MAKALELER

Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamada, Tek ve Değişmeyecek Kesin Çözüm - SAĞLIKLI ZAYIFLAMA ÇEMBERİ

'Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamada, Tek ve Değişmeyecek Kesin Çözüm':

 

SAĞLIKLI ZAYIFLAMA ÇEMBERİ

 

 

Akılcı ve özgür bir zihin ile 'Bütünü Tamamla', İnisiyatifini Doğru Kullan;

%100 Sağlıklı ve Kalıcı Zayıfla!

 

Bu şekilde kendinden emin, bu denli bilinçli

 

"Ya dışındasındır çemberin,

  Ya da içinde yer alacaksın...

Kendin içindeyken,

Kafan dışındaysa,

Çaresi yok kardeşim!
Her akşam böyle (yiyip) içip, kederlenip,    
Mutsuz olacaksın..."

 

Yeni Türkü'nün söylediği ÇEMBER şarkısı ile ; 'İdeal Kiloda Sağlıklı Yaşam Çemberi' ancak bu kadar net ve güzel yorumlanabilirdi... 

 

 

'Şişen bedenleri' çemberinin içinde olan, ancak 'kafaları ? zihinleri ? beyinleri ? algıları -  alışkanlıkları' çemberin dışında kalan milyonlar, her gün yüzlerine maskelerini takıp mutluluk resmi çizerek, gülücükler saçmak uğruna, kan akıtıyorlar yüreklerine...  Büyüyen bedenleri, küçülen dünyalarını yaratıyor içten içe...  Çünkü "şişmanlık; en yaygın mutsuzluk hastalığıdır" yaşayana, bilene, yüreklerde hissedene...

 

Çözümü ise çok basit!

 

"Aklınızla, zihninizle, algınızla, değişebilir alışkanlıklarınızla" ÇEMBER'in içinde yer almayı tercih etmek..!

 

Evet "bütün parçaya, parça bütüne muhtaçtır". Çember içindeki dilimleri, değer olarak küçük de olsa, bütünün tamamlayıcı parçaları olarak idrak edemeyenler, bütünün zevkine erişemez. Yani; sağlıklı ve kalıcı şekilde asla ZAYIFLAYAMAZ...

 

Parçadan bütüne varmak, parçaları birleştirerek çemberin içinde yer almak, mevcut düzende meşakkatlidir. Doğru bildiğimiz yanlışların farkına vararak ve bilim diye bize yutturulmaya çalışılan dayatmalardan, negatif şartlandırmalardan, ön yargılarımızdan kendimizi arındırarak çemberi bütün olarak yaşıyor olmak; zihinleri özgürleştirmek, özümüze dönmek  "kendimiz" olmak demektir. Diğer bir ifadeyle "insan" olmak demektir.  "Olgun İnsan" olabilmek ise ancak meşakkatli olana muhatap olmakla, yani çemberi tamamlamakla mümkündür.

 

Şişmanlığın yani Obezitenin çözümsüzlük çarkı bu noktada başlamaktadır. Çözüm diye dayatılan her şeyin, bütünün küçük bir parçası olması ve çözümden sorumlu uzmanların "KAFALARIN ÇEMBERİN DIŞINDA KALMASI" zayıflama süreci bütününü görememeleri, tüm dünyanın hızla şişmanlamasına, maddi manevi, sosyal ve psikolojik büyük yıkımlara neden olmaktadır...

 

Bugün ülkemizdeki durum genele nazaran çok daha ciddi boyutlara gelmiştir. 'Dünyanın en hızlı Şişmanlayan Ülke Halkı' ve tüm yıkıcı yaptırımlarıyla da, Bugün dahi , 'Avrupa'nın en Şişman Ülkesi' durumundayız...

 

  • Modern tıbbın aşırı dallanması,
  • Her branşta bütünden ayrı uzmanlaşmaya gidilmesi ve
  • Bu dalların giderek birbirinden habersiz kalması

 

%90 soyut nedenleri olan Obezite (şişmanlık) konusunda bir arpa boyu yol alınamamasına neden olmaktadır. Bu başarısızlığın nedeni insana bir makine gibi ruhsuz eşya yığını olarak bakmaktır. 

 

Kilo psikolojisi yaşayan kişilere tedavi sunulurken;

 

 

 

Çözümsüzlüğün aynasıdır...

 

Bu çözümsüzlüğü bazen kişiler kendileri de tetiklemektedir. Çözüm arayışı içinde olan kişilerin yüzlerine takındıkları "maskelerin" derinliğini göremeyen ve dolayısı ile kişiyi aşamayan uzmanlar, bu maskeler nedeniyle kalıplaşmış önerilerin ötesinde bir sunum yapamamakta ve haliyle farklı çözüm arayışları içine de girmemektedirler...

 

Hem kendince uzmanlar, hem de bireyler çemberin dışında kalarak "parçalardan mucizeler beklemektedirler"... Dünyanın hızla şişmanlamasının tek ve tartışmasız nedeni bu gerçektir. İlgili uzmanların da, çözüm bekleyen hastaların da,  'şişen bedenleri' çemberin içinde yer alırken, kafaları hep çemberin dışında kalmaktadır... Bu beceriksizliğin faturası toplumumuza ve dünyaya çok büyük maddi manevi zarar vermekte ve tükenen, soyutlanan, ayrıştırılan, ötekileştirilen, yalnızlaştırılan, ölüme terk edilen hayatlar olarak çok ağır bir bedel ödettirilmektedir...

 

Günümüzde kim ne derse desin,

hangi kurum veya hangi birey, 'titri' ne kadar allı pullu olursa olsun; Sizlere SESLENİYORUMMMMM!

 

''Sizler yanlışı yaşamakla kalmıyor, tüm 'vebaliyle ve sorumsuzluğuyla' memleketimizin her iki insanından birini; yakın gelecekte 'marifetlerinizle' sayıları her üç kişiden ikisini bulacak yoğunlukta çoğalan, kilolu ve / veya obezlere kendi kişisel saçmalıklarınızı bilimsellik adı altında dayatarak; maddi, manevi, ruhsal ve sosyal tıkanıklıklara neden olmaktasınız !''

 

Yapmakla yükümlü olup, 'yapamadığınız tek şey';

Sağlıklı, kalıcı, manipülasyonlara açık olmayacak, uygulanabilir çözümler sunmak!

 

Çünkü sizler; zayıflama kelimesinin altında yatan anlamı, sağlıklı ideal kilo ve zinde bir yaşamın, para ile satın alınamaz değerini;  "hapı yut zayıfla" tarzı yaklaşımlar ve asla irade ile açıklamayacak bu denli çember bütününü "kıçını kaldır koş, ağzını tut yeme"  başka bir ifade ile "gırtlağını tut, sporunu yap zayıfla" veya "yeme yeme yeme , koş koş koş" düz mantığı ile  küçümseyerek, basitleştirerek bu denli hayatı çok yönlü, derinden etkileyen konularda sınıfta kalmaktasınız.  Modern bilimin somut verilerinden medet umarken %90 soyut yaşanan nedenleri, çevre baskısı ile gelişen refleksleri, örf, adet ve dayatılmış alışkanlıkları, en önemlisi de "ANLATILMAZ YAŞANIR" kilo psikolojisini görmezden gelerek, pek çok gerçeği teğet geçmektesiniz.

 

Oysa ki biz; aynı duygudaşlığı yaşayarak, her gece akan gözyaşlarını yüreğimizde hissederek, halkı Avrupa'nın en şişman ülkesi ve dünyanın en hızlı şişmanlayan ülke halkı olmamak ve bu gidişata bir dur demek için, kararlı ve dinmek, bitmek bilmeyen içten çaba ve enerjiyle; ilgili her yere dosyalar, kanıtlar, projeler ve yapılanların neden yanlış veya yetersiz olduğunu belirterek,  doğrulanmış alternatifleriyle, bombardımana tutuyoruz!

 

Bunları Çok Yönlü ve Farklı, İnovatif, sürekli Üreten, müthiş Veri Tabanlı Kanıtları ile Güncelleştirmeler yaparak, konudan Muzdarip İnteraktif üyelerimizin 'Anlatılmaz Yaşanır; Kilo Psikolojisi'nin önem ve belirleyiciliğine dikkatleri toplayarak, kalıcı çözümler geliştiriyoruz.

 

Bu noktada    "İdeal kilo için gelişerek değişim"  ve "sağlıklı zayıflama çemberi" ni gelecek yüzyılın değişmeyecek tek ve kalıcı çözümü olarak size sunuyoruz...

 

Yeni başlıklar, tanımlar, uygulama zenginlikleri, en önemlisi adanmışlık ve şefkat ile 7/24 insanlarla yan yana aynı mokasenleri giyerek, aynı duygudaşlığı yaşayarak, köleleştirilmiş zihinleri özgürleştirmeye çalışıyoruz.

 

Bu işe yüreğini koymuş, Omder Başkanı HALİL KARGULU olarak;

 

  • Gelişim Değişim Modeli Eğitimleri 
  • Güçlü Gelişim Motivasyonu,  
  • Bilinçli Takip- Kontrol diyorum... 
  • Hedefe uyumluluk,
  • Hislerin kontrolü
  • Kesin kararlılık,
  • Sbogging,
  • Psikohijyen,
  • Besin dışı enerji,
  • Kalorili düşünceler,
  • Kaybederken kazanmak! diyorum...

 

Sağlıklı, kaliteli ve uzun bir yaşam için gerçek ve kalıcı çözüm adına güven ve umut vermek ve en önemlisi de artık klişeleşmiş ezberleri bozarak yeni şeyler söylemek istiyorum...

 

Altın anahtar burada gizli, altın hazinesinin, altın anahtarı bu!

 

Çünkü sistemin mevcut yapısı, algısı ve uygulamalarının, insanları ne kadar tükettiği ortada... Kendince uzmanlar umut tacirliği yaparak kendi %0,01'lerini halka %100'müş gibi sunup, mucizeler dağıtarak, adeta şarlatanlıkta 1'nci olmak için birbirleri ile yarışıyorlar. Papağan gibi tek düze kalıplaşmış söylemlerin, süreç içerisinde hiçbir işe yaramadığı gibi; bireysel, toplumsal ve ekonomik anlamda ne kadar zarar verdiğinin kanıtlarını; bu çember çok açık bir şekilde ve tartışma götürmez kesin gerçeklerle gözler önüne seriyor !

 

Bağımlılıkların, köleleştirilmişliklerin, çirkin ve çıkarcı ortaklıkların hazzını yaşayan sektör yöneticileri, bilinçli ve organize çözümsüzlükler üreterek, kendi kazdıkları kuyuya düşmekten kurtulamadıkları gibi; ailelerinin, çocuklarının düşmesine de engel olamıyorlar...  Obezite öyle bir bağımlılık ki; Psikolojik açıdan insanı çökerten, Sağlık olarak bir çok hastalığa davetiye çıkartan ve en kötüsü uyuşturucu bağımlılığından, kanserden daha tehlikeli ve sinsi bir hastalıktır. Ama çıkış noktası hastalık değil, CEHALETTİR!

 

Dolayısı ile bu çember aynı zamanda "Obezite bir hastalık değil, toplumsal cehaletin sonucudur" diyor. Düşük kilolarda, yoğun kilo psikolojisi yaşayanların, obeziteden daha tehlikeli sonuçlarına dikkat çekiyor. Bir kez bu çarkın içine girenler için, sonuç zaman içinde zaten obez ve morbid obez olarak kendini gösteriyor...   

 

Sorumlu kurumlarda oturarak çözüm yerine çözümsüzlükler üretenlerin yetersizliklerini, kendileri dahil, her geçen gün hızla artan obezite oranları ortaya koymaktadır.

 

İlgili makamlarda 'çözümünden sorumlu' sorun ile boğuşarak (obez yetkililer) tezatlar oluşturan kendince 'akademik ilahlar'ın konuyla ilgili cehaletini bu çember detayları çok çarpıcı vurgularla ortaya koymaktadır.  

 

Sağlık sistemi ve savunup uyguladığınız toplam içerikler; geliştirdiğimiz sağlıklı ve kalıcı zayıflama çemberindeki  "Gerçek çözümün" ancak %15'ini oluşturabiliyor.

 

Doğruluğunu kanıtladığımız zayıflama bütününü gösteren gerçek çözümün %85'i ise, mevcut kendince uzman yaklaşımlarına bakıldığında tamamen Kapsam Dışı!

Gerçek çözüm adına tek kelime bile edilemiyor.

 

Biz; her şey yeniden tanımlanmalı ve yeni bütüncül yöntem, yaklaşım ve uygulamalar ile gerçek çözüme cesaret edilmeli'' diyoruz...  

 

 

Temelde Kilo ve Obezite Sorunu, Bir Beslenme Yöntemi Sorunu Değildir!

 

Tekrar edelim bu önemli tarihi bir cümle olacak;

 

Temelde Kilo ve Obezite Sorunu,

Bir Beslenme Yöntemi Sorunu Değildir!

 

Çemberin tüm mevcut ulusal veya uluslararası yaklaşımlara kıyasla, en bariz farklılığı bu noktada belirginleşiyor!

 

Örneğin; Zayıflama sürecinde,' Hislerin Kontrolü', 'Stres Yönetimi' ve 'Değişim Göstergeleri'nin nasıl okunması gerektiğini bilmek; "BESLENME YÖNETİMİNDEN" 10 kat daha etkili ve kalıcı sonuçlar yaşamamızı sağlar.

 

Bu çember aynı zamanda; dayatılan kalori hesaplamalarını tamamen çürütmesi ile bildik kalori hesabına dayanan tüm diyet ve beslenme programlarının aldatmaca olduğunu ortaya koyuyor.  Ezberden öteye gitmeyen kalori dayatmalarının, İnsanları daha fazla şişmanlattığını kanıtladığı için, sözde beslenme öneri ve tavsiyelerinin %90'nını temelden çürütmektedir.

 

Günümüzde Soyut gibi görülen ama etkileri itibari ile gerçek olarak yaşanan "Kalorili Düşüncelerin" ve "Besin Dışı Enerji Kaynaklarının" vücut kimyasına etkisini dikkate almayan besine dayalı kalori hesaplamaları büyük bir gaflettir. Cehalettir! Acizliktir! Toplumu bilinçli şişirmenin, tüketim ekonomisinin çıkarlarına kulluk yapmanın, içinden çıkılmaz bir kısır döngü yaratmanın en büyük sebebidir.

 

Bu sistemde 100 kalorilik bir içerik tükettiğinizde;

 

1- Ürünlerin İçindeki katkı maddeleri dolayısı ile son alınan gıdanın beyin üzerindeki elektrokimyasal etkisi ile durdurulamaz ve kontrol edilemez şekilde 1000 (bin) kalorilik ekstra gıda tüketmek zorunda kalarak, doymak için değil, daha çok acıkmak için tükettiğimizin farkında bile değiliz...

 

2- 100 kalorilik tüketim sonrası, kontrol edemediğimiz ve durduramadığımız "YAPAY AÇLIK" hissi ve kilo alırım korkusu, pişmanlığı ve stres gibi KALORİLİ düşüncelerle; soyut bir şekilde vücuda 1000 (bin) kalorilik negatif enerji yüklendiği, bugünkü modern bilim anlayışı ve besine dayalı kalori hesaplamaları ile asla anlaşılamayacaktır. Bu durumun gerçek sebeplerini size hiç bir uzman açıklayamayacağı için "su içseniz"  yarıyor olacak! Oysaki soyut şekilde aldığınız enerji (kalori) günlük bazal metabolizma ihtiyacını fazlası ile karşılamaya yetecektir.    

 

3- 100 kalorilik tüketim sonucu; bazı ürünlerin içindeki katkı maddeleri dolayısı ile 1 hafta sürecinde sürekli yapay açlık hissi yaşadığınızı bugün bile gözlemleyebilirsiniz. Bu yapay açlığın tek sebebinin 1 hafta önce yediğiniz o masum gibi duran 100 kalorilik her hangi bir ürün olabileceğini, size kriz derecesinde "yapay açlık" yaşatabileceğini anladığınızda tüm önyargılarınızı kırarak GELİŞEREK DEĞİŞİM için ilk adımı atacaksınız.

 

Sağlıklı Zayıflama çember anlayışı ve detaylarında yapılan kapsamlı açıklama, araştırma ve ortaya konan verilerle;  Uzmanların kalori hesabına dayalı kendince "SAĞLIKLI ve DENGELİ BESLENME!"  tavsiyeleri, KALORİ sayma saçmalıkları tamamen ÇÖKMÜŞTÜR!

 

Çember bütünü ve Gelişerek Değişim Modeli ile birlikte tarihte yeni bir sayfa açılacak ve REJUVENASYON sürecine girilecektir.

 

Zaten; güncelleştirilmiş Harvard beslenme piramidinden tutun, Türk yoncasına veya Akdeniz piramidine kadar, yaptırımlarıyla dayatılan sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri yalnızca, sağlıklı beslenmeye yönelik önerilerdir, o kadar! 

 

Geçerlilikleri de rahatlıkla tartışılabilir zemindedir.

 

İdeal kilosundan uzak kişiler için; "Zayıflama Süreci" dediğimiz bütünün en çok %15'ni oluşturan, "sağlıklı beslenme yaklaşımları", sürekli güncellenmekte ve dün savunulan tezler, bugün zıtlık oluşturmaktadır.

 

Obeziteden daha tehlikeli olarak ele aldığımız bireysel yaşanan "Kilo Psikolojisi" ancak Gelişerek Değişim temelinde sağlıklı ve ideal kiloda, "Yaşam Çemberi" yaklaşımları ile çözüme kavuşabilir.

 

Bu çember; geniş veri analizi, gözlem ve bilimsel sonuçları ile 1250 kişilik 7/24/365 etkin takip kontrol ve istatistiki net sonuçlarla, geniş ve anlaşılabilir verimlilikte kesin kalıcı çözümlere dayanmaktadır.

 

Gelişerek değişim modeli; temelde farklı ve inovatif eğitimler ile beynimizi ve ruhumuzu özgürleştirme uzantısında dolup taşan birçok felsefi ve uygulamalı yaklaşımlar sunuyor. İnsanın nefs'i, nefesi ve bedenini yönetme yetebilirliği bu çemberde ulaşılması en anlamlı öz'ü oluşturuyor! 

 

Mevcut sağlık sistemi ve uzantılarına yönelik eleştirel yaklaşımlarda ise;

Temelde, kurumlar veya bireyler hedef alınmamakta ama fiilleri ve varlık anlamları itibariyle uyguladıkları stratejilerdeki yetersizlik ve çözümsüzlük boyutu eleştirilmektedir. Tümüyle haklı nedenlerle ve kanıtlama garantisi ile Halil Kargulu çok net meydan okuyor mevcut sistem dayatmalarına...

 

İstisnasız, alanlarında öncelikli gösterilen 'uzmanlar' ve hekimlerin dahi obeziteye yönelik çözüm önerilerinde, en kaliteli içeriklerde bile çemberin en çok %3'üne tekabül edecek kapsüller, haplar, sıvılar, jeller, kimyasallar, bitkisel karışımlar, mucizevi ilaç kullanımları %100 çözüm vaadi olarak sunulmaktadır.

 

Bunlar yetmediğinde, mide kelepçeleri, balonlar, her türlü cerrahi yöntemler ve tek yönlü dayatılan teknolojik sunumlar, çözüm diye insanların tüm umudunu ve inancını çalan bu yaklaşımlar; uzmanların bu konudaki acizliğini ve vizyon yetersizliklerini çok açık göstermektedir...

 

Ruhu aç, maneviyatı eksik olan bir insanın midesine kelepçe vurmanız, "O insanı yaşarken öldürmeniz, gelecek tüm umudunu çalmanız" demektir.

 

İnsanların aç olan RUHLARINA kelepçe takamadığınız sürece yapılacak tüm cerrahi müdahaleler; "ruhen ölü, bedenen tükenmiş, zihinsel köleleşmiş" yeni tür insanlar yaratmaktadır.

 

Mânâ olmadan maddi açlığımızı kapatamayız. Kişi ruhsal ve mânevi açlığını fark etmediği müddetçe,  maddi doyumlarla kendini tatmin etmeye çalışır. Böyle bir şey de mümkün olmadığı için, tatminsiz, mutsuz bir nesil, obezite diye de  bir hastalık çıkar ortaya...

 

Ruhumuzun ağırlığı, bedenimizin tartıya yansıyan sonucu olmuştur. Ruhumuzu ve Zihnimizi özgürleştirmeden, tartıyı değiştirmeye çalışmak uygulayan içinde, uygulatan içinde... büyük bir AHMAKLIKTIR.

 

Mevcut sistemde hangi branş ve uzman olursa olsun, kimsenin derdi kalıcı çözüm bulmak ve sunmak değildir. Tek düşünülen şey; "çaresizlikten kıvranan bi çare insanların" umutlarını ve maddi manevi tüm varlıklarını çalarak, "BAŞARABİLİRİM İNANCINI" ellerinden alıp, bu sisteme yani tüketim ekonomisine 'göbekten kordon bağı ile' bağlayıp, kilolu insanları tamamen zihinsel ve fiziksel bağımlı haline getirmeleridir...

 

İlgililer, bir yanda kendi acizlikleri ile kendileri baş etmek durumunda olsalar da, kendi sorumsuzlukları veya yetersizlikleri sonucunda diğer yanda kiloluların tüketilen umutları, ayrıştırılan yaşamları, çektirilen ızdıraplar ve yaşamlarına son vermeye yeltenebilecek kadar çaresizliklere sıkıştırılmaları; mevcut eğitim ve sağlık sisteminin büyük ayıbıdır!

 

Ne var ki bu durumu; bireysel, toplumsal ve sosyal dejenerasyon saldırılarının tümüne zemin hazırlayan ve kaynaklar açısından destekleyen de, ilgili Kurumlardır!

 

En etkili ve Çözümlere yetkilendirilmiş mevcut sağlık kurumları tarafından, 

Obez ve Kilolularda, iyileştirici Çözümler sağlamakla yükümlü, meslek mensupları, kendilerine yüklenmiş bugünkü Anlam ve Branşlardaki bölünmüşlükler nedeni ile; Zayıflama, sağlıklı kilo verme bütününü görememeleri ve sadece somut verilerle ilgilenmeleri, sistem içinde daha çok hastalık üretme gibi bizleri olumsuz sonuçlara sürüklemektedir.

 

Bu da, ilgili Mesleklerdeki Uzmanların; Yaşama, Sağlığa, belirleyici Değerlere bir Bütün dahilinde, tek Beyin ve yetkinlik kapsamında bakamamalarını beraberinde getirmektedir.

 

Çemberdeki temel Farklılık, İnsanlara, yaşamları boyunca bir temel sağlayabilecek çok belirgin ve etkili 'Bakış Açısı' ve 'Yaşam Biçimi' kazandırması yönünde fedakâr ve gerçek çözümler üretilebilmesine zemin sağlamasıdır! Cesaret vermesidir.

 

'Günümüz Sağlık Sistemi' ve 'Değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş' temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki; "Çözümün bütününü yansıtıyor" gibi İntibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan İnsanların 'bakış ufku' daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişiler "iradesiz, tembel ve obur" gözü ile "kendine hakim olamayan" zavallı bir varlık olarak aşağılanarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.

 

Bütüne bakıldığında; bir tarafta, tamamen yetersiz oldukları halde, kendilerini ulaşılmaz ve adeta ukala tutumlarıyla; Kilolu İnsanlara karşı, hiçbir 'Eğitim Boyutu' veya Konumun zemin veremeyeceği tutumlar sergileyen sözde Uzmanlar, bizim gözümüzde doğrusu ancak Ufku dar nitelendirilecek Şarlatanlardır!

 

Bu vesileyle biliyoruz ki, soruna çözüm getirmek üzere 'temsil hakkını taşıyan kurumlar', bayrak koşusunda Ulusu temsil ederken, Kulvar dışına çıkan ve Müsabakayı bitiremeyen bir Sporcu görünümünde, yalpalayan yetersizliktedir.

 

Bu yüzden Kurumlar, somut İşlerlikleri ve Verimlilikleriyle yeniden ele alınmalı ve gerçekçi Odaklanmalar ile cesaretli Çözümlere yönelinmelidir.

 

Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflamak için; Kilo Psikolojisi ve Obez olan kişilerin; 'Sağlıklı ve ideal Kiloda Yaşama Çemberi'ni ekli dosyalarda  nasıl yorumladıklarını analiz ettiğimizde; HK sunumu ile  "SAĞLIKLI ZAYIFLAMA ÇEMBERİ" tek ve değişmeyecek çözüm olarak tam da karşımızda duruyor demektir...

 

Hz. Mevlana'nın şu dizeleri kendi yaşadığımız gerçeği ve 'ÇEMBER SUNUMU' nu  bireysel arayışlarımızdaki yanılgıyı çok net açıklamaktadır.


" Yıllardır gönül, tılsımlı küreyi ister dururdu bizden -

Kendisinde var olanı ellerden isterdi bilmeden.

Her şeyi gösteren şu tılsımlı küreyi -

Ne zaman verdi sana? Söyle derviş gerçeği"

Dedim ona. Dedi ki: "Kal-u beladan beri Ve ekledi:

Darağacını şereflendiren dostun suçu

SIRRI AÇIKLAMAKTAN İBARETTİ..."

 

  

Bu Çember sayesinde;

Gözümüzdeki perdenin arkasından değil, kalp gözü ile gerçeğe baktığımızda uzaklarda aradığımız tüm çözümler ?mucizeler, "burnumuzun ucunda, ayağımızın dibinde" saklı olduğunu göreceğiz...

 

Bu noktada AÇIKLADIĞIMIZ BÜYÜK SIR! İle "Zayıflama Çemberi";

%100 ZAYIFLAMAYI VAAD ETMEK ve MUCİZE ÇÖZÜM! yerine, en akılcı KALICI ÇÖZÜME  ve Nobel'e aday TEK çalışmadır. .

 

Obezite için gelmiş ve gelecek tüm çözümler Zayıflama Çemberi etrafında şekillenecektir.

 

Zayıflama Çemberi bütünü dışında, bütünü oluşturan tek bir parçadan kalıcı çözüm aramak VE ÇÖZÜM DAYATMAK ancak 'AHMAK' insanların cahil cesareti ile mümkündür.

 

Çemberi daha iyi anlamak için uygulayan 'üye yorumları' ve örnek 'zihinsel puanlama sistemi'  size ışık olacaktır.

 

Bütünü Gör %100 Sağlıklı ve İdeal Kiloda YAŞA

"ZAYIFLAMA ÇEMBERİ"ni idrak eden, bilinçlenen üyelerin kısa YORUMLARI şöyledir...

 

"... Çemberin üst kısmı bana; bundan sonra nasıl bir bedene sahip olacağımı değil, aynı zamanda nasıl bir 'insan' olacağımın da yolunu gösteriyordu..."

 

"...Çemberi anlamak zaman alıyor, ama anladıktan sonra yaptığım hataların büyüklüğü yüzüme bir tokat gibi çarptı. Nelerle boş yere uğraştığımı, nelere tonla emek ve paralar harcadığımı, kendime ne kadar kötü davrandığımı, vücuduma niçin bu kadar eziyet ettiğimi görmek, düşünmek yıkıcı oldu..."  S.Ö.

 

"... Çember insanın tekrardan bir durup kendisine bakmasını, içinde gizli olan cevheri ortaya çıkartmasını ve kullanmasını sağlayan bir rehberdir..."

 

"Bir eczacı olarak, kesinlikle öğrenilmiş ve öğretilmiş tüm dayatmalardan arınarak, kendi bedenimiz hakkında YAŞANABİLİR doğru şeyleri yapabilen ve isteyen bireyler için, şu an için en doğru yaklaşım zayıflama çemberidir..."  C.U.

 

 "...%15'lik bir bölüm benim 15 yıldır dünyanın vaktini ve parasını harcadığım kısım, yani çemberin yarısı. Yarısı denince %50 anlaşılır ama değil işte, yani bu kadar gayret, uğraş acı, %50 bile değil. Diğer yarısı %85 garip ama, kesin kararlı olmak; diyet yemek yemekten 4,5 kat daha etkili. Gelişerek değişim; ilaçlardan 4 kat, masaj ve pasif jimnastikten 3 kat, diyet yemekten 6 kat daha değerli ve etkili. Güçlü BİLİNÇLİ motivasyon; detox'tan 2,5 kat daha değerliymiş..."  

 

"...Ama görüyorum ki, bütünü görmeden harcanacak paraya da, emeğe de, umutlara da yazık olacakL... "  T.K.

 

"...Bir de çember her şeyin bizim elimizde olduğunu gösteriyor. Geçmişte uyguladığım yöntemleri ve yaptıklarımı düşününce, sanki hep bir kurtarıcı beklemişim, hani biri cıksa, "al bunu ve hemen zayıfla" dese ve ben de bir anda onu alıp zayıflasam gibi düşünmüşüm... Ama  o aldıklarımız ve yaptıklarımız sonucunda başarıya ulaşamadığım için hep onları suçlamışım... Çuvaldızı hep onlara batırmışım. Ama hiç kendime iğneyi batırmamışım... Simdi sıra; iğneyi kendimize batırmakta ve ihtiyacımız olan her şeyin kendimizde olduğunun farkına varmak da..."  M.Ç.

 

"...Bu çember; zayıflamanın besinlerle ilişkisinin abartıldığı kadar olmadığını iddia ediyor. Yaşam tarzıyla düşüncenin özgür bırakılmasıyla, ruhen hazırlanmakla, beyni formatlamakla, özgür düşünmekle zayıf olunur ve zayıf kalınır diyor. bu çember bir zayıflama programından çok, bir hayat düsturu halindeki iddiasıyla gelecek vaat ediyor..."  C.U.

 

"ÇEMBERİ İNCELEDİĞİMDE MEĞER NE YANLIŞLAR YAPMIŞIM. KENDİMDEN UTANDIM O AN, ÇÜNKÜ BEN HERŞEYDEN ÖNCE SPORCUYDUM. ÜSTELİK SPOR ÖĞRETMENİYDIM. NASIL OLUR DA METABOLİZMANIN İŞLEYİŞİ, ANATOMİ, FİZYOLOJİ, ANTRENMAN BİLİMİ, GİBİ DAHA SAYAMAYACAĞIM BİR SÜRÜ KONUYA HAKİMKEN, NASIL OLUR DA UFACIK MİNNACIK BİR TABLETTEN MUCİZELER YARATMASINI BEKLEDİM. HANİ BİR DEYİŞ VARDIR YA "EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN"... TIPKI O AN ÖYLE YAPTIM. KENDİME, ÖZÜME OLMASI GEREKENE DÖNMELİYDİM..."   F.Ç.

 

Temel felsefesi "Gelişerek Değişim" olan Sağlıklı ve kaliteli yaşam süreci için olması gereken bütünün tamamını gösteren ZAYIFLAMA ÇEMBERİ alternatifsiz kalıcı çözümün TEK ANAHTARIDIR.

 

Farklı Bakabilmek Vizyon, O farkı anlayabilmek ise AKIL gerektirir. HK.

 

 

OMDER & HK PERFORMANS

Kurucu Başkanı

HALİL KARGULU' nun geliştirdiği

-İdeal Kilo'da Sağlıklı Yaşam &

-Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflama Çemberi

 

 
Not: Zayıflam aÇemberi yorumundan da açıkça göreceğiniz gibi ZAYIFLAMANIN EN KOLAY YOLU  Gelişerek değişim eğitim sistemidir.

Sağlıklı ve Hızlı Kilo Vermenin Doğal Yolları'nı kendi dışınızda aramayınız!  Kendinizi keşfetmek ve gerçek değişimi yaşamak isterseniz, gelişmek ve sonucu kalıcı şekilde zayıflamak ve değişmek için HK Performans Üyelik Sunumlarını   inceleyebilirsiniz.

Sağlıklı Kilo Verme  Kalıcı Zayıflama Yöntemi Gelişerek Değişim Eğitimleri

ETİKET: zayıflama çemberi, zayıflama çemberi yorumu, zayıflama çemberi nedir, sağlıklı ve kalıcı zayıflama,zayıflamada kalıcı çözüm, gelişerek zayıflama, gelişerek değişim, hızlı ve garanti zayıflama, beyne format, zihinsel format, hızlı ve sağlıklı zayıflama yöntemi, Zayıflama ilaçları yorumları, zayıflama diyet yorumları

« Geri