MAKALELER

ZAYIFLAMADA CERRAHİ YÖNTEMLER...

                                                ZAYIFLAMADA CERRAHİ YÖNTEMLER...

 

                     Kilo vermekle ilgili cerrahi yöntemlerden bahsederken, özellikle sık karıştırılan iki konuyu birbirinden kesinlikle ayırmak gerekiyor.

 

                     Birincisindeki amaç; Obezite nedeni ile meydana gelmiş olsun ya da olmasın, vücuttaki fazla kiloların hızlı ve acil yöntemlerle azaltılarak, hayati tehlikeyi ortadan kaldırmaya yönelik cerrahi operasyonlardır. Buna günümüzde her yerde yayınlanan BMI değerlerine göre karar verilebileceği söylense de, asıl karar kesinlikle konusunda uzman doktorların olmalıdır. Her BMI değeri 40 kg/m2 üzerinde olan, Morbid Obez diye tabir edilen hastanın,  kesinlikle cerrahi müdehaleye ihtiyacı vardır diyebilmek için gerçekten de sadece cerrah değil aynı zamanda vicdan sahibi bir cerrah  olmak gerekiyor.  

 

                     Yeni trendin öncüsü sayılabilecek BMI değeri hesaplama tablosunu sizinle paylaşmak istediğimden çok emin değildim. Ama tüm televizyonlardan tutun da, günlük gazetelere kadar her yayın organında bu formül nerede ise obezitenin sırrı gibi gösterildiği için,  zaten konuya yabancı olmadığınızı düşünüyorum.

 

                     BMI: Beden kitle endeksi, kilogram cinsinden beden ağırlığının, metre cinsinden boy ölçüsünün  karesine bölünerek hesaplanır.

 

                     Çıkan sonuca göre de beden kitle endeksiniz hesaplanmış olur.

                     18.5 kg/m2 altında olanlar zayıf

                     18.5 ? 24.9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

                     30 ? 39.9 kg/m2 arasında olanlar obez

40 kg/m2 üzerinde olanlar ise ileri derecede obez,  yani morbid obez olarak tanımlanır.

 

                     Ve günümüzde, belkide bu BMI hesaplamalarının etkisi ile, herkes de bir  "morbid obezim,  hemen ameliyat olmam lazım'' gibi tehlikeli bir düşünce oluştu zaten. Yani hayati tehlike söz konusu olduğunda yapılması gereken cerrahi müdehaleler, şimdilerde hayati tehlike yaratan,  salgın zayıflama yöntemleri olmaya başladı.

                    

                     Bu cerrahi yöntemlerle ilgili en dürüst açıklamayı ise; Özel Memorial Hastanesi'nden Prof. Dr. Hasan Taşçı'nın yaptığını düşünüyorum. Sayın Taşçı bir açıklamasında ''İlaçla zayıflama yönteminin de bir tedavi şekli olduğunu söyleyerek söz konusu ameliyatın çok kapsamlı ve riskli bir çalışma olduğunu ve gerçekten ihtiyacı olan insanlara yapılması gerektiğini ifade ediyor. Hastanın tıbbi tedaviye cevap verdiği sürece, cerrahi operasyona gerek olmadığını vurgulayan Taşçı, "Ameliyat için hakikaten ihtiyacı olan hastalar tercih edilmeli ve bunlar sigorta kapsamına alınmalıdır. Çünkü oldukça riskli olan bu ameliyatlar sonucu ölüm vakaları da basına yansıdı" şeklinde yorum yapmıştır.

 

                     Ve tam bu noktada, basına yansımış bu haberlerden iki tanesini tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum.

                     ''Ağustos 2003 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen bir ameliyatla midesine ayarlanabilir bant takılan Ayhan Özkan (35), operasyon sırasında oluşan mide yırtılması sonucu üç gün komada kalmış ve sonrasında hayatını kaybetmiştir.''

 

                      Diğer olayımız 13 Haziran 2000 Salı tarihli, Hürriyet Gazetesi,

 Ercan Sarıkaya haberinden alıntı yapılmıştır.

                     "Sürekli artan kiloları yüzünden, laparaskopi yöntemiyle ameliyat olan 156 kiloluk doktor yaşamını yitirdi. Kocası gibi doktor olan acılı eş, ameliyatı yapan profesörü suçladı.'' 

 

                     "Fazla kilolarından kurtulmanın çarelerini ararken tavsiye üzerine laparaskopi yöntemiyle ( kansız operasyon) ameliyat olan 156 kiloluk Radyoloji Uzmanı Dr. Ziyanur Belül (44) yaşamını yitirdi. Ziyanur Belül'ün eşi Dr. Azime Belül, 1994 yılında aynı ameliyatta Mustafa Saltoğlu'nun ölümünden sorumlu tutulan Prof. Dr. xxxxxxx'i suçladı.''

 

                     Bu haberdeki iki temel nokta çok önemli bence. Birincisi; daha önce de aynı doktora, aynı ameliyatı yaptıran ve hayatını kaybeden bir insan söz konusu. Ve 1994 yılında Mustafa Saltoğlu'nun ölümünden sorumlu tutulmuş bir doktor var ortada.  Bu nokta da; "Bir hasta öldü diye,  doktoru kimse suçlayamaz. İstatistik olarak,  o kadar hastada,  bir kişiyi kaybetmek mümkündür''  diyenler de olacaktır muhakkak.  Ama cevap verebilme şansı olsa idi eğer; Mustafa Saltoğlu'nun daha iyi ve sağlıklı bir yaşam için,  umutla sarıldığı bu cerrahi müdehale sonucunda,  sadece bir istatistik olarak değerlendirilmenin ne kadar trajik olduğunu söylemek isteyeceğinden eminim.

 

                       İkinci olarak;  beni yeniden şaşkınlığa uğratan şey ise geçmişte böyle bir örnek varken ve kendileri de tıp dünyasının iki değerli üyesi iken,  aynı kişi ile aynı yanılgıya düşen doktorlarımızın da olabilmesi. Konumuzun birçok bölümünde obezitenin, bedenimizden çok psikolojimizi alt üst ettiğini yazdık. Ve bu alt üst oluş bazen öyle noktalara ulaşıyor ki, Sayın Ziyanur Belül gibi, uzman bir doktoru da pençesine alabiliyor demek ki.   

 

                     Bütün bunları vurgulamaktaki amacım, bu ameliyatları yapan doktorları suçlamak ya da onları yermek değil. Sadece ameliyata karar vermeden önce, "Acil,  hayati tehlike söz konusu ise yapılabilir ''demeyi unutmamaları. Yoksa korkarım ki daha çok Mustafa Saltoğulları ve Ziyanur Belüller olacaktır.

 

                     Konumuza başlarken,  cerrahi yöntemlerle ilgili olarak kilo vermede iki amaç var demiştik. Birincisi yukarıda kısaca anlattığımız,  direkt olarak mideye yapılan müdahalelerle gerçekleştirilen yöntemlerdir.

 

                     İkincisindeki amaç ise: Estetik cerrahi.

                     Konunun özetine geçmeden önce, estetik cerrahinin tanımını iyice kavramak gerekiyor. Günlük konuşmalarda kısaca "Plastik Cerrahi" ya da "Estetik Cerrahi" diye geçen, tıp dalının asıl adı "Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi" dir. Plastik cerrahide hasta bir bütün olarak ele alınır. Sebep ne olursa olsun, mevcut estetik görünüm ve şekil bozukluklarının rekonstrüksiyonu yapılırken, uygulanacak ameliyatın uzak sonuçları daima göz önünde tutulur. Plastik cerrahi sadece fiziksel ve estetik görünüşü düzeltmeyi değil, gerek varsa fonksiyonları da eski haline getirmeye çalışır.  Estetik ameliyatlar mucizeler yaratmaz. Plastik cerrahla,r temel cerrahi tıp prensiplerini uygulayan yaratıcı ve insan psikolojisini anlayan tıp adamlarıdır.

 

Sonuç olarak, estetik cerrahiye giren tüm yöntemler kilo vermek olarak algılanmamalı, bölgesel düzeltme amacı ile yapıldıkları daima göz önünde bulundurulmalıdır. Bu ikisinin karıştırılmaması hastanın beklentileri açısından çok önemlidir.   

     

           LIPOSUCTION

Vücudun dirençli bölgelerindeki inatçı yağ birikimlerinin vakumla alınması esasına dayalı bir ameliyattır. Kesinlikle bir zayıflama ameliyatı değil, bir vücut kontur düzeltme ameliyatıdır. Bu ameliyatla volumü artmış, diyet ve egzersize dirençli yağ dokusu vücuttan uzaklaştırılırken, mevcut yağ hücresi sayısı da azaltılmış olur.

 

Amaç zayıflatma değil, kontur düzeltme olduğu sürece iyi seçilmiş hastalarda hastane koşullarında, iyi uygulanan tekniklerle, emniyet sınırı aşılmadığı takdirde yapılması kişiyi tatmin edebilir. Günümüzde alınan yağ miktarı için emniyet sınırı 2.5 litre olarak kabul edilmekte olup, daha fazla miktarda alınması da mümkündür.  Ancak o zaman ameliyat, 3- 6 aylık aralarla seanslar halinde ya da hastanın sıvı ve elektrolit dengesini tamamlayacak önlemler alınarak yapılabilir. Bu durumda bazen kan nakli de gerekebilir.

 

Liposuction, vakumla fazla ve inatçı yağların alınması yöntemini tanımlayan işleme genel olarak verilen bir isimdir. Hastadaki duruma göre çeşitli modifikasyonlar uygulanabilmektedir. Bu tekniklere değişik isimler verilmekle birlikte, işlem aslında liposuction'dır.

 

Son zamanlarda basında,  liposuction yönteminin tarihe karıştığı,  yerine başka isimler verilen yöntemlerin geliştirildiği, ameliyatın ayakta, ağrısız, kansız, izsiz yapılabildiği şeklinde yazılı ve görsel basında geniş reklamlar verildiği gözlenmektedir Liposhaping, liposhaving gibi isimler verilen bu yöntemler aslında son 10 yıldır plastik cerrahlar tarafından lokal anestezi ile uygulanan "yüzeysel liposuction, ya da liposculpture" yönteminden başka bir şey değildir.

 

Anlaşılması oldukça güç olan şeyse, bu reklamları veren kişilerin plastik cerrah olmamaları, son derece önemli olan bu ameliyatı hastane ya da uygun şartların sağlandığı özel merkez koşullarında değil, muayenehanelerinde yapıyor olmalarıdır. Ülkemizde yasaların boşluğundan yararlanan, meslek ahlakı ilkelerine uymayan, insanlarımızı yanlış yönlendiren bu kişilere karşı  kesinlikle çok dikkatli olunması gerekiyor.

 

ABD'de resmi rakamlara göre yılda 172 bin liposuction işlemi yapılıyor. Ancak Journal of American Society of Plastic and Reconstructive Surgeons Dergisi'nin editörlerinden Doktor Rod Rodrich gerçek rakamın bunun çok üstünde, hatta iki misli kadar fazla olduğunu, çünkü ''dişçilerin bile liposuction'' yapmaya giriştiklerini belirterek,  bu işlemi yaptırmayı düşünenleri uyarıyor: "Sakın bu işlem tamamen güvenliymiş ve bunu her doktor kolayca yapabilirmiş gibi sonuçları vahim olabilecek bir varsayımla hareket etmeyin.''!!

 

                     Uyarılar, uyarılar, uyarılar...

 

                     Ne zaman en büyük mucizenin kendimiz olduğunu keşfedersek, o zaman her kurtarıcının da bir sihirbaz olmadığını anlayacağız.

 

                     Ve unutmamamız gereken son bir şey daha;

                     ''Yeryüzünde açlıktan ölenlerin sayısı,  tokluktan ölenlerin sayısından çok daha azdır. '' THEOGNİS

 

****İsim: AYŞEN         Şehir:  İSTANBUL  Yaş:  46     Boy:   1.60    Kilo:   120

Senelerdir doktor rejimindeyim fakat verdiğim kiloların fazlasını alıyorum. Yağ aldırma operasyonu da geçirdim, bir faydasını görmedim yardımcı olursanız sevinirim.

****İsim: ŞENGÜL    Şehir: İSTANBUL   Yaş:  33     Boy:   1.62   Kilo:   98

Ben Şengül.  33 yaşımdayım, 1.62 boyundayım, 98 kiloyum. Aslında çok güzel bir kadınım gerçekten. Narsist değilim, çevremdeki herkesin çok güzel bulduğu biriydim. Ancak şimdi boynunun altında gıdısı olan, tostoparlak yüzü olan, mutsuz biriyim. İstediğim hiçbir şeyi yapamıyorum. Topluma çıkamıyorum, çizme giyemiyorum mesela.  Eşimle hiçbir sosyal faaliyetim yok.  Çünkü söylemese de beni yanında taşıyamıyor doğal olarak.  Aslında çok başarılıyım işimde, iyi bir anneyim. Ama bunlar beni mutlu etmeye yetmiyor. Kilolarım doğumdan sonra sorun oldu. Sigarayı bıraktım ve emzirme dönemlerimde, emzirdikçe ben de yedim, yedikçe şiştim. 5 ay ben farkında olmadım bile, sonrasında da engel olamadım maalesef, sürekli aldım. Kasım 2004 yılında sarkan göbeğimden kurtulmak için ABDOMİNAPLASTİ ameliyatı oldum. Sarkığım gitti, karnım düzleşti, ama daha da kötüsü şimdi aldığım kilolar popomda ve bacaklarımda yoğunlaşmaya başladı.  Öyle ki, bacaklarımın iç kısımları süvari pantolonu gibi. İşte benim hikayem bu. Başarılı, iyi anne,  ama kilolarından dolayı çok mutsuz bir insanım. Umarım sizlerle aşarım bunu. İnanın beni dünyanın en mutlu insanı yaparsınız.

 

****İsim: PINAR                 Şehir:             Yaş:          Boy:               Kilo:  

Çocukluğumdan beri fazla kilolarımdan şikayet ediyorum ama son 3 seneye kadar hiç bu kadar şişmanlamadım. İnsanların bana balina geliyor diye espri yapmalarından bıktım. Karnım ve yağlarım için ameliyat olmayı düşünüyorum ama bazı arkadaşlarım çok tehlikeli olduğunu söylüyorlar. Üstelik sonradan tekrar kilo aldığınızda garip bir vücut şekliniz oluyormuş. Ne yapacağımı şaşırmış bir durumdayım, internette ameliyatla ilgili şeyler ararken tesadüfen sitenizi buldum. Bana bu konuda yardım edeceğinize inanıyorum, en azından böyle bir ameliyat olmam için neler düşünüyorsunuz onu cevaplarsanız çok sevineceğim. Şimdiden çok teşekkür ediyorum.


Etiketler:  liposuction video - liposuction videosu - liposuction merkezleri - liposuction fiyatları - mideye balon - Mideye kelepçe taktırmak - mideye kelepçe - estetik cerrahisi - estetik cerrahi istanbul - estetik cerrahi merkezi

Etiketler 2 : doğum sonrası kilolar - doğum sonrası kilo - doğum sonrası zayıflama - doğum sonrası diyet - doğum sonrası diyet listesi - doğumdan sonra zayıflama - doğumdan sonra kilo verme - doğumdan sonra diyet - diyet listesi 

Etiket:  Sağlıklı kalıcı ve hızlı zayıflama olmazsa; Diyet ile zayıflama, Obezite Cerrahisi ,  Mideye kelepçe , Mideye Balon , Liposuction ,ultrasonik liposuction  yöntemi, liposaksın, ameliyatsız liposuction, yağ aldırma ameliyatı, vaser ile yağ çekme,  yağ aldırma yöntemleri ve tüm yapay koşulllar hepsi yalan dünya...   

« Geri