MAKALELER

HALİL KARGULU SORU CEVAPLAR ile OBEZİTE GERÇEĞİ

HALİL KARGULU SORU CEVAPLAR ile OBEZİTE GERÇEĞİ


Soru 3 - Siz OMDER olarak obeziteye karşı neler yapıyorsunuz?

 

OMDER; Obezitenin diğer cevaplardaki tanımlarının dışında, aynı zamanda;  ruhsal dünyamızın ağırlığının bedenimize yansıması olduğu bilinci ile insanın ruhunun içine girip, içinde birikenleri dışına çıkartıyor ve bunlara ayna tutuyor.

 

Kimsenin cesaret edemediği şeyleri görmesini sağlıyor.  Kişinin kendi bireysel özellikleri, örf adetler ve sosyal  faktörleri ile birlikte bedenlerin nasıl yapay olarak şiştiğini, Gıda ve farma sektörü ve siyasi irade gibi direkt belirleyici faktörlerin de, yan yana gelmesi ve "interaktif' etkisi ile neden şiştiğimizin farkındalığını öğretiyor ve GELİŞEREK DEĞİŞİM KONSEPTİNDE Köleleşmiş zihinleri özgürleştirmek için, omuz omuza, aynı duygudaşlığı yaşayarak, OBEZİTE İLE GERÇEK ANLAMDA, bireysel ve toplumsal olarak, SAĞLIKLI ÇÖZÜM VE SONUÇ ODAKLI MÜCADELE EDİYOR.  Sağlık bakanlığından bağımsız Kendi "obezite Eylem planını" oluşturarak, Türkiye'de ve Dünyada model bireysel başarı yüzdesi kıyası olamayacak şekilde, dünyada ölçülebilir en başarılı sağlıklı ve kalıcı zayıflama eğitim sistemini uygulamaktadır.

 

OMDER

HALİL KARGULU

 

 

 

Soru 4- Obezite ile ilgili dünya ve Türkiye bağlamında bir karşılaştırma yapabilir misiniz? Türkiye'de ciddi bir artış var mı? İstatistikî bilgiler verebilir misiniz?

 

 

Bugün ülkemizdeki durum genele nazaran çok daha ciddi boyutlara gelmiştir. 'Dünyanın en hızlı şişmanlayan ülke halkı' ve tüm yıkıcı yaptırımlarıyla da, Bugün dahi 'Halkı, Avrupa'nın en şişman ülkesi' durumundayız...

Oransal olarak % 72'lere varan, sayıca 52 milyonu geçen Türkiye'de kilolu ve obez nüfusu on yıl öncesine kıyasla %110 artmıştır.

İstatistikî rakamlara göre ülke halkının %36'sı BMI değerlerine göre obez sınıfındadır.

Yukarıdaki verilere göre her 100 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yalnızca 28'i şimdilik hala normal kilodadır. Ancak hızla olumsuz yönde değişen rakamlar, ülke nüfusunun yakın gelecekte ezici çoğunlukta kilolu ve obezden, OBEZ ve MORBİD obez sınıfına TERFİ etmesi hala akılcı önlemlerin alınamaması dolayısı ile kaçınılmazdır.

5 ve 10 yıllık istatistikî kaçınılmaz halde devam etmesi beklenen eğitimlerin sonunda her 7 kişiden sadece 1 tanesi normal kilolarda kalacağı şimdiden çok net görülmektedir.

Bu gidişle; 100 yıl kalkınma hedeflerini ekonomik olarak tutturma çabası sonucunun diyeti olarak, Halkı dünyanın en hızlı şişmanlayan, estetik ve dinamik yapında yoksun, sağlık boyutunda iflas etmiş, ekonomik kazanımlarını bugün tıpkı ABD'de olduğu gibi kaybetmeye mahkûm bir tablo çizecektir.

OMDER

HALİL KARGULU

 

Soru 5- Obeziteye bağlı hastalıklar ve bunun maliyetine ilişkin rakamsal bilgiler verebilir misiniz? Örneğin yıllık sağlık harcamalarındaki payı nedir?

 

2001 yılında 4.576 milyar olan sağlık harcamaları 9 yılda 8 kat artarak 2010 yılı için 32.080 olurken 2012 için ise bu rakam 44,3 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır.

 

Ülke nüfusunun obezite artış oranı ile sağlık harcamaları artısı arasında direkt ilişki kurmak zorundayız.

 

Yıllık sağlık harcamalarının Obezite gibi çok yönlü hastalık üreten ve tüm hastalıkların anası nitelemesi ile açıklanan bir olgunun etkisinin %40'ın üzerinde olduğunu söylemek hiç de abartılı bir oran değildir.  Obezite hem oluşumu hem de yansıması çok komplike hastalık üretme etkisi olduğu için, Sağlık maliyetinin artışı üzerinde genel etkisi her geçen gün orantısal olarak artarak devam etmektedir.  Yakın gelecekte Sağlık bütçesinin yarısını sadece Obeziteye bağlı hastalıkların oluşturması kaçınılmazdır.

 

Obezite, en basit şekilde, tansiyon, kolesterol, damar hastalıkları, kas-eklem hastalıkları ile başlayarak,  alınan her kiloda şiddeti ve yoğunluğu artarak, diyabet, kalp rahatsızlıkları, sindirim sistemimi ve bağışıklık sistemi toplu hastalıkları, psikolojik ve ruhsal travmalar ile uyarıcı olarak şiddeti artan derecede kendini gösterirken sonu kansere kadar giden tüm hastalıkların beslendiği sağlık dünyamızın en tehlikeli ve sinsi BAĞIMLILIK hastalığıdır.

 

OMDER

HALİL KARGULU



Soru 6- Örnek olarak bir insanın obez olma sürecinde harcadığı para ile sağlığına kavuşmak için harcadığı para karşılaştırması yapılabilir mi?

 

CEVAP :

Burada dikkat edeceğimiz unsur İsraf ekonomisi olması gerekmektedir.

 

İnsanlar bebeklikten başlayarak ailenin dayatması ile israf ekonomisine katkı yapmaya başlayarak,  gençliğinde ise 'atın ölümü arpadan olsun' diye tüketim ekonomisine hizmet ederken harcadığı para, sonraki yıllarda sağlığını kazanmak için harcayacağı paranın 10 katından fazladır.  

 

İsraf ekonomisi büyüklüğünü tam olarak hesaplayamadığımız için sonraki yıllarda sağlık harcamaları göze batmaktadır... Oysaki insan Obez olduğunda fiziki ihtiyacının dışında sadece nefsi ve göz zevki, damak tadı için yaptığı israf; tüm sağlık bütçesini fazlası ile geçmektedir. ( 32 milyar $ ) Gerçek anlamda bu yöndeki tüketim ekonomisi temelli israfı önlemek ve üretim ekonomisine geçiş yaparak, hem ülke ekonomisine katkı sağlayabilir. hem de sağlık giderlerini %100 düşürecektir...

 

Çünkü; tüm hastalıkların temel sebebi,  ruhumuzun ve fizyolojimize taşıyamayacağız yükleri bilinçsiz bir şekilde farkında olmadan her gün taşımaktan kaynaklıdır.

 

 

Sonuç olarak,  Temel kanıya karşıt teori ile;

 

OBEZİTE masraf değil, Vücudun tolere edebilir olduğu ( gençlik yılları )uzun süreçler boyunca farkında olmadan yapılan israf ekonomisi dolayısı ile devlet için büyük bir kazanç kaynağıdır.

 

Dolayısı ile devletler ülke ekonomilerini canlı tutabilmek için OBEZİTE İLE değil mücadele etmeyi, sinsice teşvik ettiğini unutmayın!

 

 

OBEZİTE İLE MÜCADELE DERNEĞİ - Omder

 

Kurucu Başkan

Halil KARGULU

Üstün Performans Uzmanı ? Psikolog ? Tıbbı Antrenman Uzmanı

Semir BERBER


 Not:  Diğer soru cevaplar için MAKALELER bölümünü  lütfen takip ediniz.

« Geri