MAKALELER

Kalıcı Kilo Verme SİSTEMİ örnek 2 %100 Bütünü gösteren Zayıflama Çemberi

%100 Bütünü gösteren "Zayıflama Çemberi"  Kalıcı Kilo Verme SİSTEMİ

 Öncesi ve Sonrası Detaylı  Üye  Yorumları

Örnek 2:  ( Örnek 1 ile giriş bölüm aynı devamı farklı)

Aşağıda okuyacağınız yorumlar Zayıflama Bütününü yani %100'ü gösteren Dünyada ilk kez bütün olarak zayıflamayı göreceğiniz gerçeklerdir. HK Performans ve Halil Kargulu'nun geliştirdiği Zayıflama bütününü gösteren yaklaşımları farklı makalelerden takip ederek tüm gerçekleri öğrenebilirsiniz. Bu çemberin daha net anlaşılabilmesi için, çemberi öğrenmeden zayıflamanın bütünü oluşturan pek çok parçanın bir araya gelmesi gerektiğini bilmeden küçük detayları mucize gibi görerek yıllarını  harcamış ve bire bir yaşanmış  deneyimleri aşağıda analiz ederek, aynı kişilerin zayıflama çemberini tanıdıktan-öğrendikten sonra değişen algı ve düşünceleri kıyaslamak ve insanların gerçeği tam olarak nerede araması gerektiğine ışık tutmak için, yaşanan gerçek olaylara, her cümlesi orijinal düşüncelere aşağıda yer verilmiştir.

Siz Kilolu ve Obezler; Kalıcı çözümü nerede aramak gerektiğini bilirseniz, sorunu çözmek daha kolay olacaktır.  Aşağıdaki yorumlar sorunun gerçek kaynağını ve çözüm için farklı vizyonlara ihtiyaç olduğunu göstermesi bakımından oldukça anlamlıdır.

Bazı tekrar edilmiş cümleleri lütfen sıkılmadan, yaşanmış tecrübelerden anlam çıkartmak ve gerçekleri sindirmek için bilinçle okuyunuz. Bazen bir kere değil 10 kez okumanızı tavsiye ederim. İnanıyorum ki her okuduğunuzda farklı düşüncelere gireceksiniz...

Eczacı Bir Üyenin Dönüşümü;

Çember Öncesi

...Kafanız Çemberin Dışında Kalırsa Yaşayacaklarınız...

 

1. Diyet-rejim kavramları size ne ifade ediyor, detaylıca nasıl yorumlarsınız? Bu güne kadar denediğiniz diyetler ve bu diyetlerin size etkileri neler oldu, bunları yazar mısınız?

 

Sanırım bir kitap yazacak kadar kavramlar üzerinde kuramım var. Neredeyse her türlü diyeti denedim, buna 15 günde bir öğlenleri yenen tek parça bonfile ve 5 litre su da dahil olmak üzere, geldiğim nokta bu. Diyetlerden değil çözümsüzlükten bıktım.

Hesap, kalori sistemleri, ayırma diyetleri bende işe yaramadı. Kitabınızda bunların tamamını komplo teorisi gibi düşünmüşsünüz. Size katılıyorum ama diyetlerle kilo veren! ( işkence çeken) insanlarda var sadece bu gerçek bende işe yaramadı.

 

 

2. Şişmanlığı ve şişman olma duygusunu hiç tanımamış, yıllardır kalıcı sonuçlar alınmadığı halde hep aynı şeyleri tekrarlayan ve aynı yöntemleri öneren uzmanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Kısaca zayıflama sektörü ve bu sektörün şimdiye kadar başarısız olma nedenlerine ilişkin yorumlarınız nelerdir?

 

Demek istediğinizi anlıyorum, bu uzmanlara gitmediğim için sizinle aynı düşünüyorum. Zaten kitapta da bu konuyla ilgili gerekli ve doğru uyarmalar var. Size gelme nedenim de biraz bu.

 

Zayıflama sektörü bazen bazılarında işe yarıyormuş gibi görünüyor, buna bozuluyorum. Çünkü doğru olanı ben yaptığım halde o kadar araştırmadan zayıflama sektörünün yönlendirmesiyle ve muhtemelen hayatında hiç rejim yapmadığı için ilk yapılan rejimin avantajıyla zayıflanınca bu haksızlık gibi geliyor. Konunun sektör olduğu tanımınız yüzde yüz doğru. İşim gereği bunun somut kanıtları da tarafımca bilinmekte ama bu benim başarısız, kola içip fast food yiyen incecik kızların varlığı ise başka bir gerçek. Onların bir haftada yediği fast food benim bir ömürce yediğim kadar ama onlar zayıf ben şişman... Özenmiyorum ama sizce de haksızlık yok mu burada?

 

 3. Mevcut zayıflama programlarının ve bu programlarla ilgili sektörlerin sizin zayıflama daha doğrusu zayıflayamama ya da verilen kilolarınızı fazlası ile geri almadaki katkılarının neler olduğunu düşünüyorsunuz?

 

Kibrit kutusu peynirle başlayıp galonlarca suyla devam eden sürecin sonucuyum ben.
Yeterince açıkladığımı umuyorum. Ve yoyo sendromundan nefret ediyorum ancak anlamadığım ve anlatmaya çalıştığım inanın yiyecek seçiminde gerçekten çok özenli davrandığım, hep doğal, organik, doğru olanları seçmeye çalıştığım. Kabul ediyorum diyetleri ciddiye almakla hata yapmış olabilirim ama asla çok aşırı ve şeker ağırlıklı yemek yemedim... Bunu biraz açalım; evet 15 senenin başında zayıflama reçeteleri ve diyetler yaptım, sonuç başarısızlık oldu. Daha sonra doğru beslenmeyi öğrenmeye çalıştım. Yiyecekler, glisemik indexler, meyve, balık, salata, sebze, dengeli beslenme, yürüyüş, kızartma yerine buğulama şeklinde pişirme yöntemleri, şekerden, beyaz ekmekten, gazlı içeceklerden uzak yaşam tarzı. Kalsiyum, b-c vitaminleri, yiyeceklerden gelen sağlık, margarinsiz tereyağ ve zeytinyağlı pişirme yöntemleri, ızgaralar, çok canımın çektiği bir yemekten bir kaç kaşık alıp ''nefsi köreltme'' taktikleri ama sonuç ortada...

 

Sağlıklı beslenme ve organiklerde yeni bir sektör mü diye düşünüyorum. Kafam çok karışık, umarım siz bana doğru cevabı verebilirsiniz. Artık benim yediğim salatanın bir başkasının yediği fast food yiyecekler gibi vücudum tarafından algılandığını düşünüyorum.

   

4. Bu güne kadar denediğiniz farklı diyetler, ilaçlar, bitkisel yöntemler, akupunktur gibi alternatif zayıflama çalışmaları nelerdir? Bu süreçleri detaylıca yazar mısınız?

 

Her şeyi denediğimi düşünüyorum. Diyetler, ilaçlar [4321,çeşitli kapsüller, mamaların bulunduğu Amerikan tarzı mamalı diyetler, tek besinli oruçlar) marul tohumu gibi bitkisel yöntemler, akupunktur, liposuction, bitkisel maddelerin yağların üzerine enjekte edildiği bir iki yöntem, mezoterapi, masaj (masajı yapan kız çok zayıftı ters yerde olduğumuzu düşündüm) şimdide çok az yemek yiyerek uzun mesafeler yürümek (9km ila 10km gibi) bunların hepsini 17 yıldır yapıyorum.

 

 5. Denemediğiniz fakat yakın çevrenizden yada medya kanalları ile bilgi edindiğiniz başka programlar var mı? Bu programlara bakış açılarınızı yazar mısınız?

 

Varsa da pek fazla ilgimi çekmemekte, çünkü temelde yapılanlar aynı, bunların işe yaramadığını artık öğrendim. Umarım benim için hala yapılabilecek bir şeyler vardır. Ha bir tek blumik olmadım. Kısmet...

 

6. Şu aralar uygulamakta olduğunuz herhangi bir diyet var mı? Varsa içeriğini yazar mısınız?

 

Var; sabah kahvaltı yapmadan, saat 15 civarlarında koşudan sonra içinde bir kaşık zeytin yağı olan taze zencefil, soğan, sarımsak, kereviz, brokoli, enginar, acı biber, ıspanak vs.li sebze çorbası (glisemik endekse göre seçilmiş) içiyorum. Elma yiyorum (aylardır tam bir tabak makarna, pilav, börek, çörek yemedim. Sadece çok az tadına baktım) Akşam yemekte çok az yiyorum bazen yemiyorum. Sadece çikolatayı hayatımdan tam olarak çıkarmadım. Bu son üç aylık diyet mönüm... Üstüne de 10 km lik yürüyüş...

 

7. Bugüne kadar en iyi sonuç aldığınız 2 yöntemi içerikleri ile beraber ve bu süreçlerde vermiş olduğunuz kiloları ne kadar zaman da geri aldığınızı yazar mısınız?

 

Reductil kullandım bir kaç sene 30'lu yaşlarda. O dönem 58 kilo civarıydım bu kullandığım sürece değişmedi. Bırakınca kilo almam durmadı, ne yaparsam yapayım

2. yöntemim yok

 

8. Bu güne kadar en başarısız olduğunuz 2 denemenizi detaylı bir şekilde yazar mısınız? Uygulamanız nasıldı, en çok kaç gün dayanabildiniz?


Yüzlerce yöntemi denedim sonuç hüsran... Deneme süreleri neredeyse sonsuz... Ben kolay yılmadığım için başarısızlığım artarak çoğalıyor... Böyle olmamalıydı diyerek devam ediyorum. Doktor olsaydım sanırım kalbi duran birine yapılması gereken normal prosedür gereği atıyorum 5 kalp masajı ise ben ölüleri canlandırana kadar yapardım.

 

Zayıflama Çemberi  Sonrası

...Çemberle Tanışıp, Algısını Geliştirdikten Sonra...

 

Bir piramit, bir çember ve bir yonca karşılaştıracağız. Şekil önemli değil derseniz yanılırsınız.

Piramitteki katmanlara karşılık çemberde bir alt üst hiyerarşisinden bahsedemiyoruz. Bu olumlu, çünkü çemberin alt veya üstü olmaz.

Piramitler ve yonca birer beslenme piramidi ama zayıflama sadece bir beslenme problemi değil... Zayıflama; içinde beslenme probleminin de olduğu bir bedensel ruhsal ve beyinsel etkileşim olayıdır... Sadece beslenme sorununu çözerek zayıflamayı tanımlayamazsınız. Bu eksik ve hatalı bir tanım olur.

Zayıflama çemberine baktığımda ilk gördüğüm çemberin kapsama alanı... Diğerleri beslenme yoğunluklu çalışma olmasına karşın, zayıflama çemberi bir yaşam çemberi... Bu önemli bir fark ve doğru bir bakış açısı...

Bu arada iddialı birkaç karşılaştırma dikkatimi çekiyor. Karşılaştırma diyorum, bu çemberde aslında bir karşılaştırma, hatta meydan okuma da seziliyor.

Örneğin, "suyu çiğneme sanatının" zayıflamaya etkisi % 4 iken, liposuction'ın etkisi %2 yani Sn.H.Kargulu diyor ki, siz liposuction yaptıracağınıza sadece suyu çiğneyin hem ameliyatın riskinden sizi korur, hem de bunun zayıflamaya etkisi ameliyatın 2 katıdır.

Ya da pasif jimnastik etkisi %4 iken, kişisel egzersiz programı % 11 dir. Bunda da şöyle bir iddia görüyorum ki, kişisel egzersiz programı pasif jimnastikle zaman kaybetmeye değmeyecek kadar etkilidir.

Yıllarca reductil kullanan biri olarak %3'lük bir etki için aldığım riskleri ve geldiğim noktayı göze alırsam, kendimi kandırılmış hissediyorum. Onun yerine algıda seçicilik çok daha güvenliymiş.

Bu çemberde piramitlerin değeri de var ve çok iddialı;

Her türlü diyet yemeği %2.

Diyetin kitabı bile yemeğinden etkiliymiş %3 ile.

Her türlü diyet listesi %2 iken, internet diyet listesi %1, burada disiplinli bir davranış görülüyor ya da diyet listesi için diyetisyene para verildiğinden hak etsin diye, diyete uyum internetteki bedava listedeki diyete uyumdan daha fazla. O fazlalığı hiç azımsamayın, fark sadece % 1 değil, diyetisyen listesi internet listesinin tam 2 katı! :)

Bu arada akla bir soru geliyor. Burada sn Halil Kargulu beyin listesinden başka zayıflayamayacak mıyız? Bu tam olarak böyle değil, hedefe tam uyum sağlamışsak ve vücudumuzu tanıyorsak, bir takım çalışmalarla bu mümkün ama bu da yeni bir soru akla getiriyor.

Halil beyin çemberi kötü niyetli bir çember mi? Sadece kendi yönteminden başka obezlere bir umut vaat etmiyor mu? Ya da Halil beyin programına dahil olup da, sbogging veya psikohijyen gibi özel çalışmaları yapmayanlar zayıflayamayacak mı?

Cevap çemberde gizli...

Hayır zayıflayacak!!! O yüzden çemberlerin iç halkası 192 orta halkası 116, yani %100 den çok. Yani tercihini doğru yaparsan zayıflayacaksın. Ama bu hizmetleri alanlar %100 zayıflayacak. Yani herkes bir gün ölecek, ama yaşlılar %100 ölecek J mantığı gibi...

Performans ürünlerinin toplamı %8 ama H.U.T, G.D.M ve K.K.K %25 yani beyni formatlamak başlangıç için mükemmel...

Bu çember; zayıflamanın besinlerle ilişkisinin abartıldığı kadar olmadığını iddia ediyor.
Yaşam tarzıyla düşüncenin özgür bırakılmasıyla, ruhen hazırlanmakla, beyni formatlamakla, özgür düşünmekle zayıf olunur ve zayıf kalınır diyor. Bu çember bir zayıflama programından çok, bir hayat düsturu halindeki iddiasıyla gelecek vaat ediyor.

Sonuçta zayıflamaya çalışan birisini sadece besinler üzerinden hakimiyet kurarak zayıflatmaya çalışmak boşuna olacaktır. Onun hareketini fiziksel, ruhsal ve mental uyumunu sağlamadan ve ona gerçekte vücudunun istediği şeyleri duymadan, kendini tanımadan, sadece dışarıdan müdahalenin sonucu çok daha yıkıcı bir geri dönüş ile sonuçlanacaktır.

Yemek konusunda fiziksel ihtiyaç ve bütün içinde vücutlarımızın cahili değil, bir eczacı olarak kesinlikle doğru bilgilendirilmiş, öğrenilmiş ve öğretilmiş tüm dayatmalardan arınarak, kendi bedenimiz hakkında YAŞANABİLİR doğru şeyleri yapabilen ve isteyen bireylere, şu an için en doğru yaklaşım zayıflama çemberidir.


Üyenin Program sonrası düşünceleri...

Orjinal başarı mektubu link

http://www.vucudunsifresi.com/tr-tr/yorumlar.asp?RecID=435

1000 kg Zayıflayan ÜYEMİZ...

( Yanlış Okumadınız tam 1000 kg. )

 Kilobekcisi Değerlendirme Yorumlu Anketleri

 

1.    Kilobekciliği Programından memnuniyet dereceniz nedir? Yüzdelik bir rakam verseniz % kaç vermek isterdiniz? ...neden?

 

Son derece memnunum. Henüz ideal kiloma gelmemiş olsam da doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Bu sistemin beni kilo vermeye götüreceğine olan inancım tam, belki bugün değil ama mutlaka yarın...
umudum yüzde yüz
keyfim bu programla birlikte yüzde yüz
yüzde yüz...

2.    Kilobekcinizden memnun musunuz ? Yeterli desteği alabildiğinizi düşünüyor musunuz ?

 

"21. Yüzyılın cahili, okuma yazma bilmeyen değil, öğrenemeyen, eskiden öğrendiklerinden gerektiğinde vazgeçemeyen ve yeniden öğrenemeyen olacaktır."
Alvin TOFFLER

Demiş Toffler... gerçekten doğru yanlış bildiğimiz ve bu nedenle doğrusunu öğrenemediğimiz ne kadar çok şey var.

Bu mantıkla çağımızın öğreteni de konumu ne olursa olsun yeniden öğrenemeyenlere hitap etmek zorunda.

Yani sıfırdan başlayıp öğretmek yerine mevcut yanlışları düzeltecek ondan sonra doğruyu anlatacak, bu açıdan kilo bekçilerini takdir etmemek mümkün değil.

Hakan bey de bu konuda karşılaşabileceğim en doğru seçimdi bence. yönetime bu seçiminden dolayı ayrıca teşekkür ederim.

Henüz başlamadan beni analiz ederek bana en uygun kişiyi bulduğunuzu düşünüyorum. Üstelik diğer kilobekçilerini tanımamama rağmen!

Saygıdeğer kilobekçim nazik, asla müdahaleci olmayan, zaman konusunda fazlasıyla özverili, kendinden emin tavrıyla bana muhteşem bir rehberlik ve yol arkadaşlığı etmiştir. Kendisine binlerce teşekkürler...

''Bildiğimzi sanmamız öğrenmemizi engeller.'

Claude Bernard

Kilobekcim; bildiğimi sandığım bir çok yanlıştan beni araştırma yoluyla bizzat kendimin öğrenmesini sağlayarak, doğruyu görmeme sebep olmuştur. Böylece bildiğimi sandığım ve öğrenmemi engelleyen yanlışlar onunla doğrulara dönüştü. 2 aylık sürede ne çok kez bunu yaşadık. Kendisine bir kere de buradan teşekkür etmek isterim.

 

3.    Kilobekçinizi hangi özellikleri ile tanımlarsınız?

 

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın  yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti, bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi. Sonra düşündü;

- Oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.

Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve "Baba haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz " dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk şöyle cevap verdi:

- Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı. İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ.

Bu hikayeyi her zaman beğenerek okumuşumdur.

Buraya yazdım; çünkü kilo bekçimin yaptığı tam olarak bu.

Yani insanları düzelterek, dünyayı daha yaşanılası bir yer yapıyor.

Bizler hiç görmediğimiz, hiç bilmediğimiz kişilere bir müddet sonra güvenip inanıyoruz. Bu mucize gibi birşey.. Özellikle günümüzde insanların birbirine bu kadar samimiyetsiz ve güvensiz olduğu düşünülürse bu söylediğimin önemi daha çok ortaya çıkıyor.
Hakan bey işini çok seven, yaparken keyif alan ve bunu karşısındakine hissettiren biri... İşini yaparken keyif alıyor ve size de bu keyfi anlatabiliyor. Sonra esprili, konuya hakim ve kendine güveni tam...

Bir sıkıntı anında, ne yapılacağını bildiği için, ne kendisi panik oluyor ne de sizin panik olmanıza izin veriyor.

Siz de belki hedeften sapacakken, onlarca kez bu sıkıntının bilindiğini ve yardım için orada birinin bulunduğunu bilmenin rahatlığıyla devam ediyorsunuz.

Konfiçyüs'ün dediği gibi, Kilobekcimiz; önce güvenimizi kazanıyor, daha sonra bize yapmamız gerekenleri söylüyor, bazen cesaret veriyor bazen itiraz ediyor, böylece bizim ona itiraz etmeye veya söylediklerini dinlememeye haklı bir gerekçemiz kalmıyor. Bu da tabiki bilgi ve birikimi ile oluyor. Bilgi ve birikimi ile bunu yapması ciddiye alınmasını ve dinlenmesini sağlıyor. Son bir şey, Kilobekcimin nezaketi hakkında olsun:)

Nazik Bir Adam Anlatılan Hikayeyi Daima İlk Defa Duyan Kişidir. V.Paucet demiş Paucet..


Kilobekcim, benden duyduğu her şeyi ilk defa duyuyormuş gibi dinlediği için ona ayrıca teşekkür ederim.

Gerçek "doktor her hastasıyla yaşayıp ölendir" demiş Zweig, Kilobekçim, her üyesiyle şişmanlayıp, zayıflayan biri bence... Bu nedenle bu kadar başarılı; o hepimizin ayakkabılarıyla süre boyunca yürüyebiliyor, bu nedenle bizleri anlayabiliyor ve böyle yardım edebiliyor.

 

4.    Takip Kontrol sistemi yeterli mi ? Daha iyi olması için ne tavsiye ederdiniz?

 

Bence yeterli, son derece açık muallakta bişe bırakmayacak kadar özenli. gayet doğru buldum.

5.    Kilobekcisi.com web sayfamızın tasarımı, uygulamaları ve genel işleyişini nasıl buldunuz? Farklı bir öneriniz olur mu?

 

Gayet iyi buldum

6.    Kilobekciliği Programı ile Diğer yöntemleri kıyaslayabilir misiniz ?

 

Bu programın insan odaklı olması dolayısıyla, insanın zaafları, kaçamakları ve insan doğasını son derecede iyi gözlemlemiş diye düşünüyorum. Diğer bildiğim tüm yöntemlerde, yiyecek içecek odaklı olduğundan ve şahsa özelmiş gibi göründükleri halde olmadıklarını tecrübeyle bildiğimden, kıyas yapmayı doğru bulmuyorum. Bu kıyas yapılırsa bu sisteme haksızlık olur diye düşünüyorum. Ama alışılmadık bir yöntem olması nedeniyle daha iyi anlatılmalı diye düşünüyorum. Bu nedenle de bilgi eğitim ve kapasitesi yüksek kişilerde daha başarılı olacağını düşünüyorum. İnsan odaklı olduğu için insan zaaflarına karşı da diğer sistemler kadar savunmasız olduğunu düşünüyorum.

 

7.    Kilobekciliği sistemine katılmaya nasıl karar verdiniz? Neden kilobekciliğini Programını seçtiniz?

 

Ben kitabı bir kaç yıl önce almıştım. okumuştum. ama son dönemimde uzun süredir diyet ve egzersiz yaptığım halde hiç bir ilerleme kaydedemediğimden, profesyonel bir yardım almaya karar verdim. Ama bunun sadece diyet odaklı olması ya da egzersiz odaklı olması bana yeterli gelmedi.

Kendim için mevcut sistemlerin yeterli olmayacağını düşündüm. o dönemde Televizyonda ünlü olan xxxx'ı da inceliyordum. bir de xxxx sistemini...  Karar verirken kilo verme eyleminin tamamen kişisel olması gerektiği, yani tabir yerindeyse "hot couture" dikim elbise gibi şahsa özel olması gerektiği, gerçeği nedeniyle sisteminiz bana daha doğru geldi ve burdayım:)

8.    Programa başlamadan önceki kilonuz ve ölçüleriniz ile geldiğimiz noktadaki kilo ve ölçünüz nasıldı ne kadar sürede değişim yaşadınız ?

 

Bunun rakamsal değerleri zaten değişim çizelgemde var. Ben bu nedenle rakamsal değişimden ziyade; diğer değişimlerden bahsedeceğim.

1-Ruhsal olarak başladığımdan bu yana daha pozitifim.

2-İnanç olarak kilo vermeye başladığımı düşünüyorum.

3-Görünüm olarak göz tartısı 60 civarı oldum. Bir çok kıyafetim üzerimde çok daha iyi duruyor.
4-Hayata bakış olarak ben burada bir sürü ödev yaptım. Bunları yaparken ta geçmişime uzandım yitirdiğim unuttuğumu sandığım beni ben yapan bir sürü mihenk taşımla karşılaştım. Neydi bunlar, benim kişiliğimin şekillenmesinde yardımcı olan güzel sözler yazılar hikayeler vs.

Bunları oğlumun da kopyaladığını, okuduğunu ve keyif aldığını görmek ise ayrı bir mutluluk oldu benim için. Ödevler amacını da aşarak beni bana hatırlattı. Bunu sizin de planlamadığınızı düşünüyorum:)

5-Zamana bakış olarak, çok daha geniş ve çok daha spesifik bakabiliyorum, bakış açım genişledi özelleşti ve güzelleşti.

6- Fiziksel olarak kendimle daha barışık ve kendimi daha çok severek kendime baktığım için daha güzel göründüğümü söylüyorlar. bu sadece kilo ile ilgili olamaz:)

7- Bütün bunların yanında 17 Yıldır kilo vermeye odaklanmış biri olarak son yıllarda her türlü çabama rağmen 1 kg bile veremezken, şimdilik 4 kilo ve toplam 3 bölgeden 29 santim inceldim, ruhum ise bin kilo verdi:)  Bu benim için mucizeydi...

9.    Kilobekciliği programını yakınlarınıza ve çevrenize önerir misiniz?

 

Elbette öneririm, ancak herkesin deryadan alacağı kendi kovası kadar olduğu için, bu sistemi insanların kendilerinin bulması daha doğrudur diye düşünürüm.

Çünkü sizin önerinizle burada olanlara inanmadan sadece önerile gelen insanların, çok başarılı olacaklarını sanmıyorum. burası "er meydanı" herkes kendi hünerini sergilemeli.

Başkalarının tavsiyelerini değil:) ayrıca "Takma akıl akıl olmaz" demiş atalar, bence doğru da demiş.

10. Üstün performans Uzmanı ve Kilobekciliği sistemi kurucusu Halil KARGULU hakkında düşünceleriniz nelerdir? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Kitabından anladığım kadarıyla, disiplinli, başarılı ve kendini geliştirebilen biri... Bir sistem yaratmak, kendisine ve bu sisteme inanmak ve başka insanları da bir hayale ortak etmek meziyet gerektirir.

Başarılı buluyorum.
Ancak kitapta kendisi birebir insanlarla muhatap olarak bu sistemi kurmuş. Şimdi de randevuya gelemeyecek farklı şehirde olanlarla msn de görüşse bence daha doğru olur.

Kendi işimden biliyorum, hastalarım en son mutlaka benimle bir kelime dahi olsa görüşmek isterler ve ben asla onları geri çevirmem, bunun gelen insanlar üzerinde güven tazelediğini biliyorum. Naçizane bir tecrübemi paylaştım sizlerle..

11. Verilen kiloların kalıcılığı ve takip kontrolü için ve sonuçların daha da pekişmesi için her 6 ayda bir kür ( 1 ay ) destek almak ister misiniz? Sizce ihtiyaç var mı en azından bir kaç kür için...

 

Bu konuda net bir düşüncem yok, çünkü ben henüz hedefime varamadım, varsaydım mutlaka bunu kaybetmemek için gereken şeyleri yapardım...

12. Kilobekciliğinin online olması faydalı mı? Haftada yarım saat konuşmak mı? Yoksa günde ihtiyaç halinde saatlerce iletişim kurmak mı avantajlı; Oline sistemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Online bu sistem için en doğru olanıdır. Başka türlü insanlara bu kadar yaklaşamazsınız,
insanlar devamlılık halinde size güvenir ve doğru bildikleri yanlışlardan bahsederler, hatalarını kabul edebilirler, kendilerini savunmadan yaptıkları yanlışlardan dönebilirler.
Saatlerce online olan biri olarak, karşımdakinin sabrı ve anlayışına binlerce teşekkürler...

13. Kilobekciliği ücretlerini; hizmet yoğunluğu, kalitesi ve anlayışı ile kıyasla pahalı mı yoksa; hayatı yeniden yaşamak, belki de yeniden doğuş anlamında bir yaşam için verilen hizmet bedeli için çok uygun diyebilir miyiz?... Maddi karşılığını ve üyelik ücretlerini neye göre kıyas yapmalıyız?

 

Bir şeyin fiyatı-pahası o şeye ihtiyacı olan tarafından belirlenir.

Ve bir şeye ödediğiniz maddi meta aldığınız manevi doyumla karşılaştırılmalıdır.
Böyle olunca, insandan insana farklı olarak o şeyin pahasından bahsetmek mümkün olur.
Ödenen bedel alınanla karşılaştırılınca ücretin fazla olmadığı düşünülebilir.

 

Son söz

''Fiyatın değil değerin olsun'' bu anlamda bu sistemin fiyatı değil değeri vardır:)

14. Size göre ve bugüne kadar yaşadığınız tecrübeler doğrultusunda "Kilobekciliği" nedir? Sizin için neyi ifade ediyor ve hayatınıza ne gibi katkıları oldu ? ( detaylı hikayeniz)

 

İnsanoğlunun Yapacakları, Hayal Ettikleri İle Sınırlıdır.

Önce kitaptan başlamalıyım, kitabı almış okumuştum ama, harekete geçmem için bir iki yıl beklemem gerekti. Bir daha okurken daha önce farketmediğim son derece doğru yaklaşımları farkettim.


Hatta okurken bazı yerlerde kendim yazsam bunu düşünürdüm diye geçirdim. 17 yıllık kilo verememe ya da kilosuyla başı dertte olan biri için başlayacağım nokta bu diye düşündüm...

Önceleri kitabın şifrelerini, sonra ise kendi şifrelerimi çözmeye başladım. Geldiğim noktada gidecek çok yolum var, ama geldiğim de çok aşama var. Bu bence bir süreç
sabrın, iradenin, şahsi özelliklerinin işin içine girdiği enteresan bir süreç. 

Bu süreçte sadece diyetin veya sadece egzersizin açıklamadığı bir çok nokta var. Zayıflama çemberiniz doğru bir buluş aslında, şişmanlığa hastalık olarak bakılması da tam olarak açıklamadan uzak; çünkü hastalıkların bir tane yada 3 tane 5 tane ilacı vardır. O ilacı alırsanız sorunu çözersiniz. Ama şişman insanların hepsi şişman olduğu halde tek bir çözümleri yok.


Eğer kendilerini geliştirmezlerse, işin gerçeği kalıcı çözümleri de yok.
Zayıflayan yüz kişiden 95 küsürünün tekrar şişmanlaması inanılmaz bir kısır döngü
ve mevcut sistemler sanki insanları zayıflatmaktan çok şişmanlatmaya yönelik.
Kibrit kutusu kadar ölçülerle bir yere varılmayacağını çoktan tecrübe etmiş biri olarak zayıflamanın kendimle bir yerlerde barışarak, başarılabileceğini aslında biliyordum. Ama sisteminiz bunu bana tekrar hatırlattı. Bu sizin sisteminizde bana uygun çözümdü. İnanıyorum ki, bir başkasına da başka bir çözüm sundunuz. İşte farkınız, doğru noktanız ve başarınız tam da burada.

Kendi tecrübelerim daha önce yaşadıklarımın işe yaramadığını bana öğretti. Sizin öğrettiğiniz ise; yine benim kendim ile elele vermem gerektiği üzerine kurulu. Başarısızlığı düşünmüyorum. Belki süre devam edecek ama er geç hedefime ulaşacağım. geliştiğim kesinlikle doğru.

Zayıflama da bunu takip ediyor. Ben zayıflayarak gelişmedim, gelişerek zayıflıyorum...


Artık gerçek bilgilerim, amacım ve doğrularım var, başarı kendiliğinden oluşacak bir süreç... 

 

15. Vücudun Şifresi Kitap Yorumu  (  Kitap yorumu program öncesi yazılmıştır. )

''Kilonuz idealinizden ne kadar uzaksa siz de kendinizden o kadar uzaksınız demektir'' diye başlıyor kitap...
Eksik ki fazla değil.

Kendinizden hayattan ve sevdiklerinizden uzaklık...
Bu enteresan bir kitap...

Sabır, azim, cesaret, bilgi ve kararlılıkla beslenmiş, sürü psikolojisini reddetmesiyle daha da ilginçleşiyor.

Farklı düşünme ve algılaması, olaylara kalıplarla değil, bağımsız bir boyutta bakabilmesi de çok hoş...

''Kendini eve kapatan umutsuz şişman dünyasını küçültür; bedeni büyüdükçe yaşama alanı daralır'' tespit o kadar gerçek ki tokat yemiş gibi oluyorsunuz...

''insan akıl-şuur-düşünce gibi dinamiklere sahip oluşu nedeniyle diğer canlılar gibi testle yorumlanacak varlık değildir" ne kadar 'doğru!


'İki kere iki dört eder 'şeklindeki Aristo mantığı ile insanı açıklayamazsınız... Eğer öyle olsaydı yani insan matematiksel bir kalıpla açıklansaydı, her şey çok kolaydı. 100 gram et, bilmem kaç kalori eder, onu yiyince sen şu kadar enerji alırsın, şu kadar harcarsan şu kilo olursun,  standart...  Ama öyle değil...

İnsan çok daha karmaşık ve muhteşem.  Bu muhteşemliktir ki, mucizeleri de yaşatıyor insana... Tabii külfetleri de

Bu muhteşem mantıksızlık insanı çağlar boyunca savunma mekanizması şeklinde korumuş. Buzul çağında insan Aristo mantığına göre çıkamazdı. Ölçülebilir (!) mamutlar insanlardan şanslıydı Aristo mantığına göre...

Ya da Hitler'in kamplarında tek canlı insan olmamalıydı. 20 saat çalışıp tek öğün lapa yiyen esirlerin kalori hesabına göre varlığı imkansızdı...

(ama aynı mantıksızlık modern çağdaki bizlerin obez olmasına da neden aynı zamanda....)

İnsanın, inanınca neler yaptığı bir dolu örneklerle tarihte var. bu basmakalıpların dışına çıkan insan hikayeleri...

Sadece siyah ve beyaz yok. SİYAHLA BEYAZIN ARASINA BİNLERCE RENK TONU GİRER aynen zayıfla şişmanın arasına binlerce beden ve hikayenin girdiği gibi...

Kitabın yaptığı 415 sayfa boyunca bizi bize anlatmak, bizim dışımızdaki örneklerle...


Zayıflama kitabı olarak başlıyor, herkesin kişisel kitabı olarak bitiyor.

Kitapta biri "Lorenzo'nun Yağı" filmiyle bağdaştırmış Halil beyin yaptıklarını, ilginçti...
Ben de "AVATAR" filmiyle bağdaştırıyorum kitabı...

İnanmak, güvenmek, bir de kıvılcım... Çoğu zaman yeter bu.

Zayıflamanın (ya da şişmanlığın) karmaşık bir olaylar zinciri olduğunu, bu karmaşanın insanın kendisiyle birebir ilgili olduğunu, ancak sadece kendi kontrolünde olmadığını yaşananların çöplüğünü temizlemeden ve insanın kendini çözmeden zayıflamayı başaramayacağını anlatıyor.

Mevcut yöntemlerin zayıflatamadığı biri olan benim için, bu kitap iç sesim gibiydi. Ama şimdi şundan da çekiniyorum. Ben Halil beyin başaramamış haliyim.

Sistemin diyet ve yöntemlerinden sonra, kendi doğru bulduğum şeyleri yapmama rağmen (ayrıntılar cevapladığım sorularda var) gelişerek şişmanlamış biri olarak gelişerek zayıflamayı öğretmenizi umuyorum.

Kitapta bana benzer en azından sonu bana benzer hiç bir örneğe rastlamadım.Bu beni korkuttu. Ama kitapta imkansızın olmadığı, ki ben de yürekten inanıyorum, sadece henüz keşfedilmemiş olanın olduğunu okuyunca benim durumum için de bir çözümünüzün olabileceği fikri beni umutlandırdı.

Duygularımı dinlemeden onlara istediğimi söyletebilecek olma fikrini de kışkırtıcı buldum. Bu arada merak ediyorum hiç başarısız olan var mı?

Değişen hayatlar bölümünü okumak bile istemedim. Kitabı bitirmeden önce birkaç ayda birkaç kilo yeterken şimdi bir ayda hedefimi istiyorum.

Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela, Afrikalı umutsuz halkları harekete geçirirken '' I have a dream'' diye başladı "bir rüyam var, bir hayal gördüm''
BAŞKA SÖZE GEREK VAR MI?

"Herkes deryadan kendi kabı kadar alır" der Mevlana, benim kabım bu kadar.......
Teşekkürler...

 

Not:

Ruhsal ve bedensen arınmayı sağlayarak yaşam kalitesini arttıran HK Performans Zayıflama Okulu üyemize sonsuz teşekkürler.

Umarız bu aydınlanma yolu farklı insanların da  ışığı görmesine vesile olur. Bu vesile ile  Zayıflamak için bütünü görmeden harcanacak emeğe ve zamana yazık olmadan herkes doğru yolu bulur.

Hızlı ve sağlıklı Kilo vermek ve kalıcı zayıflamak için tek ve alternatifsiz yol "HK performans" sunumlarında bulunan Eğitim odaklı ZİHİNSEL DEĞİŞİM programlarıdır.

Aksini düşünler, yaşadıkça, para, zaman ve umutları kaybettikçe, HK Performans kurumsal çözümlerin farkını daha iyi anlayacaktır.

Mucizeyi dışarıda arayanlar, her zaman hüsrana uğrayacaklardır! Kendi mucizeniz yaratmak için GELİŞEREK DEĞİŞİM eğitimleri ile Kalıcı ve Sağlıklı zayıflama programlarına katılabilirsiniz. Kendinizi geliştirerek kimseye muhtaç kalmadan karanlık yolunuzu kendiniz aydınlatabilirsiniz.

Her şey sadece küçük bir tercihtir... Ya kalıcı değişimi yada hep anı kurtarmak için sürekli aldanmayı seçeceksiniz...

HK performans

Halil Kargulu


ETİKET: vücudun şifresi, vücudun şifresi kitabı, vucudunsifresi, vücudun şifresi web sitesi, Üstün Performans Uzmanı Halil Kargulu, dünya zayıflama rekortmeni Halil Kargulu, kilobekçiliği, sağlıklı ve kalıcı zayıflama, gelişerek zayıflama, zayıflama yorumları, vücudun şifresi kitap yorumları, vücudun şifresi okuyucu yorumları, kalıcı zayıflama, kalıcı kilo verme, sağlıklı ve kalıcı zayıflama yöntemi

 

« Geri