MAKALELER

Ö N S Ö Z

Ö N S Ö Z

Eski bir Kızılderili atasözü der ki;

''Komşun hakkında hüküm vermeden önce iki ay onun makosenleriyle yürü.''

Kilolu olmak, şişman olmak, hatta "şişko" diye adlandırılmak nasıl bir şey diye empati kuramamış, yaşanan psikolojik karmaşa ve çöküşlere, insan fizyolojisine, estetik kaygılarına, bunlarla gelen yıpratıcı duygulara bir anlam getirememiş, ama yine de içinde bulunduğumuz durumu en iyi kendilerinin bildiğine, en iyi kendilerinin çözebileceğine inananlara söylemek istediğim tek söz bu oldu hep.

Bir şişmanın ayakkabılarını giymelisiniz; onun yaşamına girmeli, yaşadıklarını görmeli, hissettiklerini paylaşmalısınız. Birçok uzman ne kadar fizyolojik olarak açıklarsa açıklasın, aynı kiloları ve aynı kaderi paylaşanlar biliyorlar ki, şişman olmak; en çok inciten, en güçlü psikolojik ağırlık. Kilonuz, idealinizden ne kadar uzaksa, siz de kendinizden o kadar uzaksınız demektir.

Belki bizimle aynı duygudaşlığı paylaşmıyor birçok insan ama her şişko sözcüğünde; sahte kahkahaların arkasına saklanıp bu şakayı yapanlardan daha çok gülmeyi başarabilirse, konunun bir an önce kapanacağına inanan bir dolu insan olduğunu göreceksiniz bu kitap sayesinde.

Ya da; bir melek kadar sessiz dediğiniz herhangi birinin, birden öfkelendiğine, en sevdiklerini bile kırmaktan çekinmediğine tanık olacaksınız.

Ya da; bu sözün ağırlığı altında, kendi bedeninin ağırlığına, her gece yağmur gibi gözyaşı döken, çocuk şişkolar duyacaksınız.

Ya da; birbirlerini tanımayan, sonuçta birbirlerinden habersiz o kadar sayıda kilolu İnsanın nasıl oluyor da duygusal, sosyal, kültürel ve kişisel altyapıları o kadar zengin farklıklar karşısında dahi, yaşadıkları hep benzer sosyo-psikolojik sorunlarla kesiştiğini, kesişen bu noktalarda bizlerin, en yakınlarının veya en yakın çevrelerindekilerin dikkatsiz, özensiz, kırıcı, aşağılayıcı, çoğu zaman anlayışsız, hatta duygularını olumsuz yönde kullanabilecek kadar densiz davranış biçimleri içerisinde bulunarak, sevdiklerimizi içten içe nasıl öldürdüğümüzü göreceksiniz...

Şişman birine, en içe dokunan şişko fıkralarını anlatanın, bir başka şişman olduğunu bilmek şaşırtacak sizleri.

İnsanları onlara, onları birbirlerine böylesine zalim yapan nasıl bir şeydir ki bu şişmanlık? Günümüzde kime sorsanız, ben de dahil, şişmanlık bir hastalıktır diyeceğiz size.

O halde insanların bu acımasızlığı nereden kaynaklanıyor? Başka hangi hastalık bu denli yaralayabiliyor bir insan ruhunu? En basit bir hastalıkta bile kenetleniyor bütün aileler, yakınlar, sevgililer de; şişmanlık söz konusu olunca neden herkes köşe bucak kaçıyor birbirlerinin gözlerinden?

İşte bu kitabı yazmaktaki ilk amacım buydu. Bu soruların tek bir cevabı vardı çünkü. Tek bir cevap ama kocaman bir sektörü içine alabilen dev bir cüsseydi soruyu deviren, cevabı doğuran şey. ''Soru sormak fırtınaya kapıyı açmak gibidir; cevap soruyu da, soranı da alıp götürebilir.''

Şişman insanları sosyal anlamda diğerlerinden ayırarak, daha aşağılarda bir yerlerde hissettiren, daha olmadı bunu hissettirecek başka insanlar yaratmakla onları pazarda tutabilecek, her türlü yöntemin mubah olduğunu savunan bir sistem var ortada. Zayıflamak şişman insanların en cılız, ne acı ki belki de en zayıf düşü olmuştur çoğu zaman. Ve bu düşü tetikleyen yalnız kendi yöntemleriyle zayıflayabileceklerine inandıran sektörler de istedikleri gibi oynarlar şişman insanlarla. Bir kez ele geçirmeye görsünler denetmedik, dayatmadık hiçbir alan bırakmazlar çoğu zaman.

Bu kitabın içeriğinde mevcut sömürü düzeninde uygulanan tüm yöntemleri denemiş, ancak hiçbir kalıcı ve sağlıklı çözüm bulamamış onlarca, yüzlerce kişinin yaşadığı gerçekler ve sizlerin de defalarca kendi içinizde yaşadığınız duygu, düşünce ve etkiler deşifre edilerek sistemin tüm yanlışları göz önüne serilecektir.

Bu kitapta hızlı, sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın da bilimsel olarak mümkün olduğunu görecek, bunun için gereken dinamiklerin hazır hale gelebilmesinin, kendi içinizde ortaya çıkarılmayı bekleyen mevcut potansiyelinizle gerçekleşebileceğine dair inancı da bulacaksınız. Bu kitap benim; Halil Kargulu'nun başarı öyküsü değildir, sizlerin de başarabileceğinizin öyküsüdür. Başarmaya hazır olmanıza, başarmaya bir adım daha yaklaşmanıza yardım edecektir.

Sizleri yanıma alabildiğim, başarabildiğinizi gördüğüm sürece, sistemi ya da bu sistemden beslenen sektörleri karşıma almak hiç de korkutucu değil benim için. Ben başardım ve hepinizin içinde bir ''ben de başarırım duygusu'' olduğunu biliyorum. Sadece bunu ortaya çıkarmak ve zihninizi her türlü yanlıştan, her türlü olumsuz etkiden uzaklaştırmak ve kendi içinizde sizlere bırakmak gerekiyor. Sistemimize dahil olan üyelerimiz çok iyi bilirler. Benim ilk sözüm ''beyninize sağlam bir format atın'' demek olur her zaman.

Medyadan, diyet mantığından tutun da, kulaktan dolma bilgilerle doğru bildiğiniz tüm yanlışlara ve binlerce başarısız örneği varken hala doğru olduğu savunulan tüm kavramlara kadar her şeyi unutmanız üzerine kurulu bir ifade bu. Zihninizi özgürleştirmenize, kendinizi keşfederek, ruhen ve bedenen hazır olarak, zayıflayabileceğinize inandırmak ve bunu görmenizi sağlayabilmek ilk amacım..

Bu kitapta yalnız olmadığınızı göreceksiniz, sürekli tökezleyenler olduğu gibi başaranların da hikayelerine şahit olacaksınız. Ve onlar bu duygularını sizlerle büyük bir açık yüreklilikle paylaşıyor olacaklar. Tıpkı; henüz umudunu kaybetmemiş ama nasıl yeniden o umuda sarılabileceğini bilemeyen diğerlerimiz gibi.

Bir yerlerden başlamak gerekiyor, başlayan ve bitiren olmak gerekiyor. Ama önce bilmek ve inanmak gerekiyor. Önce; iyisiyle kötüsüyle, yanlışıyla, doğrusuyla şişmanlığı her manada bilmek gerekiyor. Belki de sadece bilmek değil, şişman bir insanın ayakkabılarını giymek ve onunla aynı şeyleri hissetmek gerekiyor...

Benim Obezite hastalığı ile ilgilenmem ve çözüm arayışları ile ilgili araştırmalarda bulunmam, kilolarından rahatsız olan ve çözüm bekleyen milyonlarca kişi için; aslında ikinci bir şansa davettir.

"Şanstır" diyorum çünkü; buna inanarak, bu duyguları yaşayarak, inançla, mücadeleyle geçen yıllarımı feda ettiğim çalışmalarla, en önemlisi de sizlerden biri olarak; gerçek, kalıcı ve sağlığımızdan ödün vermeden hızlı zayıflamanın da mümkün olduğunu gösterebilmekle, şansın sadece bir el uzaklığında olduğunu anlamanızı ve belki de bir sayfa daha çevirerek okuyacağınız bu kitapla, kendi şansınızı yaratabileceğinizi göstermek istedim.

Emerson'un dediği gibi,

"Başarı, siz yaşadığınız için, birilerinin daha rahat nefes aldığını öğrenmektir. Üstelik başarı ulaşılması gereken bir sonuç değil, sürekli gelişen bir çalışmadır. "

Ben bunu yaptım işte ve biliyorum ki ve evet ispat edebildim ki, sizler de yapabilirsiniz, yapabileceksiniz...

Gereken tek şey; bir şans daha sizlere...

Halil KARGULU

« Geri