oluşma ihtimallerini ifade eden uzmanların karşısında en ufak bir sağlık problemi yaşamadan dim-dik durabilirken, hala bu sonuçları bir takım yüklemeler veya akla mantığa gelmeyecek manasız ifadelerle açıklamaya çalışmak biraz önyargılı olmuyor mu sizce de? Program öncesinde "su" yüklemesi yaptığım, hatta ikiz kardeşimin bile olabileceğini ifade ettiler. 37 cm'lik belden incelmenin su veya farklı yöntemlerle açıklanamayacak kadar imkansız olduğunu, bilimsel gerçekliliğini göremeyen, sadece hiçbir şey üretmeden her şeyi eleştiren kör zihniyetler her zaman olacaktır zaten.
Üstelik bırakın kilo vermemi kolaylaştıracak her hangi bir yüklemeyi, tam tersine, söz konusu gün herşey nerdeyse benim aleyhime çalışıyordu. 19 Mayıs İsmet Iraz Spor Tesisleri'ni, bedelini ödeyerek kendi imkanlarımla ben kiraladım. Konukların, kameramanların, şahitlerin ikramlarına kadar her türlü düzenlemeyi kendim üstlendim. Gün içinde yaptığım basın açıklamalarından tutun da, düzenlemelere kadar, bir dolu şeyle ilgilenmek zorunda kaldım. Tüm bu koşturmacaları bizzat kendim üstlenmiş olduğum için kameralar önünde, noter huzurunda tartıya çıktığımda, programa mevcut kilomdan bir kilo eksik başlamak zorunda olduğumu gördüm. O nedenle, bir günlük sürede vermiş olduğum yaklaşık 7 kilonun ne kadar kıymetli olduğunu siz tahmin edin artık.
Program tamamlandığında verdiğim kilo 6.6 kilogramdı. Aslında bu benim için uygun koşullarda olsaydı 7,5 kilo kadar vermem demek olacaktı. Maalesef ki her şeyi kendin yapmak zorunda olduğunda, bütün bunları düşünecek zamanın ya da imkanın olmuyor. Üstelik programa başlamadan önce Ankara'da neredeyse tüm özel hastaneleri dolaştım ve en büyük laboratuvarlarla konuşarak dosyalar verdim. Bu çalışmalarımı yerinde tespit etmelerini istedim. Sağlıklı veya değil yaklaşımını, yapacakları inceleme ve testlerden sonra gerçeklere göre belirlemeleri ve bilimsel sonuçlar ortaya koyabilmeleri için her türlü fırsatı önlerine koydum. Ama karşılaşmak zorunda kaldığım yaklaşım, çözüm üretmek için değil, çözüm yollarını tıkamak için uğraşan bir zihniyetle açıklanabilirdi ancak. Ne kadar yazık !!!
Böylesine zorlu bir süreç ve her şeye rağmen başarılı bir sonuçtan sonra gelinen noktanın, su yüklemesi veya ikiz kardeşimin olduğu gibi korkunç ifadelerle değerlendirilmesi, sadece at gözlükleri ile dünyaya bakmak ve büyük bir haksızlık yapmak demektir. Eğer seçim yapmam gerekirse, oturduğum yerden gözümde at gözlükleri ile ahkam kesen biri olmaktansa; özgür, güçlü ve daima kazanan bir at olmayı tercih ederim ben.
İnsanoğlunun her türlü sıkıntı, stres ve zorluğa karşı koyabilecek, mükemmel bir tasarım, donanım ve kabiliyette yaratıldığına inanıyorum. Dışarıdan farklı kurtarıcılar peşinde koşmak yerine kendi dinamiklerimizi harekete geçirerek, bize bahşedilen düşünme, akıl, şuur ve öğrenme yeteneklerimiz gibi mevcut durumumuzun farkına vararak, gerekli araştırma ve çalışmalarla, kendimizi geliştirmeli ve değiştirmeliyiz. Uyguladığımız yöntemlerin işe yaramadığını gördüğümüzde de yılmamalı, işe yarayacak şekilde mutlak sonuca ulaşıncaya kadar, peşin hüküm vermeden davranışlarımızı ve kendimizi değiştirmeye devam etmeliyiz.
Bir yerlerde büyük hatalar hep olacaktır ve bizim de büyük hatalar için silgilerimiz olacak... Ve sileceğimiz her hatanın altından büyük doğrular çıkacaktır!
"Bir insanı sevmekle başlayacak her şey" demiş ozan... Ben de
"Kendine inanmakla başlayacak her yeniden doğuş" diyorum...
Halil KARGULU
Hk Performans ve Zayıflama Danışmanlığı
HİZMETLERİMİZ
Zayıflama ve performans Konusunda size ve bütçenize uygun üyelik seçenekleri değerlendirin hayatınız değişsin... Sizi ve geleceğinizi değiştirerek, kazandığınız öz güven ile hayatın içinde kalarak, daha çok sosyallik kazanın, daha çok işinize ve kendinize verimli olun ve daha çok kazanın!
Kilobekciliği Zayıflama Yöntemi
Kilobekciliği anlatılmaz yaşanır, Etkin takip Kontrol sistemimiz ile standartlarla yetinmeyip, farkını samimiyetini ve profesyonelliğini her zaman gösteren
SİZİN İLE GÜLÜP, SİZİN İLE AĞLAYAN KISACA SİZİN İLE YAŞAYAN Kilobekciniz ile Sağlığınızdan ödün vermeden, KALICI VE HIZLI Zayıflamak, hedefe ulaşmak, artık çok daha kolay, dostluk tadında birlikte başarmak üzerine kurulu çok özel bir yöntem "Online Kilobekciliği"
Türkiye'de bir ilk daha, Hk Performans Farkı ile evde Check-Up Uygulaması ve e-muayene
Evde Check-up; Acıbadem Labmed Klinik Laboratuvarı ile yapılan anlaşma gereği; HK Performans ve Omder ailesi üyeleri, Kilobekciliği Zayıflama programı için gerekli tüm tahlil & test ve analizleri, ev veya iş yerlerinden çıkmadan sağlık personeli kontrolünde Check-up yaptırabileceklerdir...
Vucudun Şifresi Basılı Kitap ve e-kitap Uygulaması
Noter Tasdikli, Dünyanın en hızlı ve en kısa sürelerde çok ZAYIFLAYAN & ZAYIFLATAN Dünya Zayıflama rekortmeni Üstün PERFORMANS Danışmanı Halil KARGULU tarafından çıkartılan 8. baskısı şuan piyasada olan Amacı ve temel yaklaşımı, sektörün tüm yanılgılarını ve bazen fırsatçı, bazen de art niyetli yansımalarını olabildiğince açık, somut ve kanıtlanabilir yaklaşımlarla aktarabilmek ve detaylarda yazılı gerçek şifreleri algıladığınızda kimseye muhtaç kalmadan, geri dönüşümsüz kesin sonuçları yaşamanız üzerine yazılmış bir kitap dır... 417 sayfa
% 100 Başarmak % 100 Ruhen Bedenen Değişmek % 100 ihtiyaca göre ürün destekli % 100 Hızlı Sağlıklı Kalıcı Zayıflamak için % 100 Garanti mi istiyorsunuz ?
O zaman doğru tercih, kaliteli hizmet ve üstün performans için V.I.P. üyelikleri seçin...
Zayıflama Okulu Danışmanlığı 3 Aylık
Bedenen zayıflayabilmeniz için Ruhun doyuma ulaşmanızı sağlayacak ve % 100 kesin çözümler için zayıflamada Kişisel gelişimi, değişimi yaşatan Dünyanın en iyi sağlıklı, hızlı ve kalıcı zayıflama yöntemi olan Kilobekciliği sistemi, aynı zamanda bir ZAYIFLAMA OKULU' dur. Bu süreçlerde;
Nefsi Kontrol etme teknikleri ile farklı derinliklerde kendini olgunlaştırma, Zihninizi özgürleştirerek bedenine-beynine tam bir format atarak, vücudunu nasıl okuması gerektiğini öğrenip, kendi şifrelerini çözebilecek felsefeleri yaşam biçimi haline getirme gayreti ile, azimli ve kararlı, hedefe uyumlu kişilerin; kendi potansiyelindeki en uç noktadaki sonuçlara, sağlığımızdan ödün vermeden, kalıcı ve hızlı bir şekilde nasıl ulaşabileceğimizi göstererek, bu konuda kendi imkansızınızı gerçekleştirmek bedenen ruhen değişmek asıl amaçtır...
Düğün Paketi Üyeliği : Performans ve Zayıflama
Yaşamınızın en unutulmaz özel anlarından biri; belki en önemlisi...
Evliliğe doğru kararlar verdiniz...
Kalbinizin yarısı, yaşamınızı paylaşmaya yönlendiğiniz sevdiğiniz, gelecekte ki Müstakbel Eşiniz veya Siz, belki de fazlaca Kilolu! Zayıflaması gerekiyor. Eee N'apacağız Şimdi?
Olsun, “beni etkilemez” yalanını, kendinize söyleme cüretini heyecanla sarf edebilirsiniz... Ama bilim bunu söylemiyor, HK Performans Ekibi bunu biliyor!
Cesaretinizi ve birbirinize olan saygı ve sevginizi toplayınız ve bize danışınız.
Çünkü en kısa sürelerde, en sağlıklı ve etkili zayıflama; 'zihinsel, fiziksel ve sosyal form'a kavuşturma altyapı dinamikleri ve uygulama incelikleri bizde...
Tasdikli Rekorlarımız da bunu söylüyor, tatlı itirafları ile yıllardır desteklediğimiz yüzlerce üyelerimiz de...
İddiaya Gir Zayıfla - İddiayı Kazan Öde Üyeliği
Eşiniz, kardeşiniz, anneniz, babanız; hatta ailenizde en yakınınız ya da çevrenizdeki tanıdıklarınız sizin zayıflayamayacağınızı söyleyip bir de bunun üzerine iddiaya giriyorsa,
işte FIRSAT:
Artık o iddiaya girin ve H.K. Performans farkı ile Zayıflayın; size güvenmeyen hatta inanmayan herkese gününü gösterin!
ZAYIFLAYIN KAZANIN-KAZANIN ÖDEYİN...
Üstün Performans Danışmanlığı Hizmeti
En iyi olmak için, en iyilerle çalışmalısınız... HK Performans farkı ile "Üstün Performans Çalışmaları"na katılın farkı hissedin...
Teknolojik gelişmeleri kendi alanında uygulayarak, zayıflama konusunda başarılı bir tablo çizen ekibimiz, sizi üstün performans sorunlarınızda da kesin çözüme ulaştırıyor.
Aktif üyelerimiz için Kilobekçiliği hizmetimiz takip-kontrol sistemi ve profesyonel bir destek olarak devam ederken; gönüllülük esasına dayanan ve herhangi bir zorlama olmadan mevcut aktif üyelerin hedefe giden yolda birlikte yürümelerine olanak sağlayan, kendi aralarında da iletişim kurabilmelerini mümkün kılan, sıkı bir dostluk ve karşılıklı motivasyon esasına dayanan özel bir uygulamadır.
7/ 24 / 365 Sınırsız Destek Star VIP Üyelik
Bu üyelik; zaman kavramını ortadan kaldıran ve ihtiyaca göre sınırsız "Üstün Performans Ürün Destekleri" sunan ve siz; "Tamam artık, ben ideal kilom ve formumdayım, bundan sonra hiç kimseye ihtiyacım olmadan kalıcı olarak sağlıklı yaşayabilecek donanımdayım" diyebileceğiniz ana kadar sınırsız destek sunan, ayrıcalıklı bir üyelik seçeneğidir...
MİSYONUMUZ
Az ya da çok kilo problemi olan, sahip olduğu problem neticesinde fiziksel, ruhsal ve sosyal yıpranmalar yaşayan ya da yıkımlara uğrayan üyelerimizin fiziksel, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarına cevap vererek, performans ve kararlılık gerektiren sağlıklı yaşam ve zayıflama maratonunda üyelerimize; uzun ve zorlu çalışmalar sonucunda elde ettiğimiz beslenme alternatif ve stratejilerinden oluşan seçenekler sunmak, başarıyı hedeflemiş uzman bir kadroyla sürecin her aşamasında yanlarında olmak. Sağlıklı beslenme adına Alışkanlıklar yaratmak, var olanları revize etmek ya da değiştirmek.
“Baş döndürücü bir değişim süreci yaşatmak “
Misyonumuz: İnsanların her yıl daha fazla şişmanlamasına neden olan mevcut sistemi ve beynimize kazınmış önyargıları, kemikleşmiş inanışları yıkarak, zihinlerimize sağlam format atarak beyinleri özgürleştirmektir.
VİZYONUMUZ
Sağladığımız kaliteli hizmet ve etkin beslenme stratejileriyle üyelerimizin her daim yanında olup onlara değer katarak; onlardan aldığımız enerji ve birlikte oluşturduğumuz sinerji ile Türkiye ve dünyada kitleleri peşinden sürükleyen “sağlık hareketi” olmak nihai hedefimizdir.
Vizyonumuz; Geleceğinizin aydınlık olması için, içinizdeki ışığı bulmanızı sağlamaya çalışmaktır...
HEDEFİMİZ : Mükemmel bir tasarım ve donanımda yaratılmış insanoğluna faydalı çalışmalar yapmak ve obezitede zayıflamaya dair kesin çözümler üretmektir. Ayrıca; hızlı sağlıklı ve kalıcı zayıflama yöntemlerini somut ve herkes için uygulanabilir hale getirmek…
HK PERFORMANS OLARAK;
§ Obezite’nin bir sağlık problemi olmanın ötesinde ağır sosyal ve psikolojik yıkımlar doğuran bir sorun olduğuna ve uzmanlık gerektiren bir takım çalışmasıyla halledilebileceğine inanırız.
§ Gelişimi bir yaşam biçimi olarak benimseriz. Yaptığımız her işte, ürettiğimiz her üründe ve sunduğumuz her hizmette en yüksek performansı hedef alırız. Üyelerimiz, gelişme anlayışımızın odak noktasıdır.
§ Değişime açık, öncü girişimcilik ruhunu içimizde taşırız. İnsanlığın mutluluğuna yatırım yapmak değişmez geleneğimizdir.
§ Topluma ve çevreye olan duyarlılığımızın bir sonucu olarak, toplumsal yaşamın her alanında hizmet verme geleneğini sürdürürüz. İnsanlığın mutluluğuna, geleceğine ve ideallerine yaptığımız katkıların gururunu paylaşırız.
Hiç düşündünüz mü; sizi durduran ne?
1.Sizi durduran “atalet”tir…
Atalet , “amaca yönelik eyleme geçmeme” demektir. Yıllardır başarılı olmak için hayalller kuran, hedefler koyan, planlar yapan ama bir türlü ilk adımı atamayan kişilerin sorunu da atalet halinde yaşıyor olmalarıdır.
2.Sizi durduran “Öğrenilmiş Çaresizlik”tir…
Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin herhangi bir durumda çok sayıda başarısızlığa uğrayarak, bir şey yapsa da hiçbirşeyin değişmeyeceğini olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir. Öğrenilmiş çaresizik, geçmişteki acı deneyimlerden çıkarılan negatif şartlanmaların bugünkü davranışları belirlemesidir.
Kilobekçilerimizin bu noktada iddalı oldukları üç konu var:
ü Hayatta gelebileceğinizi düşündüğünüz en üst seviyeyi yükselterek bedeninizi daraltırken; inancınızı, ideallerinizi, güveninizi, kısacası hayatınızı bir beden genişletmek…
ü İçinizdeki öğrenilmiş çaresizlik enkazını kaldırmak…
ü Ataletinizi yenip sizi usandıran mutsuzlaştıran ve her geçen gün artarak üzerinize gelen kilo probleminizden kurtulmak için harekete geçmenizi sağlamak…
HK Performans; her zaman farkını hissettirir...








