MAKALELER

HALİL KARGULU neden OBEZİTE neden ZAYIFLAMA!

HALİL KARGULU - NEDEN OBEZİTE;

detaylı Özgeçmiş için TIKLAYIN

Beni bu çalışmalara iten temel faktör şu şekilde gelişti.

96 yılından sonra, aktif, profesyonel spor hayatımı bıraktığımda, zaman içinde; miktar ve içerik olarak aynı kalan tüketim tercihlerime, değişmeyen  göz zevki ve damak tadına rağmen, aktif spor yaşantıma oranla düzeni değişen metabolizmam dolayısı ile yakamadığım 'tıkınmalarıma,' vücut 10-15 kilo alarak kendi tepkisini vermişti. 2000'li yıllarda aldığım bu fazla kilolara çare ararken, gördüm ki;  bu sektörde hiç kimse, sağlıklı ve ideal kiloda, kaliteli yaşam sürecini destekleyen, kalıcı sonuç için "zayıflama" dediğimiz süreçlerin ve bilinçaltında yaşanan kilo psikolojisi bütününe kesinlikle sahip değillerdi. 

Günümüzde de olduğu gibi, kendince uzman herkes; kendi temsil ettiği %1'ini halka %100 gibi dayatarak ve yaşam denen bütünün, çok küçük (1/1000) parçasını oluşturabilecek tavsiye, bitkisel destek ve kimyasal ilaç veya benzer ürünleri, mucize tarzında vaatlerle halka sunarak, umut tacirliği yapıldığını algıladığımda, gerçek anlamda çözüm için kolları sıvadım...

Kişilik olarak, hangi alanda olursa olsun, en mükemmeli arayan birisiyim.  Bu sektörde ilk kez kalıcı ve akılcı çözüm aramaya başladığın gün(!), şunu ifade ettim; "benim, bu sektörde çözüm arayışında olmam milyonlarca obez için bir şanstır."  Çünkü kişiliğim ve çözüme ulaşma bilincim gereği, tüm hayatımızı bu denli derinden etkileyen bir konuda, bugün olduğu gibi çok küçük detaylardan mucizeler beklemenin, hiçbir anlam taşıyamayacağı ve çözüm üretemeyeceği açıktır. Aynı zamanda bu beklenti için, insanlar; umutlarını  heyecanlarını ve paralarını da kaptırmaktalar. Zaman içinde 3-5 deneme sonrası, sektörün mevcut yöntemleri; insanlara "başarabilirim inancını" da kaybettirerek, bu sektöre daha derinden bağımlı hale getirmesi dolayısı ile OBEZİTE'ye ve bu çarkı yaratan herkese karşı savaş açtım.

Zaman içinde anladım ki; ülkemizde ve dünyada bu sektörde, gerçeği anlatabilecek ve kalıcı çözüm üretebilecek donanımda ve dürüstlükte tek bir kişi, sağlık uzmanı veya sektör temsilcisi bile yokmuş!.

Bu iddiamı herkese, her türlü veri ile kanıtlamaya hazırım.  Herkes, sektörde temsil ettiği kendi %1'ini sanıyor ki, bu işin, yani zayıflama sürecinin kesin çözümü... Böyle algılayınca da, temelde eksik ve zaten yanlış olan tüm doğru sanılan bilgi ve dayatmaların hepsi hüsran ile sonuçlanıyor...

Bu sebeplerle 2006 yılında önce VUCUDUN ŞİFRESİ kitabını yazdım. 2007'de yenilenmiş baskısı ile en çok satanlar listesine girecek gerçekleri anlatmaya çalıştım.

Özellikle 'Vücudun Şifresi' kitabı içerisinde belirleyici olmasını istediğimiz konu çok netti;

 "Vücudun Şifresi" kitabı; çok somut şekilde formül verme veya 'hapı yut zayıfla' tarzı zahmetsizce zayıflama yaklaşımı gibi, sektörün basit ve standart bir uzantısı, hiçbir işe yaramayan bir 'diyetler yığın'ı kitabı değildir.

Amacı ve temel yaklaşımı, sektörün tüm yanılgılarını ve bazen fırsatçı, bazen de art niyetli yansımalarını olabildiğince açık, somut ve kanıtlanabilir yaklaşımlarla aktarabilmek, bunun yanında kitap detaylarında yazılı gerçek şifreleri algıladığınızda; kimseye muhtaç kalmadan, geri dönüşümsüz kesin sonuçları yaşamanız üzerine yazılmıştır. 

      Vücudun Şifresi bir aydınlanma; bilinçsiz yaklaşımlarla bizi günden güne ruhen eriten, bu duyguları bize yaşatanlara tüm gerçekleri okutarak bilinçlenmelerini sağlama, dolayısıyla da gelişerek değişim modelinde sağlıklı zayıflama  aracı olmalı!!!

Zayıflatmaktan çok daha öte bir anlayış sergiliyor çünkü  Vücudun Şifresi. " demiştim!

Ancak zaman içinde yine gördüm ki; İnsanlar öyle bağımlılıklar yaşıyorlar, öyle zihinsel anlamda etkileşim içerisine girmişler ki, pek çok kimse kitabın sayfalarını sadece karıştırırken, diyet listesi ve formül bulma beklentisi ile içeriğini bile okuma zahmetine girmeden, diyet ve sektör bağımlısı olarak, kriz anlarında onları "3-5 dakika/saat/gün sakinleştirecek" dozu arıyorlardı...

Kitabın çok değerli konularını anlamak, yaşamak, hissetmek; kalıcılık ve gerçek çözüm adına daha kolay olmasına karşın, bulamadıkları diyet listeleri dolayısı ile kitabı dahi okumadan "kandırıldık" diyebilecek kadar zavallı insanlar gördüm. Bu kadar köleleşmiş, bu kadar bağımlı hale getirilmiş, insan olma özünden bu kadar uzaklaştırılmış bireylerin acizliği ve beklentileri, sektörün insanları ne hale getirdiğini çok açık bir şekilde çıplak gözle görmeme vesile de oldu,

Oysa ki; gerçekten anlamak, yaşamak, hissetmek ve değişmek için okuyan ve hayatını değiştiren, sadece kitap algısı ile 10'ar 20'şer kilo veren o kadar çok başarı mektubu aldım ki; bu benim en büyük enerji kaynağım olmuştur...

Sadece Vücudun Şifresi kitap yorumlarından en az 5 farklı kitap çıkartabilecek kadar çok olumlu geri dönüş aldığımı memnuniyetle bildirmek isterim.

Mesela en son aldığım mektuplardan birkaçı size ilham kaynağı olacaktır. Şöyle ;

Merhabalar, sizi 9 ay önce tesadüfen net'de buldum ve hemen kitabınızı aldım... sonra annemin amansız hastalığını öğrenmemle aynı ana denk geldi kitabınız, hastane odasında ona refakat ederken okumaya başladım. Mantıklıydı, inanılmazdı ama o dönemde sadece kısım kısım okuyabilmiştim. 2 ay önce annem daha iyi, ama kontrolleri sürekli devam eder haldeyken ben kendimi fark ettim. Hiç 80 kg olmamıştım.... ve kitabınızı aldım elime ve artık daha müsaitken içime işleyerek okudum.

 

'Güldüm, ağladım, kızdım, okudum'.. hiç bir kısıtlama yapmadan 3 kg vermiştim ...

 

Şimdi bir ayda tam 6 kg oldu. Ne mi yaptım; sadece sizi okudum. "Vücudun şifresi''ni, canım bir şey çektiğinde, ki acıkmıyorum, duygusal açlıktan artık biliyorum. Hemen  kitabımı tekrar tekrar okudum. Karnım doydu, gözüm doydu... damak tadım vs... geçen gün annemin diyaliz seansında yine sizi okurken, hemşirelerin dikkatini çekti kitap, ki onlar süt+müsli diyeti yapıyorlarmış... 

 

Bana nasıl zayıfladığımı sordular, "bu kitabı okuyarak" dedim. 1 ayda 6 kg! şok oldular. Nasıl dediler; "Zehir miktarda! yeyip, saçma diyetlere gülerek" dedim.... Hepsi kitabıma göz attılar. "Bitirince ne olur ver biz de okuyalım" diyorlar, Hiç verir miyim.! ki, zaten bu kaçıncı okuyuşum :))

 

O benim motive kaynağım... evde koşu bandının ekranı üzerinde sayın Halil Kargulu'nun resmi, "ben de Halil Kargulu'yum" diyorum yürürken.... sizin resminiz ve altın değerindeki sözlerinizi, hep tekrar ediyorum içimden, ben de başaracağım ve 60 kg olacağım. Başka yolu yok..! Profesyonel destek için üye olmak isterdim ama maddi olanaklar yüzünden olamıyorum... ama çıkan her kitabını alıp sizi net'de takip edip, gelişerek Zayıflıyorummm!..

Varlığınızla bana yardımcı olduğunuz için binlerce teşekkür ederim...      ve çalışmalarınızda başarılar dilerim...
HOŞÇAKALIN 

A.Durukan'a başarılar diler, içtenliği için teşekkür ederim.

V.Ş. kitabını okumadan eleştirenlere, anlamlı bir örnek daha vermek istiyorum. 

  "Ben, bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler mani olabilir diye düşünürüm. Engelleri ortadan kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür..."

Vücudun Şifresi kitabını yorumlamaya, kitapta da yer alan Atatürk'ün bu muhteşem sözleriyle başlamak istedim. Çünkü Sayın Halil Kargulu bu kitapla, kilo vermemde nelerin mani olduğunu öğretti bana.. Bu kitapla ben; tüm ezberlerimi bozdum! Tüm doğru bildiğim yanlışlarımı öğrendim ve her şeye sil baştan dedim. Her şeyden önemlisi de, kilo veremeyişimde "artık kendimi suçlamamam gerektiğini" öğrendim.

Bu kitap bana, açlık veya tokluk olayının midede değil, tamamıyla beyinde bittiğini öğretti. 'Beynimizi yönetme sanatı' ile  ruh ve bedenin her zaman birlikte hareket ettiğini, bedenimizde olan her şeyin ruhumuzu, ruhumuzda olan her şeyin de bedenimizi etkilediğini öğretti... neden sürekli kısır bir döngü içinde debelendiğimi anlamış oldum... Bu kitabı okuduğumda, bugüne kadar duygusal ihtiyaçlarımla, fiziksel ihtiyaçlarımı bile ayırt edemediğimin hayretle farkına vardım! Aslında aç olanın bedenimin değil, ruhum olduğunu ama benim yıllar boyu ısrarla bedenimi doyurmaya çalıştığımın ve bunun sonucunda da, genişleyen bedenimde, ruhumun daha da acıktığının farkında olmadığımı fark ettim... Hele hele su tüketimiyle ilgili yazdıklarını okuyunca; kilo vermek ve tokluk hissetmek adına, kendimi günde 3 lt. su içmeye zorlamamın ne kadar trajikomik olduğunu anladım... Doğru nefes almanın ve oksijenin yağ yakılmasındaki önemini ve değerini öğrendim... Evet... ben bu kitaptan çok şey öğrendim. çok...

 Bu yüzden, Sayın Halil Kargulu'ya onca emeği ve paylaşımı için çok teşekkür ediyorum..

İ.Yükselen'e 'Gelişerek Değişmek' adına çaba harcadığı için teşekkür ederim.

Bir örnek daha vererek kitaplarımı anlamak için okuyan herkesin ne derece hayatını değiştirdiğini göstermek isterim.

"Slm, Obezite'nin Kurtarıcısı...

Merakla beklediğim 3 seriden oluşan kitaplarınıza bir an önce sahip olmak istiyorum...
Sizinle tanışmam, çok kısa bir süre öncesinde olmasına rağmen, insanları maddi manevi sömüren bu piyasada, çaresizce kısır bir döngü içinde olduğumu öğrendim, kısa bir sürede Size ne kadar çok güvendiğimi fark ettim. Sizinle birebir iletişime geçmedim. Fakat "Vücudun Şifresi" kitabıyla, başka bir ben olduğumu söyleyebilirim... Sanki beni bana anlattınız. Manevi desteğinizi öyle hissetim ki yolumda yoldaş oldunuz bana...

Şanslıyım Sizi tanıdım... İyi ki varsınız...

Serinizle ilgili; kilo problemini yaşayan bilir, içinde kopan fırtınaları biz ve bizim gibiler bilir... Zayıf doğmuş ve her zaman zayıf olanlar bunu anlayamaz. Buna şans demeli mi bilmiyorum ama bence...

EN BÜYÜK ŞANS SİZİ TANIMAK...

İkinci kitapla ilgili; her yazınızda olduğu gibi doğru bir konuya değinmişsiniz, sorun toplumsal da; biz en yakınlarımızın, kendimizin bile sorununu çözemezken toplum nasıl çözecek..! Cevap: diyetisyen olarak bildiğimiz kişiler (kendilerine bile faydası olmayan) yerine Halil Kargulu'yu kopyalasak, bu iş kökten çözüme ulaşır! Şaka bir yana, bu diyetisyenler keşke biraz kafayı değiştirseler, sizin gibi bakabilseler bu hastalığa.., Böylelikle insanlar kiloyla uğraşmak yerine, topluma daha faydalı işler yapabilirler...

Üçüncü kitapla ilgili çemberi inceleyemedim ama web sitenizde okuduğum makalelerden, yine kendimden bir şeyler buldum. Yani yapmam gerekip de yapmadığım şeyleri...

Evet "Vücudun Şifresi-2" kitabıyla ben de 10 kiloluk bir değişim oldu... Hani soruyorsunuz ya "değişime hazır mısınız" diye... Evet bu yeni seri ile;

'10 kiloluk bir değişime daha HAZIRIM...


SABIRSIZLIKLA KİTAPLARINIZI BEKLİYORUM..

Halil bey ve tüm Omder çalışanlarına başarılar, sevgiler...  
Lütfen kitapları çabuk çıkarın...:)

Sayın "Y.Kultuldu"'ya teşekkür ediyor, bu kitabı kendisine ve değişmek için bekleyen yüreklere armağan ediyorum.

Her türlü eleştiriye açık birisi olarak, en çok kızdığım ve kabullenmediğim olay; Kitabı hiç okumadan, özünü anlamadan, sadece sayfaları  karıştırarak ve içinde bildik standart diyet listesi veya zayıflama formülü gibi zahmetsizce sonuç alma beklentisi ile kitabı eleştirenlere çok açık sesleniyorum;

"Ben; 10 günde 15 kilo, 1 ayda 24 kilo zayıflamadan ve 27 cm belden incelme gerçekleştirmeden önce, konuyla ilgili o kadar çok araştırma, donanım ve derinlik sahibi oldum ki, bunun yanında, ayrıca en önemlisi olan bir de YÜREĞİMİ koydum! Siz aynı sonucu hangi donanım ile, hangi  "yürekle" bekliyorsunuz? Sizin masaya koyacak neyiniz var?" Yaklaşımlar, bir de bu açıdan değerlendirilmeli!

'Gelişerek Değişim Serisi'ni çıkartmamın en önemli nedeni de budur!

İnsanlar; hiçbir donanımda, hiçbir derinlikte bilgi sahibi olmadan, kıyası sürekli başkaları ile yaparak ve çözümü de sürekli kendi dışında aramaları dolayısı ile "kendileri" olmayı bile unutmuşlar. Sistem, kişileri öyle bir çark içine çekmiş ki, herkes; 'hak etmeden, her şeyde hakkı olduğunu' sanıyor.

Kitap içinde zayıflama sürecini detaylıca gösteren ve anlatan, tüm çözümleri (formülleri) gerçek anlamda vermiş olmama rağmen; (6.-7. bölüm) tüm detayları sindirmeden ve anlamadan, o formülleri uygulayacak yürekleri-donanımları, gerçeği görebilecek gözleri ve sağlam bir düşünce yapısı ve özgür beyinleri bile olmadan, farklı beklentilerle, Halil Kargulu olarak aldığım zayıflama sonuçlarını, "zahmetsizce ama aynı şekilde" isteyen kişilerin de sayısı az değildi...  İlla, şartlandırıldıkları gibi kendince çözüm olacak ve bir başkasının dayattığı diyet listelerini arayanlar, elbette hüsrana uğramıştır.

"Kandırılma Bağımlısı" olarak değerlendirdiğim bu çoğunluk, maalesef gerçekleri duymak istemiyorlar. Çünkü gerçekler zahmetli değil, ancak bilinçle, kesin kararlı olmayı gerektirir. Gerçekler kocaman bir yürek ve cesaret ister. Kabullenme ve yeniden hayata dönüş için hedefe uyum, GELİŞEREK DEĞİŞİM ister.  Ama maalesef duymak istediklerini kendilerine veren ve "hay hay hemen zahmetsizce kesin çözüm; spor yok! egzersiz yok! diyet yok! %100 zayıflatırız!" diyen insanlara daha çok itibar etmekte ve yeni duydukları her farklı bir ürün ve içeriği uygulamadan yani KANDIRILMADAN rahat bile uyuyamamaktadırlar.

Tüm bu sebeplerle, İDEAL KİLO İÇİN GELİŞEREK DEĞİŞİM seri kitapları; Zihni özgürleştirme ve atalet ile öğrenilmiş çaresizlik yaratan tüm nedenleri ortadan kaldırma çözümleri ve sunumları içermektedir. Bu gelişimden; tabiî ki anlamak için okuyan ve değişim için yüreği ile hareket eden insanlar kesin bir şekilde yararlanacaktır.  Aksi, yine hüsranlarla "bu kitabı da okudum, bir liste bile bulamadım. Yine kandırıldım" diyecek, zihinsel köleleşmiş insanlar olacaktır.

Bu zihinsel kölelik düzeninde, insanları aydınlatmak için kitabın ana konusu olan;

 2009 yılı içinde hazırladığım ZAYIFLAMA ÇEMBERİ sunumu ile "zayıflama bütünü" çalışmalarını tamamlayarak, seminer çalışmaları ile herkese bu işin çok yönlü ve bilinçli değişimlerle, algı ve alışkanlıklar üzerinde kalıcılık sağlanabileceğini anlatmaya başladım.

Dünyada ilk kez kalıcı ve kesin çözümleri bütün olarak gösteren, içinde 'GELİŞEREK DEĞİŞİM' yaklaşımı ile İNSANA DEĞER veren, Zayıflama sürecini çok yönlü analizlerle ortaya koydum. Donanımlı ve bilinçli olduğumuzda ancak, 'kalıcı sonuçlar olacağını' anlatarak, bu işin; farklı vizyonlarla eğitim yönüne dikkat çektim.   2009 yılında dernek faaliyetleri çalışmaları içinde ZAYIFLAMA OKULU VE ZAYIFLAMA ATÖLYESİ ÇALIŞMALARINI başlattım.

Burada temel amaç olarak; kişilerin ideal kiloda dengeli ve sağlıklı yaşamaları için, öncelikle sağlıklı  düşünceye, sağlıklı ve dengeli bir zihne sahip olması gerektiği ana fikri ile, GELİŞEREK DEĞİŞİM sistemini kurdum. Bu sistemde ZAYIFLAMANIN, günümüzde basitleştirildiği ve bilinçaltımıza yerleştirildiği gibi "gırtlağını tut, sporunu yap, zayıfla!" düz mantığı ile kolay ve mümkün olmayacağını, bu sürecin asla saf irade ile açıklanamayacağını, aksine toplumsal reflekslerle ve örf, adet ve alışkanlıklarla birebir ilişkili olduğu algısını, kesin delillerle, öğreterek değişime kapı araladım...


İlk nefesimizden bu güne kadar oluşan normal sandığımız, temelde anormal alışkanlıkların değişimleri, öncelikle gereklidir. Kendi özümüzde, kendi değerlerimizi yaşamak adına, varlığımızın tüm nedenlerini ortaya koyarak, tamamen kişisel tercih ve öğrenimlerle,  fiziksel ihtiyaçlarımızı bilerek ve tüm tercihlerimizden keyif alarak,  asla diyet yapmadan!, aslında hayatın her rengini de yaşayarak!  ideal kilomuzda olunabileceğini; bire bir, çok özel çalışılmış 1250 farklı üye ile net bir şekilde ortaya koydum.


Bu gün bu çalışmalarıma OMDER kurucu başkanı olarak ve HK- Performans yönetim kurulu Başkanı olarak devam etmekteyim.


Hedefim gelecek 10 yıl içinde çözümün tek adresi olarak gördüğüm, siyasi irade için oluşturulması şart olan "OBEZİTE BAKANLIĞI" bünyesinde ETKİN VE YETKİLİ BİR MAKAMDA sektörü temelden, yeniden yapılandıracak ve gerçek kalıcı ve uygulanabilir toplumsal çözümlere yoğunlaşacak şekilde, kalıcı çözümler için yüreğimi ortaya koyarak devam ettirmekteyim.


Ben kendi hayalimden asla vazgeçmeyeceğim!  Bir gün bunu ne pahasına olursa olsun gerçekleştirerek, dünya'da Obezite oranının azaltıldığı tek ülke olma hayali ile herkese ve her şeye karşı, gücüm yettiğince savaşacağım. Bu hayalimi gereksiz, fazla ütopik bulanlar da kendi hayalini yaşasın... Zaman herkesin haklılığını ortaya çıkartacaktır...


HALİL KARGULU

 

« Geri