MAKALELER

Bir insan düşünün ki, içi kan ağlarken gülebilsin...

       Bir insan düşünün ki, içi kan ağlarken gülebilsin...

 

Düşünün ki, o insan ızdırap dolu günler geçirirken, etrafa mutluluk gösterileri sunabilsin...  Herkesten, her şeyden nefret ederken, sevgiyle içten bakabilsin...

Yaşamından, kendinden dahi nefret ederken, sırtında bir kambur taşırken, dimdik durabilsin.

Kim başarabilir ki böylesi ustalıkla, böylesi bir maske ardına saklanabilmeyi... Hangi usta oyuncu böyle mükemmel bir performans sergileyebilir. Oysaki şişman olan her insan, bu rolü her an, her saniye, günde binlerce kez oynayabilmekte...

Evet bizler zeki insanlarız, hiç kimse farkında değil içimizde kopan fırtınaların...
Biz şişmanların, hemen hemen hepimizin gerçeği şudur ki; kendi şişmanlığı ile dalga geçerek, sözde umursamadığını göstermek ister. Oysaki her espri anında, içerlerde bir yerde durmadan akan gözyaşları var, derin haykırışlar var. Ve bu ikilemde kalan içten içe eriyen bir insan var.

Her gülüşte biraz daha yaralanıyor kalbimiz, her kahkahada, biraz daha bıçak saplanıyor midemize. Peki kim biliyor bunu? Elbette ki hiç kimse...

En büyük gelgitlerden bir tanesi de, bir mağazaya girdiğimde tezgâhtarın daha içeri girmeden umarsızca size göre büyük bedenimiz yok dediğinde " aaa öyle mi peki" diyerek gülümsemek. Oysaki o an tek istediğim, o tezgâhtarı öldüresiye dövmek. Onun canına okumayı bu kadar isterken ona gülümseyebilmek çok büyük bir başarı mesele.

En yakınlarınız bile anlayamaz neler çektiğinizi. Seni en iyi ben tanıyorum diyenler, her an yanımızda olanlar, hiç biri haberdar değildir; içimizde yaşanan bu kaostan ve bizi sürüklediği çıkmazdan.

Bu mutluluk oyunu öyle bir dereceye geliyor ki, bazen ben bile inanıyorum mutlu olduğuma, sıkıntı çekmediğime. Ama gerçekle yüz yüze geldiğim an, işte o an tarif edilemez bir sancı saplanıyor yüreğime. Yaşadıkları ve içinde bulunduğu durum, kor gibi düşüyor insanın içine... Güçlü görünmek uğruna, benliğimizi kaybediyoruz. Gülücükler saçmak uğruna, kan akıtıyoruz yüreğimize.

Hiçbir toplantıya gitmek istemiyorum. Kalabalık ortamlarda zayıf insanların yanlarında ezildiğimi hissediyorum ve bu hissi yaşamamak için, bin bir türlü bahaneler ile kendimi sosyal ortamlardan soyutluyorum. Zorunlu bir şekilde öyle ortamda bulunduğumda, tekrar maskemi takıyorum ve mutlu bir resim çiziyorum çevremdekilere. Ne acı ve ne acıtıcı bir durum...

Bazen acıyorum kendime ve kendim gibi olan kişilere, içinde bulunduğumuz duruma ve çektiklerimize. Yaşamayan bilmez derler ya, işte öyle... Şişman olmayan bilmez bu durumu...

Kilomuzla ilgili uyarıda bulunanlara gülerken, aslında onlardan nefret ettiğimizi hiçbir zaman bilmeyecekler. Bizim gibi olmayanlar asla neler yaşadığımızı kestiremeyecekler.

Evet; bizler çok akıllı, çok zeki insanlarız. Bu kadar acıyı yaşarken, bu kadar mutlu görünmek, ağlarken gülebilmek evet bunlar kolay iş değil. O maskeyi taşımak da her yiğidin harcı değil.


 Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek, hızlı zayıflamak,  ancak eğitim ile mümkündür.

Ö.A. Üye Yorumu ile
 

HK Performans Zayıflama Hizmetleri ile sağlıklı, hızlı ve kalıcı zayıflama garantisi altındasınız.  Gelişerek zayıflamak, sağlıklı ve hızlı kilo verebilmek için Online Kilobekçiliği Üyelik Seçeneklerini mutlaka inceleyin.



 HALİL KARGULU

 

ETİKET: Üstün Performans Uzmanı Halil Kargulu, Dünya Zayıflama Rekortmeni Halil Kargulu, vücudun şifresi, vücudun şifresi kitap serisi, gelişerek değişim, gelişerek değişim sistemi, hızlı ve sağlıklı zayıflama, gelişerek zayıflatan sistem, online zayıflama sistemi, sağlıklı ve hızlı kilo verme, HK Performans Zayıflama Hizmeti, kilo psikolojisi

« Geri