MAKALELER

S O N S Ö Z

S O N S Ö Z

"Hedefi olmayanlar sonbahar yaprakları gibidirler. Rüzgar ne kadar kuvvetli eserse essin, sonunda yine toprağa düşeceklerdir...''

Halil KARGULU

Burada yazan son söz, sözün bittiği yer değil, asıl yeniden doğmanın, yeni bir başlangıcın, yeni keşiflerin ifadesi sayılmalı. Bu kitabı yazmanın açıkçası benim için kilo vermekten daha zor olduğunu söylersem yanlış olmaz. Çünkü kilo verme aşamasında hedef bellidir ve hedefe ulaştığınızda içinizde büyük bir tatmin duygusudur yaşadığınız. Kitap yazarken ise hedef; her şeyi söyleyebilmek, anlatabilmek, gösterebilmek hatta yaşatabilmek üzerine kuruludur. Ve sona geldiğinizde hala yazacak birçok düşüncenizin olduğunu farkedersiniz. Ne söylemişseniz bir eksiktir, ne anlatmışsanız bir fazlası lazımdır, ne hissettiyseniz ifade edemediğiniz başka duygular da varmış gibi gelir size.

Kilo vermek bir başarı öyküsü ise eğer, kitap yazmak da bitmeyen bir senfoni olmalı kesinlikle...

Aslında son sözleri yazarların değil, okurların söylediğini ben de biliyorum elbette. Benimki biraz da bittiğini kabul edememekten kaynaklanıyor olsa gerek. İnandığınız birşey var ortada; kendinize güvenerek, çalışarak, isteyerek imkansız olduğu düşünülen bir başarı elde etmişsiniz. Üstelik obezite gibi bizlere göre; çağın en korkunç, sektör devlerine göre de; en karlı hastalığına karşı elde edilen bir başarı bu. Ve bunu olabildiğince çok insanla paylaşmak, olabildiğince çok insana gerçekleri duyurarak bir yararınız dokunsun istiyorsunuz.

Ama günümüzde o kadar çok yanlış yöntem, öyle çok birbirinden yararsız uygulama ve bunları savunan o kadar çok uzman vardır ki, söyleyeceğiniz her doğru söz; daha ağzınızdan çıkmadan eleştiri bombardımanına tutulacaktır. Ve fark ettim ki bunu sizlere aktarmadan önce yapmam gereken şey, bugüne kadar yürümeyenin ne olduğunu göstermek, sistemi bütün yönleri ile ele almak ve insanlara neler yaşattığını, yaşayanların ağzından duymanızı sağlamak olmalıydı.

Bunun için kendime başlangıç noktası olarak; önce mevcut sistemi ve sistemin obezite üzerindeki etkisini anlatmayı seçtim. Bu konuda aklınızda en ufak bir soru işareti bile kalmaması, benim programımdaki temeli anlamanız açısından çok önemliydi çünkü. Sonrasında yapmam ya da anlatmam gerekenlerin bu kadar olmadığını fark ettim. Kendi içinizdeki gücü keşfetmenizi, aslında bedeninizin size zayıflama konusunda nasıl destek verebileceğini de göstermem gerekiyordu. Hedefi, hedefe giden başlangıcı, hedefe uyumu ve en önemlisi de hedefe giden yolu bulmanızda bir rehber niteliği taşımalıydı bu kitap.

Zayıflamak; bunu benimle başaranların öykülerinden de anlamış olduğunuz gibi kişisel bir süreçtir. Ve her kişi için bu sürecin ona özel kılınmasıyla mevcut şartlarda başarıya ulaşmak mümkün olabilir ancak.

Ben insanların; toplum böyle istiyor, halk böyle istiyor gibi genellemeler içerisinde değerlendirilip birey olma, var olma, en önemlisi de kendi içlerinde özel olma haklarının çiğnenmesini en büyük haksızlık olarak kabul ettim hep. Ve benim konumun ana temasını oluşturan obezite hastası şişmanlar ise iki kat daha özeldirler, iki kat daha kişiseldirler benim için. Okuduğum her hikayenizde, her mesajınızda inanın en az sizler kadar acı çekiyorum ben de...

Bu kitabı yazmaya karar verdiğimde en çok zorlandığım şey de; kişiye özel yaklaşımımı, bu bireyselliği kaybetmeden nasıl daha fazla insana ulaşabileceğimdi. Sonunda bunu ancak en iyi kendimden bahsederek, benim neler hissettiğimden, ne gibi zorluklarla karşılaştığımdan, başarıya ulaşmak için hangi yollardan geçtiğimden söz ederek yapabileceğimin mümkün olduğunu farkettim. Ve bu duyguları paylaşan, bu zorlukları çeken içimizden insanların hikayeleri ve sözleriyle kişiselleştirmeye çalıştım. Hala yardım bekleyenler olduğu gibi, bizlerle başarıya ulaşanları da tanıyın istedim.

Zayıflama mücadelesinin bireysel yaşanan bir süreç olduğu doğrudur ve bu bireyselliğe ulaşmadaki en büyük etken de, şişman olma sıfatıyla toplum istatistiklerinde bir rakam olmaktansa, kişi olarak; kendi özlük ve birlik grafiğimizde bir artı değer olabilmektir...

Bu kitap; beyninize sağlam bir format (eski bilgilerden arınma, biçim verme anlamında) atmanızı istiyor...

Bu kitap; bugüne kadar denenmiş olan, varolan sistemlerin zayıflatmayacağını, geçici olarak zayıflatsa bile % 97 gibi büyük bir yüzdelik dilime giren insanların, kilo alarak geri dönüşün kaçınılmaz olduğunu söylüyor...

Bu kitap; hiçbir çıkar çevresine bağlı kalmaksızın yüzlerce, binlerce insanın kaleminden; bugüne kadar kimsenin söylemeye cesaret edemediklerini, yaşanmış ve tecrübeleriyle sabitlenmiş gerçekleri anlatıyor...

Bu kitap; obezite bir hastalıktır ve bu hastalığın nedeni sadece kişinin kendi iradesi değil, bunu tetikleyen sistemin ta kendisidir diyor...

Bu kitap; bir evladın annesine, kişinin en yakınına, sırdaşınıza hatta psikoloğunuza bile anlatamadığınız ama her zaman içinizde bir yerlerde gizli kalmış olan acı verici dramları ve yaşamayan kimsenin anlayamayacağını düşündüğünüz duyguları ortaya çıkarıyor...

Bu kitap; yaşanan bunca gerçekten sonra herkesi; daha duyarlı, daha insaflı ve daha insancıl olmaya, göz göre-göre SEVDİKLERİMİZİ ÖLDÜRMEMEYE davet ediyor...

Bu kitap; zayıflamak için gerekli olan; inanç, güven, cesaret ve kararlılığın sizde var olduğunu ve sadece ortaya çıkarılmayı beklediğini söylüyor...

Bu kitap; kendinize, ancak kendinizin temel olarak alınabildiği bir yöntemle, kalıcı zayıflama sağlanabileceğini söylüyor...

Bu kitap; zayıflamada kişiselliği, kişinin kendini hedef alan özel ve bilinçli bir yöntemle bunu başarabilmiş bir insanı ele alıyor...

Bu kitap; başarının azim, cesaret, bilgi ve kararlılıkla elde edilebileceğini söyleyen değil, yaşayarak kanıtlayan bir ismi işaret ediyor...

Bu kitap; bana bu kitap deme hakkını veren beni, Halil Kargulu'yu işaret ediyor...

Ve Halil Kargulu; yüreğini, gönlünü, inancını ve kendini ortaya koyduğu bu kitapla sizleri "Başaracağımı Biliyordum" demeye çağırıyor...

Sevgiyle Kalın...

Halil KARGULU

« Geri